Mahmut Arıkan'dan başkentte kritik çıkış: “Büyüyen, adil bir dünya umududur”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan partisinin genel merkezinde basın açıklaması yaptı. Arıkan, “Partimiz, son bir yılda muhalefet partileri arasında en çok üye artıran parti olmuştur” dedi.

Mahmut Arıkan'dan başkentte kritik çıkış: “Büyüyen, adil bir dünya umududur”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin genel merkezinde gerçekleştirdiği ‘İl Başkanları ve İl Müfettişleri Toplantısı’nda basın açıklaması yaptı.

YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE İDEALİ

Arıkan partinin başarı kaydettiğini belirterek, “Yargıtay tarafından açıklanan güncel verilere göre Saadet Partimiz, son bir yılda muhalefet partileri arasında en çok üye artıran parti olmuştur. Son 6 ayda 60 bin 638, son bir yılda ise 127 bin 882 yeni üyemizle tarihî bir başarıya imza attık. Bu başarı rakamların başarısı değildir. Bu başarı makamların değil, meydanların başarısıdır. Bu başarı masa başı hesapların değil, kapı kapı, sokak sokak, mahalle mahalle çalışan teşkilatlarımızın başarısıdır. Büyüyen sadece üye sayımız değildir. Büyüyen, milletimizin Saadet Partisi’ne duyduğu güvendir. Büyüyen, yeniden büyük Türkiye idealidir. Büyüyen, adil bir dünya umududur” dedi.

“MASLOW’UN PİRAMİDİ TÜRKİYE’DE MİLYONLAN İÇİN İLK BASAMAKTA ÇÖKÜYOR”

İktidarın yönetimini eleştiren Genel Başkan Mahmut Arıkan, “Türkiye tek kanatla uçmaya çalışıyor; oysa tek kanatlı kuş uçamaz. İktidar bunu görmüyor değil; görmek istemiyor. İktidarın artık sorunları taşıyacak, çözecek, ülkeye nefes aldıracak bir kadro derinliği kalmadı. Var olan birikimini de harcadı. Her yeni gelen bakan, bir önceki bakanın enkazını düzeltmekle uğraşıyor. İktidar, ülkenin sadece yollarla, köprülerle, havaalanları ile ayakta duramayacağını görmelidir. Bunlar elbette önemli ama sadece kanadın bir tanesini oluşturuyor, diğer kanat eksik, Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi, kitaplarda piramit olarak duruyor ama Türkiye’de milyonlar için daha ilk basamakta çöküyor; barınma sorun,
geçim sorun, güvenlik sorun, gelecek kaygısı sorun. Adalet, liyakat, ehliyet, hukuk derseniz zaten yok, ahlaka ve kültüre, aileye, eğitime hiç girmeyelim bile, ülkede kimse artık hayal bile kuramıyor. Tek kanatla uçmaya çalışan her kuşun kaderi bellidir: Bir süre çırpınır, sonra düşer.
Türkiye bu şekilde düşmeyi hak etmiyor” sözlerini kaydetti.

“GÜÇLÜ İKTİDARLAR MUHALEFETİ DEĞİL, SORUNLARI YÖNETİR”

Mutlak butlan” krizine değinen Mahmut Arıkan, “Ama sahada, pazarda, markette, çarşıda göremediğimiz bir şey var, iktidar. İktidarı; milletin gerçek gündeminde göremiyoruz. Çünkü iktidarın gündemiyle milletin gündemi artık aynı değil. Millet geçim diyor, onlar lansman diyor. Millet adalet diyor, onlar algı diyor. Millet maaş diyor, onlar köprü zammı diyor. Millet gelecek diyor, onlar günü kurtarmanın peşine düşüyor. Ülkeyi, yeniden ayağa kaldıracak iradeyi ortaya koyamayınca; enerjisini muhalefeti dizayn etmeye harcıyor. Oysa güçlü iktidarlar; muhalefeti değil, sorunları yönetir. Başarılı yönetimler rakipleriyle değil, milletin dertleriyle meşgul olur” ifadelerini kullandı.

“KADINLARIN, ÇOCUKLARIN GÜVENLİĞİ NATO KADAR KIYMETLİ DEĞİL Mİ?”

NATO Zirvesi için başkent Ankara’da yapılan düzenlemelerin daha önce toplum için yapılması gerektiğini vurgulayan Genel Başkan Arıkan, “İktidar istediğinde birçok işi çok kısa sürede yapabiliyor. Bunun en çarpıcı örneklerinden birini NATO Zirvesi hazırlıkları sürecinde gördük. Zirvenin yapılacağı güzergâhlarda, havaalanı çevresinde ve kritik noktalarda sahipsiz köpeklerin toplanması için bile kurumlar kısa sürede harekete geçirildi. Demek ki istenildiğinde devlet bütün kurumlarıyla koordinasyon sağlayabiliyor, kısa sürede tedbir alabiliyor. Bu milletin kadınlarının canı,
çocuklarının güvenliği, yaşlılarının huzuru NATO delegelerinin güvenliği kadar kıymetli değil midir? Yıllardır sokakta yürürken endişe yaşayan vatandaşlarımız için neden aynı kararlılığı göremiyoruz? Madem devlet istediğinde birkaç gün içinde bütün kurumlarını harekete geçirebiliyor; o hâlde kendi vatandaşının güvenliği söz konusu olduğunda neden aynı irade ortaya konulmuyor?” şeklinde konuştu.

