Polis memurunun ölümü davasında ara karar: Bir sanığa tahliye
Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bir araç muayene istasyonunda çıkan tartışmada, polis memuru Melih Okan Keskin'in darbedilerek hayatını kaybetmesine ilişkin davanın duruşması bugün Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde TÜVTÜRK araç muayene istasyonunda yaşanan tartışma sonucu hayatını kaybeden 44 yaşındaki polis memuru Melih Okan Keskin'in ölümüyle ilgili dava bugün Ankara'da görüldü. Duruşmada tutuklu sanıklar Murat Yıldırım ve Saruhan Atasoy ile tutuksuz sanıklar Rahman Görfidan ve Yiğitcan Karlar hâkim karşısına çıktı.
SAVUMALAR VE GÖRÜNTÜLER ÇELİŞTİ
Duruşmada söz alan tutuksuz sanık Rahman Görfidan, maktulün amirine yönelik agresif tavırları nedeniyle araya girdiğini ve olayları engellemeye çalıştığını iddia etti. Görfidan, "Maktul agresif tavırlar sergileyerek amirim Buket Hanım'a sinkaflı konuştu, ben maktulün Buket Hanım'ı darbedeceğini düşünerek sözlü olarak aralarına girip 'Kadına neden küfrettin?' dedim. O esnada Yiğitcan Karlar konuşmaları duyarak yanımıza geldi ve araya girdi, maktule temas etmedi. Maktul bizi iterek 'Siz karışmayın.' dedi. Sonrasında maktul benim yakamdan tuttu, dışarı çıktık. Kargaşa esnasında ben yoktum. Yaşanan eylemden haberim yoktu. Ölüm olayından sonradan haberdar oldum. Benim amacım olayları engellemekti. Fiziksel temasım olmadı." dedi.
Ancak mahkeme heyeti tarafından salonda izletilen kamera kayıtları, Görfidan'ın anlattıklarıyla uyuşmadı. Görfidan'ın "Maktulün Buket Hanım'ı darbedeceğini düşündüm." iddiasının aksine, kayıtlarda maktulün Buket Hanım'a vurmaya yönelik hiçbir eyleminin olmadığı açıkça görüldü.
Tutuksuz yargılanan diğer sanık Yiğitcan Karlar ise maktulün küfretmesi üzerine kargaşa çıktığını ve sadece ayırmak için refleksle hareket ettiğini savundu. Karlar, "Maktul arabasına yöneldi, hepimize küfretti. Bu küfür üzerine istasyonda birkaç kişi daha çıkıp yanımıza geldi. O sırada üstümüze yürüdü. Ben itişmenin olduğu yere gittim, Rahman'ın omzuna doğru refleks olarak zıpladım. Olayların buraya geleceğini düşünmemiştim. Ben maktulün sadece Rahman ile kolunu tutup ayırdım, yaralama kastım yoktu" ifadelerini kullandı.
TUTUKLU SANIKLARIN SAVUNMALARI
Tutuklu sanık Murat Yıldırım, bağrışmalar üzerine arbede yaşanmaması için araya girdiğini ve kimseye vurmadığını ileri sürdü. Yıldırım, "Ben maktule vurmadım, bir tarafta maktul vardı diğer tarafta kim olduğunu bilmiyorum başka biri. Sonra çalışma yerime geri döndüm. İddia edilen Saruhan ile maktul arasındaki olayı görmedim, suçlamaları kabul etmiyorum.Ben kimsenin vurduğunu da görmedim." şeklinde konuştu.
Diğer tutuklu sanık Saruhan Atasoy, kargaşa anında arkada durduğunu ancak maktulün polislerin yanında başkalarını gösterirken kendisine sinirlenip ona vurduğunu itiraf etti. Atasoy, "Polislerin maktulü sakinleştirmeye çalışmasına rağmen polise diklendi. 'Silahım yanımda olsaydı bunları vururdum.' diye polise söyledi. Maktul benim yanımda Rahman'ı ve hatırlamadığım birilerini gösterdi. Ben o an sinirlendim ve vurdum." dedi.

