Müstehcenlik suç mu, müstehcenlik suçu ne, cezası ne kadar?
Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçu, eylemin niteliğine göre hapis ve adli para cezası gerektirebiliyor. Peki müstehcenlik suçu nedir, cezası ne kadar?
Müstehcenlik, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 226. maddesinde düzenlenen ve farklı eylem biçimlerine göre çeşitli cezai yaptırımlar öngörülen suçlardan biridir. Müstehcen içeriklerin çocuklara gösterilmesi, bu içeriklerin alenen sergilenmesi, satışa sunulması veya basın ve yayın yoluyla yayımlanması kanunda ayrı ayrı düzenlenmiştir. İçeriğin çocukları kullanması ya da şiddet içermesi halinde ise uygulanabilecek cezalar önemli ölçüde artmaktadır.
Peki, müstehcenlik suçunun cezası ne kadar? Müstehcenlik suçu hangi durumlarda oluşur? İnternetten müstehcen içerik paylaşmak suç mu? İşte TCK 226 kapsamında müstehcenlik suçuna ilişkin merak edilenler.
MÜSTEHCENLİK SUÇU NEDİR?
Müstehcenlik suçu, toplumun genel ahlakını ve özellikle çocukların fiziksel, ruhsal ve cinsel gelişimini korumaya yönelik olarak düzenlenmiştir. TCK’nın 226. maddesi kapsamında müstehcen görüntü, yazı veya söz içeren ürünlerin belirli şekillerde çocuklara ulaştırılması, sergilenmesi, satılması, dağıtılması veya yayımlanması suç olarak kabul edilmektedir.
Ancak her cinsel içerikli görüntü ya da yayın otomatik olarak TCK 226 kapsamında müstehcenlik suçunu oluşturmaz. Somut olayın özellikleri, içeriğin niteliği, kime ve hangi yöntemle ulaştırıldığı gibi unsurların birlikte değerlendirilmesi gerekir.

MÜSTEHCENLİK SUÇUNUN CEZASI NE KADAR?
TCK 226 kapsamında ceza, gerçekleştirilen eylemin niteliğine göre değişmektedir. Kanunda farklı durumlar için hapis ve adli para cezaları öngörülmüştür.
Başlıca yaptırımlar şöyle sıralanabilir:
- TCK 226/1: Çocuğa müstehcen içerik vermek, göstermek, okutmak veya dinletmek gibi eylemler için 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezası uygulanabilir.
- TCK 226/2: Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yoluyla yayımlamak veya yayımlanmasına aracılık etmek halinde 6 aydan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası söz konusu olabilir.
- TCK 226/3: Çocukların, temsili çocuk görüntülerinin veya çocuk gibi görünen kişilerin kullanıldığı müstehcen ürünlerin üretiminde 5 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir. Bu tür ürünleri ülkeye sokmak, çoğaltmak, satmak, nakletmek, depolamak, bulundurmak veya başkalarının kullanımına sunmak bakımından ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası gündeme gelebilir.
- TCK 226/4: Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yollarla gerçekleştirilen cinsel davranışlara ilişkin ürünlerin belirli şekillerde üretilmesi, dağıtılması veya bulundurulması halinde 1 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası uygulanabilir.
- TCK 226/5: TCK 226/3 ve 226/4 kapsamındaki içeriklerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması veya çocukların görmesini, dinlemesini ya da okumasını sağlayacak şekilde sunulması halinde 6 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir.

