Reddi hakim nedir? İmamoğlu davasında reddi hakim tartışması
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İBB davasında Ekrem İmamoğlu’nun avukatları mahkeme heyetinin tarafsızlığını yitirdiği gerekçesiyle reddi hâkim talebinde bulundu.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davanın 9 Mart 2026 tarihinde görülen duruşmasında dikkat çeken gelişmeler yaşandı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, İmamoğlu’nun avukatları Hasan Fehmi Demir ve Fikret İlkiz, mahkeme heyetinin tarafsızlığını yitirdiği gerekçesiyle reddi hâkim talebinde bulundu.
“DOĞAL HÂKİM İLKESİ İHLAL EDİLİYOR” İDDİASI
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen davaya ilişkin yaptığı açıklamada yargı sürecini sert sözlerle eleştirdi. Gökçen, İBB’ye yönelik davada mahkeme heyetinin değiştirilmesini “doğal hâkim ilkesinin ihlali” olarak nitelendirdi.

Gökçen açıklamasında, iddianamenin ilk heyet tarafından kabul edilmesine rağmen Hakimler ve Savcılar Kurulunun (HSK) devreye girerek mahkemeye yeni bir heyet atadığını ve dosyanın bu yeni heyete verildiğini öne sürdü. Bu durumun, davaya özel bir mahkeme oluşturulduğu yönünde ciddi soru işaretleri doğurduğunu savundu.
Soruşturmayı yürüten ismin daha sonra bakanlık görevine getirildiğini ve HSK’nın başına geçtiğini hatırlatan Gökçen, “Soruşturmayı başlatan irade ile hükmü verecek irade aynı masada buluşuyor. Bunun hukuki karşılığı mutlak reddi hâkimdir” ifadelerini kullandı.
“DOSYA ÖZEL HEYETE VERİLDİ” ELEŞTİRİSİ
Gökçen, normal şartlarda yeni mahkeme heyetleri oluşturulduğunda dosyaların UYAP sistemi üzerinden rastgele dağıtılması gerektiğini belirtti. İddianamesi kabul edilmiş bir davanın mevcut heyetten alınarak yeni oluşturulan heyete verilmesinin ceza muhakemesi kurallarına ve yargı bağımsızlığına aykırı olduğunu savundu.

Bu nedenle mahkeme heyetinin tarafsızlığı konusunda ciddi şüphe oluştuğunu belirten Gökçen, davada reddi hâkim talebinin hukuki açıdan gerekli olduğunu dile getirdi.
REDDİ HÂKİM NEDİR?
Reddi hâkim, bir davada görev yapan hâkimin tarafsızlığı veya bağımsızlığı konusunda haklı şüphe oluştuğunda, davanın taraflarının hâkimin davadan çekilmesini talep etmesi anlamına geliyor. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 22. maddesi ve devamında düzenlenen bu uygulama; savcı, sanık, şüpheli, müdafii ya da katılan tarafından talep edilebiliyor.

Talebin kabul edilmesi halinde dava yeni bir hâkim ya da mahkeme heyeti tarafından görülmeye devam ediyor. Talebin reddedilmesi durumunda ise süreç, kararın ardından üst mahkemelere taşınabiliyor.
Silivri’de tarihi davanın ilk günü geride kaldı! İmamoğlu davasında neler yaşandı?Güncel