"20-30 KİŞİ ÜSTÜNE ÇULLANDI"
Kendisi de bir polis memuru olan maktulün eşi müşteki Emel Keskin, eşinin hastanede bilinci açıkken kendisine kalabalık bir grubun saldırdığını anlattığını gözyaşları içinde ifade etti. Keskin, "Onkoloji Hastanesinde beyin kanaması geçirdi ve doktor durumun vahametini bize anlattı. Dişi kırılmıştı, çenesinde dikiş vardı. Doktor her an bilincinin kapanabileceğini söyledi. Eşim orada bir hanımefendiyle tartışıyor. Daha sonra kendisine doğru bir kalabalığın geldiğini, 20-30 kişinin saldırısına uğradığını söyledi. Eşim küfretse de küfrün karşılığı bu olmamalıydı. 2 çocuğum var, şikâyetçiyim." beyanında bulundu.
Tanık sıfatıyla dinlenen Emel Keskin'in kardeşi Levent Kaya da hastanede eniştesinin bilinci açıkken kendisine kalabalıkça saldırdıklarını söylediğini aktardı. Kaya, "Çenesinde dikiş vardı. Maktul orada 'Üstüme çullandılar.' dedi. 'Bir şey yapmadım, her yerden geldiler.' dedi." şeklinde konuştu.
Maktulün kardeşleri ise kardeşlerinin küfreden biri olmadığını belirterek tüm sanıklardan şikâyetçi olduklarını dile getirdi.
TANIK İFADELERİ ŞİDDETİ DOĞRULADI
Duruşmada dinlenen tanık beyanları, sanıkların "Saldırmadık." yönündeki iddialarını zor duruma düşürdü:
Tanık S., arbede sırasında maktulün nasıl dışarı çıkarıldığını tam görmese de Murat Yıldırım'ın vurduğuna şahit olduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Murat Yıldırım'ın vurduğunu gördüm, sonra herkes dağıldı. Maktulün kimseye vurduğunu görmedim."
İstasyon personeli olan Tanık Y.S., Saruhan Atasoy'un kullandığı aracın maktule değmesinin ardından sanığın maktule yumruk attığını belirtti. Atasoy, olaya ilişkin şunları aktardı:
"Saruhan 'Kornaya basıyorum abi, çekilsene.' dedi. Sonra Saruhan maktule bir tane vurdu. Yerde bir iki damla kan gördüm."
Tanık M.Ö. ise muayene için sıra beklerken tartışmaya şahit olduğunu, maktulün yüksek sesle küfretmediğini ve görevli olan Saruhan Atasoy'un maktule yumruk attığını şu sözler ile aktardı:
"Araçtan inen görevlinin maktule yumruk attığını ve maktulün sendelediğini gördüm. Yüksek sesle küfretmiş olsa duyardım."
Tanık Polis Memuru M., olay yerine sonradan intikal ettiklerinde maktulün sadece kameraların incelenmesini istediğini belirterek şunları söyledi:
"Maktul bize kimseyi göstermedi, sadece 'Kameralardan bakın, tespit edin.' dedi. 'Sende herhangi bir darp izi var mı?' diye sordum, 'Hayır, sadece darp raporu alacağım.' dedi ve hastaneye kendi aracı ile gitti."
MAHKEMEDEN ARA KARAR: BİR TAHLİYE, BİR TUTUKLULUĞA DEVAM
Mahkeme heyeti; sanık ve tanık beyanlarının dinlenmesi ile salonda izlenen kamera kayıtlarının ardından ara kararını açıkladı. Heyet, tutuklu yargılanan sanıklardan Murat Yıldırım'ın tahliyesine karar verirken diğer tutuklu sanık Saruhan Atasoy'un mevcut tutukluluk hâlinin devamına hükmetti.
Tutuksuz yargılanan Rahman Görfidan ve Yiğitcan Karlar için ise mevcut sürecin devamına karar verildi. Duruşma 30 Eylül'e ertelendi.