ÇOCUĞA MÜSTEHCEN İÇERİK GÖSTERMEK SUÇ MU?
Evet. TCK 226/1 kapsamında çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya söz içeren ürünleri vermek, göstermek, okutmak veya dinletmek suç olarak düzenlenmiştir.
Aynı kapsamda, çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde müstehcen içeriklerin sergilenmesi ya da alenen okunması ve söylenmesi de cezai yaptırıma bağlanmıştır.
Kanunda çocuk kavramı bakımından genel olarak 18 yaşını doldurmamış kişi esas alınmaktadır.
Müstehcen içerikleri satmak veya dağıtmak da suç
Müstehcen içeriklerin yalnızca hazırlanması değil, belirli şartlar altında ticari veya dağıtıma yönelik şekilde sunulması da TCK 226 kapsamında suç oluşturabilir.
Bu kapsamda müstehcen ürünleri satışa veya kiraya arz etmek, belirli yerler dışında satmak ya da kiraya vermek, başka bir mal veya hizmetin yanında bedelsiz olarak dağıtmak ve bu ürünlerin reklamını yapmak kanunda yaptırıma bağlanan eylemler arasında yer almaktadır.
İNTERNETTEN MÜSTEHCEN İÇERİK PAYLAŞMAK SUÇ MU?
Müstehcen içeriklerin internet veya diğer basın-yayın araçları üzerinden paylaşılması, içeriğin niteliğine ve paylaşım biçimine göre TCK 226 kapsamında değerlendirilebilir.
Özellikle içeriğin herkesin erişimine açık şekilde yayımlanması ile belirli bir kişiye gönderilmesi arasında hukuki açıdan önemli farklılıklar bulunabilir. Bu nedenle yalnızca “internette paylaşım yapıldı” denilerek her olay için aynı suç tipinin oluştuğu söylenemez.
Yargıtay kararlarında da paylaşımın niteliği, içeriğin kimler tarafından görülebildiği ve eylemin TCK 226'nın hangi fıkrasına girdiğinin somut olarak araştırılması gerektiğine dikkat edilmektedir.

ÇOCUKLARIN KULLANILDIĞI MÜSTEHCEN İÇERİKLERDE CEZA DAHA AĞIR
TCK 226'da en ağır yaptırımlardan bazıları çocukların kullanıldığı müstehcen içeriklere ilişkin olarak düzenlenmiştir.
Çocukların, temsili çocuk görüntülerinin veya çocuk gibi görünen kişilerin kullanılması suretiyle müstehcen ürün üretilmesi halinde 5 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir.
Bu içerikleri ülkeye sokmak, çoğaltmak, satışa arz etmek, satmak, nakletmek, depolamak, ihraç etmek, bulundurmak veya başkalarının kullanımına sunmak da ayrıca cezai sorumluluk doğurabilir.
Bu nedenle özellikle çocukların yer aldığı cinsel içeriklerin cihazlarda bulundurulması veya dijital ortamda başkalarının kullanımına sunulması, son derece ağır sonuçları olan ayrı bir hukuki değerlendirmeyi gerektirir.
ŞİDDET İÇEREN VE DİĞER AĞIR NİTELİKLİ İÇERİKLER
Kanun, şiddet kullanılarak gerçekleştirilen cinsel davranışları veya hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde ya da doğal olmayan yollarla gerçekleştirilen cinsel davranışları içeren ürünleri de ayrıca düzenlemektedir.
Bu tür ürünlerin üretilmesi, ülkeye sokulması, satışa arz edilmesi, satılması, nakledilmesi, depolanması, başkalarının kullanımına sunulması veya bulundurulması halinde 1 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası gündeme gelebilir.
Bu içeriklerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması ya da çocukların erişimine sunulması halinde ise yaptırım daha ağır hale gelmektedir.
HER CİNSEL İÇERİK MÜSTEHCENLİK SUÇU OLUŞTURUR MU?
Hayır. Bir içeriğin TCK 226 kapsamında müstehcen kabul edilip edilmeyeceği somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
İçeriğin niteliği, sunuluş biçimi, hedef kitlesi, çocukların erişimine açık olup olmadığı ve eylemin kanunda belirtilen hareketlerden birini oluşturup oluşturmadığı önem taşır.
TCK 226/7'de ayrıca bilimsel eserlerle, belirli koşullar altında sanatsal ve edebi değeri bulunan eserler bakımından özel bir düzenleme bulunmaktadır. Ancak çocukların erişiminin engellenmesi ve kanunda belirtilen diğer şartların gerçekleşmesi gerekir.
MÜSTEHCENLİK SUÇUNDA KAST ARANIR MI?
Müstehcenlik suçunun oluşumunda kural olarak kast unsuru aranır. Failin kanunda suç olarak tanımlanan eylemi bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi gerekir.
Bununla birlikte özellikle dijital içeriklere ilişkin soruşturmalarda dosyanın özellikleri, içeriğin cihaza nasıl ulaştığı, paylaşımın kim tarafından yapıldığı ve failin eylem üzerindeki iradesi gibi hususlar önem kazanabilir.

