Mustafa Çiftçi’den Gülistan Doku açıklaması: Hedef somut gerçek
Gülistan Doku dosyası için İçişleri Bakanlığı yeni adımlar attı. 4 müfettiş görevlendirildi, eski vali tutuklandı; süreçte başka neler var?
Gülistan Doku dosyası, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin gazetecilerle yaptığı buluşmanın ardından yeniden gündemin üst sıralarına çıktı. Bakan Çiftçi, dosyada hem idari hem adli boyutta yeni adımlar atıldığını açıkladı; görevlendirilen müfettiş sayısı, görevden uzaklaştırma kararı ve firari şüpheliye ilişkin bilgiler kamuoyuyla paylaşıldı.
Ankara’da yapılan toplantıda okul güvenliği, siber suçlarla mücadele, organize suç yapıları, ruhsatsız silahlar ve belediyelere ilişkin incelemeler de ele alındı. Ancak kamuoyunun en yakından izlediği başlıklardan biri, uzun süredir tartışılan Gülistan Doku dosyası oldu.
GÜLİSTAN DOKU DOSYASINDA HANGİ YENİ ADIMLAR ATILDI?
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin paylaştığı bilgilere göre, dosyada öne sürülen iddiaların incelenmesi amacıyla 17 Nisan 2026 tarihli onayla iki mülkiye müfettişi görevlendirildi. Bu incelemenin, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’e yönelik iddialar ile delillerin karartıldığı yönündeki beyanları kapsadığı belirtildi.
Aynı tarihte Tuncay Sonel hakkında görevden uzaklaştırma kararı verildiği, yine 17 Nisan’da gözaltına alındığı açıklandı. Çiftçi’nin verdiği bilgiye göre Sonel, 21 Nisan’da sevk edildiği mahkemece tutuklandı.
Bakanlığın aktardığı bir diğer gelişme ise 20 Nisan 2026 tarihli ikinci onay oldu. Buna göre, olayın ardından yürütülen inceleme, araştırma ve soruşturma süreçlerinin ne ölçüde etkili işletildiğinin değerlendirilmesi amacıyla iki mülkiye müfettişi ile iki polis müfettişi daha görevlendirildi. Böylece dosya kapsamında görevlendirilen denetim ekibinin kapsamı genişletilmiş oldu.

BAKAN ÇİFTÇİ’NİN GÜLİSTAN DOKU DOSYASIYLA İLGİLİ MESAJI
Toplantı sonrasında paylaşılan notlara göre Çiftçi, dosyanın kamu vicdanında güçlü bir hassasiyet oluşturduğunu vurguladı. Bakan, sürecin temel amacının maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması olduğunu belirtti.
Çiftçi, bu yaklaşımı şu sözlerle ifade etti: "Bu dosyada tek hedefimiz vardır: Somut gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkması." Bakanın açıklamasında, hiçbir iddianın karşılıksız bırakılmayacağı, hiçbir ihmalin göz ardı edilmeyeceği ve hiçbir aşamanın karanlıkta kalmasına izin verilmeyeceği yönünde net bir çerçeve çizildi.
Bu değerlendirme, yalnızca dosyanın mevcut adli boyutuna değil, önceki inceleme ve soruşturma süreçlerinin de yeniden ele alındığına işaret etti.
FİRARİ ŞÜPHELİ UMUT ALTAŞ HAKKINDA NE AÇIKLANDI?
Toplantıda paylaşılan bilgilere göre, dosyada fail olarak anılan Umut Altaş’ın 2022 yılında Türkiye’den Meksika’ya gittiği tespit edildi. Bakanlığın açıklamasına göre Altaş’ın daha sonra Meksika’dan kaçak yollarla ABD’ye geçtiği belirlendi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Altaş’ın halen ABD sınırları içinde bulunduğunu ve arandığını söyledi. Bu bilgi, soruşturmanın yalnızca Türkiye içindeki idari ve adli süreçlerle sınırlı olmadığını, uluslararası boyutta da takip edildiğini gösterdi.

