Liyakat mi, "Dayı" mı? Memur adaylarının atama sınavıyla imtihanı

Kamuda yeni atama dönemi yaklaşırken 'mülakat ve nepotizm' endişesi büyüyor

Liyakat mi, "Dayı" mı? Memur adaylarının atama sınavıyla imtihanı

Türkiye'de kamu kurumlarına yapılacak yeni memur alımları için geri sayım başlarken, adayların gözü kulağı yapılacak duyurulara çevrildi. Ancak Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) sonrasında uygulanacak olan sözlü mülakat aşaması, yıllardır gündemden düşmeyen "nepotizm" (adam kayırmacılık) ve "liyakat" tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Yüz binlerce genç, yıllar süren emeklerinin birkaç dakikalık sözlü mülakatlarla heba olmasından endişe ederken, uzmanlar kamuda şeffaflık çağrısı yapıyor.

LİYAKAT Mİ, REFERANS MI?

Devlet memuru olma hayaliyle KPSS'den yüksek puanlar alan adaylar, atamaların önündeki en büyük engelin bilgi eksikliği değil, "referans" (toplumdaki yaygın adıyla 'torpil') eksikliği olduğunu düşünüyor. Geçmiş yıllarda, yazılı sınavda dereceye giren birçok adayın mülakatlarda düşük puanlar verilerek elenmesi ve yerine daha düşük puanlı adayların atanması, kamuoyunda büyük tepkilere yol açmıştı.

Yaklaşan yeni alım dönemi öncesinde adayların en büyük talebi, değerlendirmelerin tamamen objektif kriterlere, mesleki yeterliliğe ve liyakate dayalı olarak yapılması.

NEPOTİZMİN KURUMSAL YAPIYA ETKİSİ

Sosyologlar ve kamu yönetimi uzmanları, nepotizmin yalnızca bireysel bir haksızlık olmadığını, aynı zamanda devletin kurumsal yapısına ve işleyişine verilen derin bir hasar olduğunu vurguluyor.

Uzmanların nepotizm tehlikesine karşı dikkat çektiği başlıca noktalar şunlar:

  • Kurumsal Çürüme: Ehliyet ve liyakat sahibi olmayan kişilerin kilit görevlere getirilmesi, kamu hizmetlerinin kalitesini ve verimliliğini doğrudan düşürüyor.

  • Adalet Duygusunun Zedelenmesi: Gençlerin devlete ve kurumlara olan güveni sarsılıyor. Bu durum, toplumsal barışı ve devlete olan aidiyet hissini zayıflatıyor.

  • Beyin Göçü: Kendi ülkesinde liyakatine uygun bir şekilde istihdam edilemeyeceğine inanan nitelikli, eğitimli gençler çareyi yurt dışına gitmekte buluyor.

VERİLEN VAATLER VE ŞEFFAFLIK BEKLENTİSİ

Hatırlanacağı üzere, geçmiş seçim dönemlerinde siyasi partilerin en önemli gündem maddelerinden biri "kamuya alımlarda mülakatın kaldırılması" olmuştu. Ancak uygulamanın istisnai kadrolar dışında genel itibarıyla devam etmesi veya mülakatların şeffaflığına dair tatmin edici adımların atılamaması, eleştirilerin sürmesine neden oluyor.

Sivil toplum kuruluşları ve eğitim sendikaları, eğer mülakat yapılacaksa bunun kamera kaydı altında alınması, komisyon üyelerinin bağımsız kişilerden oluşması ve adaya verilen puanın gerekçesinin şeffaf bir biçimde açıklanması gerektiğini savunuyor.

Sonuç olarak; devletin çeşitli kademelerinde görev alacak yeni memurların seçimi, sadece bir istihdam meselesi değil, aynı zamanda Türkiye'nin gelecekteki yönetim kalitesinin de belirleyicisi olacak. Gözler şimdi, atamaları gerçekleştirecek kurumlarda ve uygulanacak mülakatların ne denli şeffaf geçeceğinde.

Memur