MÜSTEHCENLİK SUÇU ŞİKAYETE TABİ Mİ?
TCK 226 kapsamında düzenlenen müstehcenlik suçu genel olarak şikayete tabi suçlar arasında yer almaz. Bu nedenle yetkili makamların suç işlendiğine ilişkin bilgi edinmesi halinde soruşturma resen yürütülebilir.
Uzlaştırma hükümleri de kural olarak müstehcenlik suçu bakımından uygulanmaz.
MÜSTEHCENLİK SUÇUNDA HANGİ MAHKEME GÖREVLİDİR?
Görevli mahkeme, isnat edilen eylemin TCK 226'nın hangi fıkrası kapsamında değerlendirildiğine ve öngörülen cezanın üst sınırına göre belirlenir.
Bu nedenle tüm müstehcenlik suçları için doğrudan “Asliye Ceza Mahkemesi görevlidir” şeklinde genel bir değerlendirme yapmak doğru değildir. Özellikle ağır hapis cezası öngören nitelikli haller bakımından görevli mahkemenin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
YARGITAY KARARLARINDA MÜSTEHCENLİK DEĞERLENDİRMESİ
Yargıtay'ın müstehcenlik suçuna ilişkin kararlarında, somut olayın bütün yönleriyle araştırılması gerektiği görülmektedir.
Özellikle internet ve sosyal medya paylaşımlarında içeriğin gerçekten müstehcen olup olmadığı, paylaşımın kimlerin erişimine açık olduğu ve eylemin TCK 226'nın hangi fıkrasında düzenlenen suça karşılık geldiği önem taşımaktadır.
Bu nedenle yalnızca bir görüntünün veya paylaşımın bulunması, her olayda otomatik olarak aynı suçtan mahkumiyet verilmesi için yeterli olmayabilir. İçeriğin hukuki niteliğinin ve eylemin kanundaki suç tanımına uyup uymadığının somut delillerle ortaya konulması gerekir.

MÜSTEHCENLİK SUÇUNDA ZAMANAŞIMI NE KADAR?
Müstehcenlik suçunda dava zamanaşımı süresi, isnat edilen eylemin TCK 226'nın hangi fıkrası kapsamında kaldığına göre değişebilir.
Özellikle çocukların kullanıldığı içerikler ve ağır yaptırım öngören diğer nitelikli haller bakımından zamanaşımı hesabı farklılık gösterebilir. Bu nedenle tek bir zamanaşımı süresinin bütün TCK 226 suçları için geçerli olduğu söylenemez.
ÖZETLE MÜSTEHCENLİK SUÇU VE CEZASI
TCK 226 kapsamında müstehcenlik suçu, çocuklara müstehcen içerik gösterilmesinden internet üzerinden yayıma, müstehcen ürünlerin ticaretinden çocukların kullanıldığı içeriklerin üretimine kadar farklı eylemleri kapsayan bir suç tipidir.
Cezalar eylemin niteliğine göre değişmekte ve bazı durumlarda 10 yıla kadar hapis ve adli para cezasına kadar çıkabilmektedir. Özellikle çocukların kullanıldığı içerikler bakımından yaptırımlar oldukça ağırdır.