TUNCELİ’DE YERİNDE İNCELEME YAPILDI
Açıklamaya göre, dosyadaki gelişmeler yalnızca merkezden yürütülen değerlendirmelerle sınırlı kalmadı. Bakan Yardımcısı Kübra Güran’ın Tunceli’ye giderek hem yerinde inceleme yaptığı hem de Adalet Bakanlığı ile ortak toplantıya katıldığı bildirildi.
Bu temasların amacı, dosyada bugüne kadar yürütülen süreci sahada değerlendirmek ve kurumlar arası koordinasyonu güçlendirmek olarak yansıtıldı. Jandarma Genel Komutanlığı’nın da cesedin bulunmasına dönük teknik ve lojistik destek sunduğu ifade edildi.
TOPLANTININ DİĞER BAŞLIKLARI: OKUL GÜVENLİĞİ VE DİJİTAL DENETİM
Gündemin bir diğer önemli başlığını son dönemde yaşanan okul saldırıları oluşturdu. Bakan Çiftçi, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki saldırıların ardından konunun yalnızca asayiş meselesi olarak ele alınmadığını, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla kapsamlı bir güvenlik toplantısı yapıldığını aktardı.
Bu çerçevede tüm okullarda risk analizlerinin yenileneceği, giriş ve çıkış saatlerinde kolluk görünürlüğünün artırılacağı, çevresel risk alanlarının yeniden gözden geçirileceği ve her okulda güvenlik kurulları oluşturulacağı açıklandı. Yeni dönemde akran zorbalığı, öfke kontrolü, dijital risk işaretleri ve psikososyal destek mekanizmalarının daha yakından izleneceği belirtildi.
Okul saldırılarının ardından dijital platformlarda yürütülen takip çalışmaları da toplantının öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Paylaşılan verilere göre 2025 yılı boyunca 210 bin 234, 2026’da ise 16 Nisan itibarıyla 86 bin 937 hesap yöneticisi ve kullanıcı tespit edildi. İki okul saldırısının ardından saldırgan içerikli 539, provokatif içerikli 379 hesap hakkında işlem başlatıldığı kaydedildi.
Ayrıca 8 bin 11 URL için içerik çıkarılması ve erişim engellenmesi sürecinin işletildiği, toplamda 8 bin 270 URL hakkında karar uygulandığı bildirildi. “C31K” isimli oluşuma ait Telegram’daki 259 kanalın kapatıldığı da aktarıldı.

“YENİ NESİL SUÇ ÖRGÜTLERİ” İÇİN 2026 VURGUSU
Toplantıda organize suç yapılarıyla mücadele de ayrıntılı biçimde ele alındı. Bakan Çiftçi, klasik “sokak çeteleri” tanımı yerine “Yeni Nesil Suç Örgütleri” ifadesini kullandıklarını belirterek 2026’yı bu yapılarla mücadele yılı ilan ettiklerini söyledi.
Bakanlığın paylaştığı sayılara göre 2025 yılında 652 organize suç çetesine yönelik 1.730 operasyon düzenlendi. Bu operasyonlarda 14 bin 75 kişi gözaltına alındı, 7 bin 659 kişi tutuklandı, 3 bin 463 kişi hakkında da adli kontrol kararı uygulandı.
2026’nın 1 Ocak-16 Nisan döneminde ise 274 organize suç çetesine yönelik 676 operasyon yapıldığı açıklandı. Aynı dönemde 4 bin 963 kişinin gözaltına alındığı, 2 bin 219 kişinin tutuklandığı ve 1.129 kişi hakkında adli kontrol kararı verildiği ifade edildi. Operasyon yapılan yapıların 191’inin KOM, 41’inin narkotik, 42’sinin ise siber bağlantılı organize suç örgütü olduğu bilgisi paylaşıldı.
