Ölmeyi emreden komutan, ölüme koşan alay: Dönmeyenlerin hikayesi 57. Alay!
Çanakkale Kara Muharebeleri’nin 111. yıl dönümünde, Atatürk'ün "Size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum!” sözüyle dünya askeri literatürüne kazınan 57. Piyade Alayı yeniden anılıyor.
Dünya askeri tarihinin en dramatik ve stratejik kırılma noktalarından biri olan Çanakkale Kara Muharebeleri’nin üzerinden bir asırdan fazla zaman geçti. Ancak Arıburnu sırtlarında yankılanan o tarihi emrin ve bir birliğin kendini feda ederek kazandığı zaferin yankıları, bugün hâlâ Gelibolu’nun rüzgarlarında hissediliyor. Yarbay Mustafa Kemal’in "Size ölmeyi emrediyorum" dediği 57. Piyade Alayı, sadece askeri bir birlik değil, bir milletin varoluş iradesinin sembolü olarak tarih sayfalarındaki yerini koruyor.

TEKİRDAĞ’DAN CONKBAYIRI’NA: KURULUŞUN DİSİPLİNİ
57. Alay’ın hikayesi, 1 Şubat 1915’te Tekirdağ’ın Yerçeşme bölgesinde başladı. Balkan Savaşları’nın ardından yeniden yapılandırılan Osmanlı ordusunun en seçkin birliklerinden biri olarak kurgulanan alay, Yarbay Hüseyin Avni Bey’in titiz eğitimi altında çelikleşti. 22 Şubat’ta bizzat Mustafa Kemal tarafından teslim edilen sancak, alayın namusunu ve sarsılmaz disiplinini simgeliyordu.
STRATEJİK DEHANIN MÜDAHALESİ: 25 NİSAN SABAHI
25 Nisan 1915 sabahı Anzak birlikleri Arıburnu’na çıktığında, tarihin akışını değiştiren o an yaşandı. Üst makamlardan emir beklemeksizin inisiyatif alan Mustafa Kemal, 57. Alay’ı Kocaçimen Tepesi’ne sevk etti.

"Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve komutanlar geçebilir." - Mustafa Kemal Atatürk
Bu emirle birlikte 57. Alay, sayıca üstün düşman karşısında bir set oluşturarak müttefik kuvvetlerin stratejik hedeflerine ulaşmasını engelledi. Bu müdahale, savaşın bir "siper savaşına" dönüşmesini sağlayarak İstanbul’un kapılarını düşmana kapattı.
SAYILARLA KAHRAMANLIK
Halk arasında "alayının tamamı şehit oldu" şeklinde bilinen ifade, askeri arşivlerdeki verilerle manevi bir gerçeğe işaret ediyor.

Fotoğraf: AA
Arşiv ve Askeri Tarih Daire Başkanlığı (ATASE) verilerine göre, özellikle 25 Nisan - Mayıs başı arasındaki süreçte alay, mevcudunun yaklaşık üçte ikisini kaybetti.
| Kayıp Türü | Sayı (Resmi Veri) |
| Şehit Subay | 25 |
| Şehit Er | 1.731 |
| Toplam Vefat | 2.274 |
SANCAK NEREDE? EFSANELER VE GERÇEKLER
Yıllardır süregelen "Sancak Avustralya’da bir müzede" iddiası, tarihsel belgelerle çürütülmüş durumda. 57. Alay Sancak’ı, Çanakkale’den sonra Galiçya ve Filistin cephelerine taşınmış; 1918’de Nablus’ta birliğin esir düşmesiyle birlikte, düşman eline geçmemesi için Türk subayları tarafından imha edilmiştir.

Fotoğraf: AA
Bu onurlu davranış nedeniyle, TSK bünyesinde bugün 57. numaralı bir alay bulunmamakta, bu isim kahramanların hatırasına saygı olarak korunmaktadır.
MODERN ZAMANIN VEFASI: 57. ALAY YÜRÜYÜŞÜ
Gelibolu Yarımadası’ndaki Bombasırtı mevkii bugün her yıl on binlerce genci ağırlayan önemli bir ziyaret noktası olarak öne çıkıyor. 1992 yılında açılan ve Selçuklu mimarisinden izler taşıyan 57. Alay Şehitliği, yalnızca bir anıt değil aynı zamanda güçlü bir hafıza mekânı olarak kabul ediliyor.
Fotoğraf: AA
Her yıl 25 Nisan şafağında düzenlenen “Vefa Yürüyüşü” kapsamında gençler, cephedeki askerlerin o günkü son öğünü olarak bilinen “kırık buğday çorbasını” içerek cephe hattına doğru yürüyüş gerçekleştiriyor. Yaz sezonunda 09.00–19.00 saatleri arasında açık olan şehitlik, ziyaretçilere ücretsiz olarak kapılarını açıyor.
2014 yılında Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerinin Çanakkale'ye ziyareti (Fotoğraf: Fırat Karabulut)
57. Piyade Alayı, askeri literatürde "en çok madalyaya sahip alay" olarak anılmaya devam ediyor. Conkbayırı’nın sarp yamaçlarında yazılan bu destan, bağımsızlık meşalesinin ilk kıvılcımlarından biri olarak milli bilinçteki sarsılmaz yerini koruyor.
18 Mart Çanakkale Zaferi! Tarihin kırıldığı cephede yazılan destanGüncel
Çanakkale ve Seyit Onbaşı’nın kahramanlığı! 111 yıllık destanı omuzlarına yükleyen isimGüncel
Çanakkale cephesinde savaşan kadın kahramanların tarihi rolü!Güncel
Çanakkale Savaşı ve Anzaklar! Atatürk’ün Anzak annelerine tarihi mektubuGüncel