MHP ve DEM Parti hariç herkesten teklif alan siyasetçi kim?

Eski Bakan Hüseyin Çelik, Gaziantep'te katıldığı Van Gölü Dernekleri açılışında yeni parti iddiaları, Kürt sorunu, ana dilde eğitim ve meclisin durumuna dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

MHP ve DEM Parti hariç herkesten teklif alan siyasetçi kim?

Adalet ve Kalkınma Partisi kurucularından eski bakan Hüseyin Çelik, Gaziantep'te gerçekleştirilen Van Gölü Dernekleri yeni hizmet binasının açılış törenine katıldı. Aslen Vanlı olması vesilesiyle etkinlikte ağırlanan deneyimli siyasetçi, açılış sırasında vatandaşların ve siyasi parti temsilcilerinin sorularını yanıtladı. Çelik; Kürt meselesinden, ana dilde eğitim hakkından meclisin mevcut durumuna kadar Türkiye gündemine dair önemli değerlendirmelerde bulundu.

"HEMŞEHRİ DERNEKLERİ TÜRKİYE'NİN BİR REALİTESİDİR"

Sözlerine yeni hizmet binasının hayırlı olması temennisiyle başlayan eski bakan Hüseyin Çelik, hemşehri derneklerinin toplumsal dayanışmadaki yerine dikkat çekti. Bu tür derneklerin, başka yörelerin insanlarına düşmanlık içermediği sürece masum ve güzel oluşumlar olduğunu belirtti.

Çelik, "Birbirimizin acısını ve neşesini paylaşalım; ister sosyal ister kültürel alanlarda varlığımızı ortaya koyalım. Nüfusunuz ne kadar kalabalık olursa olsun, nüfusunuzu bir 'nüfuz' haline getirmek zorundasınız" diyerek birlik ve beraberlik mesajı verdi.

"ETKİSİZ MECLİSTE ELEMAN OLMAK İSTEMİYORUM"

Açılış sırasında bir vatandaşın yönelttiği "Yeni bir siyasi parti kurma düşünceniz var mı?" sorusunu yanıtlayan Çelik, halihazırda siyasetin içinde aktif olarak yer aldığını ve görüşlerini kamuoyuyla zaten paylaştığını ifade etti. Ankara'da bir üniversitede siyaset bilimi dersleri verdiğini, kurduğu vakıf aracılığıyla yükseköğretim gençliğine burs sağladığını ve kitap yazarak ülkeye faydalı olmaya çalıştığını aktaran Çelik, yeni bir parti kurmaya gerek görmediğini şu çarpıcı sözlerle dile getirdi:

"Şu anda Türkiye'de 190 tane parti var. Bir tane de bizim kurmamızın bir anlamı yok. İlla da siyaset yapmak için bir siyasi partinin çatısı altında milletvekili olarak bulunmak şart değil. Siyasete tövbekâr değilim fakat siyaset prensiplerle yapılır. Şu anda Türkiye'deki siyaset ayağa düşmüş vaziyette; karaktersizlik, hile, hurda ve zulüm gırtlağa kadar gelmiş durumda."

2023 seçimleri öncesinde MHP ve DEM Parti hariç mecliste temsil edilen tüm siyasi partilerden ısrarlı milletvekilliği teklifleri aldığını ancak bunları reddettiğini belirten Çelik, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kurulduğu günden bu yana en etkisiz ve itibarsız dönemini yaşadığını, meclisteki faaliyetlerin tamamen sembolik ve seremoni üzerine kurulu olduğunu savundu. Çelik ayrıca devlet yönetimindeki israfa da dikkat çekerek, ülkeyi yönetenlerin lüks ve şatafat içinde olması halinde halkın sefalet çekeceğini, yöneticilerin mütevazı yaşaması durumunda ise halkın mutluluk içinde olacağını vurguladı.

"TERÖR BİTSİN SÜRECİNİ KAYGILI BİR İYİMSERLİKLE DESTEKLİYORUM"

İktidarın "Terörsüz Türkiye" hedefinin şeffaf bir devlet projesi mi yoksa siyasi bir ittifak arayışı mı olduğu yönündeki soru üzerine devletin mevcut tutumunu eleştiren Çelik, bu yaklaşım devam ettiği sürece PKK olmasa bile Kürt meselesinin varlığını sürdüreceğini ifade etti.

Mevcut sürecin Kürt sorununun bütünüyle çözülmesinden ziyade terörün bitmesi ve ortalığın sakinleşmesi amacını taşıdığını aktaran Çelik, atılan adımları şu sözlerle değerlendirdi:

"Niyetleri ne olursa olsun bu süreç açıklandığından bu yana destekliyorum. İyimserim ama 'kaygılı bir iyimserlik' içindeyim. Mecliste her parti kendi komisyon raporunu hazırladı. MHP 'Kürt meselesi diye bir şey yok' diyor, AK Parti 'Vardı fakat biz çözdük' diyor. Bir kere adını koymadığınız bir şeyi çözemezsiniz. Devlet ırkçı tavrından vazgeçmelidir. Biz her türlü ırkçılığı ayağımızın altına alıyoruz. Bu başlatılan hareket bana biraz samimiyetsiz gelse de kimsenin samimiyetini sorgulamak istemiyorum. İnşallah bu ateş söner, bu fitne biter ve bir daha o acıları yaşamayız."

ANA DİLDE EĞİTİM ÇIKIŞI: "ANNESİNİN SÜTÜ KADAR HELALDİR"

Yeniden Refah Partisi Güneydoğu Anadolu Hukuk İşleri Bölge Başkanı Yusuf Üçer, "Türkiye sosyolojik ve eğitim açısından ana dilde eğitime hazır mı?" sorusu üzerine Milli Eğitim Bakanlığı yaptığı dönemi hatırlatan Çelik, Hasan Ali Yücel'den sonra en uzun süre bu görevi yürüten kişi olarak zamanında önüne birçok engel çıkarıldığını belirtti.

"Dört tekerime on dört fren takılmaya çalışılırken ne hemşehrilerimin ne de mensup olduğum kitlenin başını öne eğdirdim; hiçbir lafın altında kalmadım" diyen Çelik, Türkiye'nin ana dilde eğitime bugün kesinlikle hazır olduğunu vurguladı. Hollanda'nın eyalet sistemine ve İsviçre'de konuşulan dört resmi dile atıfta bulunarak bunun bir bölünme gerekçesi olmadığını anlatan eski Bakan Çelik, sözlerini şöyle tamamladı:

"Türkiye 7 coğrafi bölgeden, 81 vilayetten oluşuyor. Bu bölünmek veya bölücülük müdür? Bu sadece bir coğrafi tanımlamadır. Osmanlı döneminde Doğu ve Güneydoğu, 'Kürdistan Eyaleti' diye geçiyordu ama o zaman Kürtçülük de Türkçülük de yoktu. Mesele de budur. Dolayısıyla herkesin ana dili, annesinin sütü kadar helal ve kendi hakkıdır. Ana dilde eğitim de herkesin hakkıdır."
AK Parti DEM Parti Terörsüz Türkiye Gaziantep