RUHSATSIZ SİLAHLA MÜCADELEDE SON VERİLER
Ruhsatsız silahlarla mücadeleye ilişkin veriler de kamuoyuna sunuldu. Açıklamaya göre 2024 yılında 111 bin 131 ruhsatsız silah yakalandı, 123 bin 739 kişi hakkında işlem yapıldı. 2025 yılında ele geçirilen ruhsatsız silah sayısı 110 bin 470 olurken, 119 bin 469 kişi hakkında işlem tesis edildi.
2026’nın ilk döneminde, yani 1 Ocak-16 Nisan arasında ise 32 bin 523 silah ele geçirildiği, 33 bin 120 kişi hakkında işlem yapıldığı açıklandı. Ele geçirilen silahların 14 bin 226’sının tabanca, 6 bin 170’inin kurusıkı tabanca, 11 bin 554’ünün av tüfeği ve 573’ünün uzun namlulu silah olduğu belirtildi.

BELEDİYELERE YÖNELİK SORUŞTURMALARDA HANGİ TABLO PAYLAŞILDI?
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin açıklamalarında belediyelere yönelik inceleme ve soruşturmalar da yer aldı. Bakanlığın verilerine göre 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden 17 Nisan 2026’ya kadar 3 bin 309 araştırma ve inceleme yürütüldü; bunların bin 535’i için soruşturma izni verildi.
Paylaşılan dağılıma göre bu dosyaların 677’si AK Partili, 371’i CHP’li, 128’i MHP’li, 18’i DEM Partili, 9’u İYİ Partili ve 332’si diğer partilere mensup belediyelerle ilgili oldu. Çiftçi, bu tablonun işlemlerin siyasi aidiyete göre değil, ihbar, şikâyet, teftiş ve denetim sonuçlarına göre yürütüldüğünü gösterdiğini savundu.
Ankara Büyükşehir Belediyesi özelinde ise Mansur Yavaş dönemini kapsayan yaklaşık 7 yılda 49 araştırma ve ön inceleme onayı verildiği, 23 ön inceleme raporu düzenlendiği ve 32 iddia başlığının değerlendirildiği aktarıldı. Yedi konuda soruşturma izni verildiği; bunların ikisinin Danıştay tarafından kaldırıldığı, ikisinin halen Danıştay incelemesinde bulunduğu, üç dosyada ise karar sonrası işlemlerin sürdüğü kaydedildi.
Ayrıca 25 iddiada Yavaş’ın imzası, onayı ya da talimatına rastlanmadığı için soruşturma izni verilmediği, 18 başlıkta suç unsuruna ulaşılmadığı belirtildi. 13 tevdi raporunun Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na, bir tevdi raporunun Hazine ve Maliye Bakanlığı’na gönderildiği; iki tazmin raporunun da belediyeye iletildiği açıklandı. Halen 11 araştırma ve ön inceleme dosyasının sürdüğü bilgisi paylaşıldı.
GÜLİSTAN DOKU DOSYASI NEDEN YENİDEN GÜNDEMDE?
Toplantıdaki çok sayıda başlık arasında Gülistan Doku dosyası, kamuoyundaki duyarlılık ve son açıklamalardaki yeni adımlar nedeniyle öne çıktı. Dosyada hem eski kamu görevlilerine ilişkin iddiaların yeniden incelenmesi hem de soruşturma süreçlerinin etkinliğinin ayrıca denetlenmesi, sürecin genişletildiğine işaret etti.
Ayrıca firari şüpheliye ilişkin uluslararası hareket bilgisinin paylaşılması, Tunceli’de yerinde temas yürütülmesi ve müfettiş görevlendirmelerinin tarih verilerek açıklanması, dosyada bundan sonraki sürecin de yakından izleneceğini gösterdi.
İçişleri Bakanlığı’nın açıklamalarına göre, Gülistan Doku dosyasında bundan sonraki aşama; iddiaların ayrıntılı biçimde incelenmesi, geçmiş süreçlerin etkinliğinin değerlendirilmesi ve somut gerçekliğe ulaşılması hedefiyle çok yönlü biçimde sürdürülecek.