Leonardit iddiasında kritik soru: 2019’dan sonra çiftçiye ne satıldı?
Leonardit tartışması 2019 sonrası dönemde yeniden gündemde; çiftçiye “leonardit” adıyla sunulan ürünlerin kaynağı ve niteliği araştırılmayı bekliyor.
Leonardit tartışmasının merkezinde, 2019 sonrasında sahadan tüccara leonardit verilmediği iddiasına rağmen piyasada çiftçilere leonardit adıyla ürün sunulması bulunuyor. Yeni Ankara yazarı Enver Baltaş, konuyla ilgili değerlendirmelerinde Afşin-Elbistan havzasındaki leonardit kaynaklarının tarımsal kullanımını gündeme taşıdı. Tartışmada, bazı dönemlerde yaklaşık 100 bin ton yıllık gidya üretildiği ve bu materyalin piyasada hangi isimle satıldığı sorusu öne çıkıyor. MTA'nın yayımladığı çalışmada da gitya ile leonarditin farklı özelliklere sahip materyaller olduğu belirtiliyor. Bu nedenle 2019 sonrası üretim, ruhsat, analiz, sevkiyat, fatura ve etiket kayıtlarının birlikte incelenmesi, çiftçiye satılan ürünün niteliğinin belgeye dayalı olarak ortaya konulması açısından önem taşıyor.
LEONARDİT NEDİR, GİDYA İLE AYNI MI?
Leonardit, kömür yataklarıyla ilişkili, yüksek oranda humik madde içerebilen organik kökenli bir materyaldir. Gidya ise farklı jeolojik özelliklere sahip başka bir materyaldir; dolayısıyla iki ürünün aynı isimle değerlendirilip değerlendirilemeyeceği teknik analiz ve ilgili mevzuat üzerinden belirlenmelidir.
Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünün yayımladığı çalışmada linyit, turba, gitya ve leonardit arasındaki önemli farklılıklardan birinin humik asit oranları olduğu belirtiliyor. Aynı çalışmada, uluslararası literatürde leonardit tanımı için yüzde 50 ve üzeri humik asit oranından söz edilirken, Türkiye'deki mevzuat açısından ayrıca değerlendirme yapılması gerektiğine dikkat çekiliyor.
Bu ayrım, piyasaya sunulan bir ürünün yalnızca ticari adının değil, hammaddesinin, analiz değerlerinin ve mevzuattaki ürün tanımının da sorgulanmasını gerektiriyor.

2019 SONRASI ÇİFTÇİYE HANGİ ÜRÜN SATILDI?
2019 sonrasında sahadan tüccara leonardit satışı yapılmadığı iddiası doğruysa, aynı dönemde piyasada “leonardit” adıyla satılan ürünlerin hangi hammaddeden üretildiği açıklığa kavuşturulmalı.
Buradaki temel soru, piyasaya yaklaşık 100 bin ton seviyesinde çıkarıldığı öne sürülen gidyanın gerçekten hangi ürün adıyla satışa sunulduğudur. Bu iddianın doğrulanabilmesi için maden ruhsatları, üretim kayıtları, sevk irsaliyeleri, satış faturaları, ürün etiketleri ve laboratuvar analizlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Yeni Ankara yazarı Enver Baltaş, daha önceki yazı ve değerlendirmelerinde de Afşin-Elbistan havzasındaki leonarditin tarımsal kullanımını ve ürünün çiftçiye ulaştırılması konusunu gündeme getirdi. Baltaş'ın YeniAnkara'daki yazılarında Elbistan havzasındaki rezervin tarımsal açıdan değerlendirilmesi gerektiği savunuluyor.
ÇİFTÇİ SATIN ALDIĞI LEONARDİTİN NE OLDUĞUNU NASIL ANLAYACAK?
Bir tarımsal girdinin “leonardit” olarak satılması halinde ürünün gerçek niteliğinin ambalaj ve satış belgelerinden izlenebilmesi gerekiyor. Üretim kaynağı, hammadde türü, organik madde miktarı ile humik ve fulvik madde değerleri bu açıdan temel teknik göstergeler arasında yer alıyor.
Tarım ve Orman Bakanlığının gübre mevzuatında da leonardit kaynaklı ürünler ayrı ürün tanımlarıyla düzenleniyor ve bazı ürünlerde leonardit kullanılması halinde toplam humik ve fulvik asit değerlerinin beyan edilmesi öngörülüyor. Bu nedenle ürünün etiketi ile laboratuvar analizinin birbiriyle uyumlu olup olmadığı, tartışmanın teknik açıdan en önemli kontrol noktalarından biri olarak öne çıkıyor.

LEONARDİTİN ENERJİ HAMMADDESİ OLARAK SINIFLANDIRILMASI NEDEN TARTIŞILIYOR?
Leonardit konusunda yalnızca tarımsal kullanım değil, enerji hammaddesi olarak değerlendirilmesine ilişkin sınıflandırma da ayrıca sorgulanıyor. Yaklaşık 800 kcal seviyesindeki bir materyalin hangi teknik kriterlerle enerji hammaddesi kapsamında değerlendirildiği sorusu, ilgili mevzuat ve resmi sınıflandırma belgeleri üzerinden yanıtlanabilir.
Bu noktada herhangi bir kişi veya kurum hakkında kesin bir suçlama yapmak yerine, madenin hangi ruhsat kapsamında çıkarıldığı, üretim kayıtlarında nasıl tanımlandığı ve sonrasında hangi ürün olarak piyasaya arz edildiğinin izlenmesi gerekiyor. Böyle bir belge zinciri, tartışmanın iddia düzeyinden çıkarılıp denetlenebilir verilere taşınmasını sağlayabilir.
ÇİFTÇİYE NE SATILDI?
2019 sonrası leonardit tartışmasının yanıtlanması gereken temel sorusu, çiftçinin satın aldığı ürünün gerçekten etikette ve faturada belirtilen materyal olup olmadığıdır.
Bunun için 2019'dan sonraki üretim ve satış zincirinin; maden ruhsatları, üretim miktarları, laboratuvar raporları, sevk irsaliyeleri, faturalar, ürün etiketleri ve resmi denetim kayıtları üzerinden incelenmesi gerekiyor. Özellikle “leonardit” adıyla satıldığı ileri sürülen ürünlerden alınacak numunelerin bağımsız laboratuvar analizleri, materyalin niteliğinin belirlenmesinde somut bir karşılaştırma imkanı sağlayabilir.