“NATO İSLAM COĞRAFYASINA BUGÜNE KADAR NE GETİRDİ?”

Güvenliği sağlamanın yolunun NATO değil D-8 olduğunu ifade eden Arıkan, şunları söyledi:

“Bizim için NATO basit bir savunma örgütü değildir. NATO, Batı emperyalizminin silahlı gücüdür. Küresel çıkar düzeninin jandarmasıdır. Bize sürekli NATO’nun en büyük müttefikimiz olduğu söyleniyor. NATO İslam coğrafyasına bugüne kadar ne getirdi? Bosna’yı unutabilir miyiz? Srebrenitsa’yı unutabilir miyiz? Irak’ı, Afganistan’ı, Libya’yı unutabilir miyiz? Ankara’nın caddeleri 'Barışın Anahtarı NATO' pankartlarıyla donatıldı. Allah aşkına NATO bugüne kadar nereye barış götürdü? 'Terörle mücadele' dediler, Afganistan’ı yıllarca bombaladılar. 'Demokrasi' dediler, Libya’yı paramparça ettiler. 'Güvenlik' dediler, coğrafyamıza daha fazla üs, daha fazla silah, daha fazla bağımlılık getirdiler. Meselenin asıl kalbinde İsrail vardır. NATO’nun bölgemizdeki değişmeyen misyonlarından biri İsrail’in güvenliğini tahkim etmektir. Bugün coğrafyamıza kurulan radarlar, üsler ve sistemler kimin güvenliği için vardır? Ev sahibi ülkeler için mi, yoksa terörist İsrail’e kalkan olmak için mi? Biz Saadet Partisi olarak yalnızca itiraz etmiyoruz. Çareyi de gösteriyoruz. Çözüm kendi gücümüzdür. Çözüm D-8’i yeniden ayağa kaldırmaktır. Çözüm İslam ülkelerinin kendi savunma iş birliğini kurmasıdır. Çözüm kendi uçağını, kendi silahını, kendi teknolojisini üreten bağımsız bir Türkiye’dir. Batı’nın askerî şemsiyesi altında tam bağımsız olunmaz. Başkalarının kurduğu oyunun piyonu olarak bu coğrafyaya huzur gelmez. Biz piyon değil, adil yeni bir dünyanın kurucusu olmak zorundayız.”

“KUTSALLARIMIZIN SAHNELERDE ŞOV MALZEMESİ YAPILMASINI KABUL EDEMEYİZ”

Komedyen Deniz Göktaş’ı eleştiren Mahmut Arıkan, “Gösteri adı altında mukaddesatımıza ve inançlarımıza dil uzatan bir hadsizliğe hep birlikte şahit olduk. Biz değerlerimizin, kutsallarımızın ve inançlarımızın sahnelerde şov malzemesi yapılmasını asla kabul edemeyiz. Buna müsamaha gösteremeyiz. Bizim inancımız yalnızca kendi kutsallarımıza değil, yeryüzündeki bütün inançların değerlerine saygıyı emreder. Türkiye'de bir türlü geride kalmayan gündemlerimizden biri de maalesef nefret ve ayrımcılık saikiyle gerçekleştirilen fiiller ve bu tür fiiller yoluyla hedef alınan değerlerimiz. Bu konuya bakışımızın artık değişmesi gerekiyor. Nefret suçu asla tek başına ve tek bir kişiye karşı işlenmiş bir suç değildir. Bir kişiye yönelmiş gibi görünür; fakat aslında bütün topluma atılmış zehirli bir oktur. Bugün dini görünürlüğü nedeniyle başörtülü bir kadına, yarın bir inanç grubuna, öbür gün bir etnik kimliğe yönelen saldırılar, sonrasında dini değerlere yönelik aşağılamalar ve hakaretlerle birlikte, bütün kamusal hayata sirayet eder. Hiçbir nefret hadisesi ‘münferit’ diye geçiştirilemez. Münferit denilen her nefret vakası, aslında toplumun derinlerinde biriken karanlık tortunun yüzeye vurmuş hâlidir. Nefret suçlusunu sıradan bir öfkeli vatandaş, sosyal medya provokatörünü 'kendini bilmez biri', kutsala hakareti 'mizah', kimlik aşağılamasını 'ifade özgürlüğü' diye parlatmak, medeniyet değil; ilkel bir kaçıştır. Türkiye artık bu ilkelliği geride bırakmak zorundadır. Biz kutsallarımızın sahnelerde şov malzemesi yapılmasına karşıyız. Ama aynı şekilde kutsallarımızın siyasetin malzemesi yapılmasına da karşıyız” dedi.

YOĞUN KATILIM

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan başkanlığında gerçekleşen toplantıya, Saadet Partisi Genel Sekreteri Cafer Güneş, Saadet Partisi Ankara Milletvekili Mesut Doğan ve çok sayıda partili katılım sağladı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan Mutlak butlan ekonomi NATO