Özel hastane hekimleri için kritik tarih: 1 Haziran uyarısı!
Özel hastane hekimleri 1 Haziran itibarıyla 4/A bordro sistemine geçiyor. TTB, maaş ve hak kayıplarına karşı kritik bir uyarıda bulundu.
Türk Tabipleri Birliği (TTB), özel sağlık kuruluşlarında görev yapan hekimleri yakından ilgilendiren yeni düzenlemelere ilişkin bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasını TTB Merkez Konsey Üyesi Dr. Nilüfer Ustael yaptı.

Ustael, 1 Haziran 2026 itibarıyla özel sağlık kuruluşlarında hekimlerin 4/A kapsamında bordrolu çalışmasına geçilmesine yönelik yeni düzenlemeye ilişkin, “Sağlık Bakanlığı tarafından özel sağlık kuruluşlarını düzenleyen alt düzenleyici işlemlerde yıllar içinde yapılan değişikliklerle esas çalışma biçimlerini düzenleyen kanunlara aykırı olarak farklı adlar altında çalışma biçimleri türetilmiştir. Hekimler, on yıldan uzun süredir giderek belirsizleşen, bozulan, kuralsızlaşan çalışma koşullarının içinde özel sağlık kuruluşlarının dayatmaları ve yetkili idarelerin denetimden kaçınmaları sonucunda gerçek statülerine aykırı sosyal güvenlik ve vergilendirmeye tabi tutulmuşlardır” dedi.

“SAĞLIKTA BORDRO DÜZENİ 1 HAZİRAN’DA DEĞİŞİYOR”
Özel sağlık kuruluşlarında uzun yıllardır sürdürülen çalışma modelinin hekimleri ciddi hak kayıplarıyla karşı karşıya bıraktığı vurgulayan Ustael, şunları söyledi:
“Özel sağlık kuruluşlarının daha fazla kazanç elde etmesi amacı ile hekimleri, çalışan olarak haklarından mahrum bırakan sözleşme türlerinin giderek yaygınlaşmasına idare tarafından göz yumulmuştur. Özel sağlık kuruluşlarının kazancı öyle gözetilmiştir ki, hazine alacağı olan vergi ve sigorta primlerindeki kayıplar görmezden gelinmiştir. Vergi mevzuatının ruhuna tümüyle aykırı olarak “serbest meslek erbabı sayılanlar” maddesine hekimlerin de eklenmesi ile aslında işverene bağlı çalışan hekimlerin kendi nam hesabına çalışan olarak tanımlanması kanun ile düzenlenmiş, işveren hem vergi yükünden hem de SGK primlerinden korunmuştur. Ülkenin gelinen ekonomik darboğazından doğan daha fazla vergi toplama ihtiyacı ile olacak ki, 2025 yılında tümüyle yeniden düzenlendiği kabulüyle yapılan yönetmelik değişiklerinin ardından 1219 sayılı kanunun 12. maddesiyle hekimlerin çalışmalarına dair hükme 5510 sayılı kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışma statüsünün belirleneceği eklenmiş ve hekimlerin en fazla iki sağlık kuruluşunda çalışabilecekleri kuralı getirilmiştir. Yürürlük süresi gerekçesiz olarak uzatılmış 1 Haziran 2026 olarak belirlenmiştir. 1 Haziran tarihi yaklaşmışken Sağlık Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından taşra teşkilatına gönderilen yazıların sadece hekimlere özgülendiği, özel sağlık kuruluşlarının işveren olarak yükümlülüklerine dair özel vurguların yapılmadığı görülmektedir.”
“YENİ DÜZENLEME BASKI ARACINA DÖNÜŞMEMELİ”
Özel sağlık kuruluşlarında hekimlerin çalışma koşullarına ilişkin yeni dönemin önemli sonuçlar doğuracağını belirten Ustael, şöyle konuştu:
“Hekimlerin yıllar içinde yaşadıkları kayıpların telafisine dair herhangi bir adıma işaret etmeyen, denetimlerin ve gerekli yaptırımların uygulanacağından bahsetmeyen açıklamalara rağmen hekimlerin yeni dönem için tüm sorularının asıl muhatabının Sağlık Bakanlığı olduğu açıktır. Tüm bunlar göz önüne alınarak; sosyal güvenlik, vergi, sağlık mevzuatının parçalı ve “birbirini görmez” yapısının yarattığı belirsizlik aşılmaya çalışılarak hukuk büromuz tarafından hazırlanmış olan bilgilendirme metni Türk Tabipleri Birliği web sayfasında mevcuttur. Bu düzenleme; hekimlerin güvenceli çalışma hakkı, gerçek ücret üzerinden sosyal güvenlik primi yatırılması, kayıt dışı ve hibrit ücretlendirme modelleriyle mücadele edilmesi, şeffaf ve denetlenebilir ücret sistemlerinin kurulması açısından önemli bir fırsat olabilir. Ancak bu fırsatın hekimler aleyhine yeni bir gelir kaybına, hak kaybına veya baskı aracına dönüştürülmesine izin verilemez.”
“HEKİMLERİN GELİR KAYBI YAŞAMASINA İZİN VERİLEMEMELİ”
Dr. Ustael, hekimlerin kazanılmış haklarının korunması için ilgili bakanlıklara şu çağrıda bulundu:
“Sağlık Bakanlığını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını bu geçiş sürecinde hekimlerin kazanılmış haklarını koruyacak, gelir kaybını önleyecek, gerçek ücret üzerinden prim yatırılmasını sağlayacak ve kayıt dışı modelleri ortadan kaldıracak somut önlemler almaya çağırıyoruz. Yeni dönemde bordroda düşük ücret gösterilip kalan ödemenin farklı yollarla yapılması, işveren yükümlülüklerinin hekimlere yansıtılması, hak edişlerin keyfi kesintilere konu edilmesi veya çalışma sürelerinin sınırsız biçimde artırılması kabul edilemez. Hekimlerin ücretleri, hak edişleri, primleri, izinleri, çalışma süreleri ve mesleki bağımsızlıkları açık, yazılı, şeffaf ve denetlenebilir kurallara bağlanmalıdır. Kadın hekimler, genç hekimler, engelli hekimler ve emekli hekimler açısından doğabilecek özel mağduriyetler ayrıca giderilmelidir.”