PTT’de toplu ayrılık dalgası: Binlerce memur nakil için dilekçe veriyor!
PTT'de 399 sayılı KHK personeline yönelik yasal düzenlemenin ardından kriz büyüyor. Yaklaşık 9 bin 350 memurdan sadece 550'sinin yeni statüyü kabul ettiğini belirten Haber-Sen Şube Başkanı Yaşar Polat, kurumdaki sorunlar nedeniyle çalışanların nakil arayışına girdiğini söyledi.
Posta ve Telgraf Teşkilatı’nda (PTT) 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye (KHK) tabi çalışanların durumuna ilişkin 2026 yılında yapılan yasal düzenleme, kurum içerisinde geniş çaplı bir nakil hareketliliğini beraberinde getirdi. İdari Hizmet Sözleşmeli (İHS) statüye geçiş için tanınan 20 günlük başvuru süreci ve getirilen yüzde 50 sınırı sonrasında, çok sayıda personelin başka kamu kurumlarına nakil olmak amacıyla dilekçe verdiği öğrenildi. Haber Sen Ankara 2 Nolu Şube Başkanı Yaşar Polat konuya ilişkin, ''Yaklaşık 9 bin 350 personelden yalnızca 550 kişinin İHS’yi imzalayarak kurumda kalmayı tercih etmesi, PTT çalışanlarının kuruma duyduğu güvenin ve aidiyet duygusunun hangi noktaya getirildiğinin en açık göstergesidir'' ifadelerini kullandı.
PERSONELİN BÜYÜK BÖLÜMÜ SÖZLEŞMEYİ İMZALAMADI
Kurum içerisinde yaşanan bu gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Haber-Sen Ankara 2 No’lu Şube Başkanı Yaşar Polat, Yeni Ankara’ya yaptığı açıklamalarda PTT’deki mevcut tablonun ciddiyetine dikkat çekti. Kurum bünyesindeki 399'lu personelin çok kısıtlı bir kısmının yeni statüyü kabul ettiğini belirten Polat, yaklaşık 9 bin 350 personelden yalnızca 550 kişinin İHS’yi imzalayarak kurumda kalmayı tercih ettiğini aktardı. Polat, binlerce çalışanın ilk fırsatta başka kurumlara geçiş yolları aramasının, çalışanların kuruma olan güven ve aidiyet duygusunun zedelendiğini gösterdiğini savundu.

PTT NİTELİKLİ PERSONELİNİ KAYBEDİYOR
Süreçte yaşanan kopuşun temelinde uzun süredir uygulanan yönetim politikalarının yer aldığını iddia eden Polat, kurum içi atamalarda liyakat ilkelerinden uzaklaşıldığını öne sürdü. Yönetici kadrolarına yapılan atamalarda kıdem ve tecrübeden ziyade yakınlık ilişkilerinin belirleyici olduğunu savunan Polat, bu durumun adalet duygusunu sarstığını ve çalışanların kurumda bir gelecek görmemesine yol açtığını ifade etti. Polat ayrıca, "yerli ve milli" söylemlerinin gölgesinde 184 yıllık bir kamu kurumunun nitelikli personelini kaybettiğini dile getirerek, mevcut idarenin çalışanları tutacak koşulları sağlayamadığını ileri sürdü.

POLAT'TAN ''HİZMETLERİN AKSAYACAK'' UYARISI
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından uygun görülecek kurumlara yapılması planlanan atamaların PTT'deki personel açığını derinleştireceğini belirten Polat, durumun kamu hizmetlerine olumsuz yansıyacağını iddia etti. Şubelerdeki memur ve dağıtıcı sayısının azalmasıyla birlikte kalan personelin iş yükünün daha da ağırlaşacağına değinen Polat; gönderilerin gecikmesi ve resmi işlemlerin aksaması durumunda hem çalışanların hem de vatandaşların mağdur olacağını kaydetti.

REFORM ÇAĞRISI YAPTI
Sorumluların kamuoyuna hesap vermesi gerektiğini savunan Yaşar Polat, PTT'deki krizin derinleşmemesi için personel politikalarının acilen yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Kurumdaki usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarının şeffaf bir şekilde araştırılmasını talep eden Polat, adaletli bir yönetim anlayışı kurulmadığı takdirde yaşanan personel krizinin daha büyük bir kamu hizmeti krizine dönüşeceği uyarısında bulundu. PTT yönetiminin mevcut gidişata dur demek adına yasal düzenlemeler hususunda gerekli adımları atması gerektiğini belirtti.