Mahmut Arıkan'dan Yeni Parti yorumu: 50+1 uyarısı geldi
50+1 seçim barajı tartışmaları YENİ Parti'nin kurulmasıyla tekrardan alevlendi. Peki Saadet Partisi Lideri Mahmut Arıkan'ın işaret ettiği tarihi risk ne? İşte tüm detaylar.
Ankara kulislerinde Özgür Özel liderliğinde kurulan YENİ Parti'nin etkisi konuşulurken, muhalefet kanadından sisteme yönelik stratejik bir hatırlatma geldi. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, yeni parti kurma hazırlığında olan veya bu adımları izleyen aktörlerin önündeki en büyük yapısal engelin mevcut seçim sistemi olduğunu dile getirdi.
SAADET PARTİSİ LİDERİ ARIKAN'DAN YENİ PARTİ YORUMU
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Özgür Özel'in kurduğu YENİ Parti'ye yönelik yaptığı değerlendirmede Türkiye'nin siyasi geçmişine atıfta bulundu. Bu tür arayışların demokratik sistemde ilk kez yaşanmadığını belirten Arıkan, "İlk defa olmuyor bu. Tarihe baktığımızda bunun birçok örneği var. 50+1 seçim barajını unutmadan hareket etmekte fayda var" sözleriyle tespitte bulundu. Siyasi partilerin tek başlarına hareket etmelerini zorlaştıran mevcut matematiksel zorunluluğun, yeni aktörlerin yol haritasını doğrudan etkileyeceğini ifade eden Arıkan, stratejilerin bu gerçekliğe göre kurulması gerektiğini kaydetti.

50+1 SEÇİM BARAJI NEDİR VE NE ZAMAN YÜRÜRLÜĞE GİRDİ?
Türkiye'de yürürlükte olan cumhurbaşkanlığı seçim modeline göre, bir adayın ilk turda yürütmenin başına geçebilmesi için sandıktan geçerli oyların mutlak çoğunluğunu alması gerekiyor. Siyasi literatürde 50+1 seçim barajı olarak adlandırılan bu sistem, 21 Ekim 2007 tarihinde gerçekleştirilen halk oylaması sonucunda anayasal bir kural haline geldi. Cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesi kuralıyla entegre edilen düzenleme, fiili olarak ilk kez 10 Ağustos 2014 cumhurbaşkanlığı seçiminde tatbik edildi. İlk turda bu orana ulaşılamaması halinde en yüksek oyu alan iki adayın ikinci turda yarıştığı iki aşamalı model, 2017 referandumunun ardından tam yetkili başkanlık yapısının merkezine yerleşti.

MUTLAK ÇOĞUNLUK NEDEN TARTIŞILIYOR?
Mevcut yönetim modelinde cumhurbaşkanının çok geniş bir halk desteği ile iş başına gelerek meşruiyetini en üst seviyeye çıkarması hedeflenmişti. Ancak 50+1 seçim barajı, zaman içerisinde siyasi partileri bloklaşmaya ve büyük seçim ittifakları kurmaya mecbur bıraktı. Kutuplaşma ortamında tek bir partinin veya adayın ilk turda tek başına yüzde 50 sınırını aşmasının zorlaşması, son dönemde hem iktidar hem de muhalefet kulislerinde barajın aşağı çekilmesi ya da sistemin revize edilmesi yönündeki tartışmaları periyodik olarak gündeme taşıyor.