Kadıköy Rıhtım Ulu Camii Projesi neden yeniden gündemde?

Kadıköy Rıhtım Ulu Camii Projesi, ölçüsü, otopark planı, hukuki süreç ve itirazlar nedeniyle yeniden tartışılıyor.

Kadıköy Rıhtım Ulu Camii Projesi neden yeniden gündemde?

Kadıköy’de mevcut Moda Sahili dolgu alanı ile İSPARK açık otopark alanını kapsayan Kadıköy Rıhtım Ulu Camii ve yer altı otoparkı projesi yeniden tartışma konusu oldu. Proje, planlanan yapı büyüklüğü, yüksekliği, kapasitesi, kıyı hattındaki etkisi ve süren hukuki süreç nedeniyle yeniden gündeme geldi.

Paylaşılan bilgilere göre proje alanı 33 bin 559 metrekare büyüklüğünde. Külliyenin toplam kapasitesi 20 bin kişi, ana ibadet alanının kapasitesi ise 5 bin 490 kişi.

PROJEDE HANGİ YAPILAR VE ÖLÇÜLER YER ALIYOR?

Projede kubbe yüksekliği 45,5 metre. Bu yükseklik yaklaşık 15 katlı bir binaya karşılık geliyor. Minareler ise 70 metreye ulaşıyor.

Planlamada ayrıca 1.242 araç kapasiteli, 3 katlı yer altı otoparkı da bulunuyor. Tartışmanın büyümesinde, cami projesiyle birlikte bu büyük otopark düzenlemesinin de etkili olduğu değerlendiriliyor.

SÜREÇ 2015’TE BAŞLADI, 2026’DA YENİDEN HIZLANDI

Süreç, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2015 yılında yaptığı başvuruyla başladı. Proje daha sonra yargıya taşındı. 2024’te mahkeme iptal kararı verdi, 2025 yılında ise istinafın bu kararı bozarak projeyi yeniden devreye aldı.

Mart 2026’da otoparkın kapatılması ve tahliye sürecinin başlamasıyla birlikte tartışma yeniden görünür hale geldi. Böylece dosya yalnızca planlama ve mimari boyutuyla değil, uygulama aşamasıyla da kamuoyunun gündemine taşındı.

PROJEYİ SAVUNANLAR HANGİ GEREKÇELERİ ÖNE SÜRÜYOR?

Projeyi destekleyen görüşlere göre Haydarpaşa Garı’nın da bulunduğu hatta, Anadolu Yakası’nda cuma, bayram ve cenaze namazları gibi yoğun katılımlı ibadetleri karşılayacak "Selatin" ya da "Ulu Cami" ölçeğinde bir merkez bulunmuyor. Aynı değerlendirmede, mevcut tarihi camilerde cemaatin zaman zaman sokağa taştığı savunuluyor.

Bu nedenle projeyi savunanlar, planlanan yapının büyük kalabalıkları karşılayacak merkezi bir ihtiyaçtan doğduğunu ifade ediyor. Destekleyen kesimler, caminin bölgesel ölçekte hizmet verecek bir ibadet alanı olarak tasarlandığını belirtiyor.

İTİRAZLAR ZEMİN, KIYI HATTI, SİLÜET VE İHTİYAÇ BAŞLIKLARINDA TOPLANIYOR

İBB raporlarına göre proje alanı "Ağır Önlem Gerektiren" dolgu alanı içinde yer alıyor. Bu nedenle itirazlarda zemin güvenliği ve deprem riski öne çıkarılıyor.

Karşı çıkanların bir diğer itirazı ise kıyı hattındaki yapılaşma sınırlarına ilişkin. Eleştirilerde, kıyı şeridinde emsal ve yükseklik sınırlarının aşıldığı, ayrıca projenin Haydarpaşa Garı ile Tarihi Yarımada silüetini baskılayabileceği belirtiliyor.

Ulaşım ve çevre etkileri de tartışmanın önemli başlıkları arasında bulunuyor. Rıhtım gibi yoğun kullanılan bir aktarma merkezinde planlanan büyük otoparkın yaya trafiğini zorlayacağı ve tescilli ağaçların zarar görebileceği ifade ediliyor.

Bölge sakinlerinin bir bölümüne göre ise yürüme mesafesinde hâlihazırda yeterli sayıda cami bulunuyor. Bu itirazlarda projenin "ideolojik bir dayatma" olduğu ve yaşam tarzına müdahale amacı taşıdığı yönünde tepkiler de yer alıyor.

HUKUKİ SÜREÇTE SON DURUM NE?

Hukuki süreçte ilk derece mahkemesi projeyi "bilimsel raporlarla" iptal etti. Ancak 15 Aralık 2025’te istinaf bu kararı bozdu ve dosya yeni bir aşamaya geçti.

Kadıköy Belediyesi’nin konuyu Danıştay’a taşıdığı belirtilirken, yargı süreci tamamlanmadan alan tapusunun "Cami Alanı" olarak değiştirildiği ve fiili tahliye sürecinin başlatıldığı aktarılıyor. Bu durum, projeye yönelik tartışmaların hukuki boyutunu daha da görünür hale getiriyor.

İstanbul'da Cami Sayısı

İstanbul'da mevcutta 3.365 cami bulunuyor. İlçeler bazında en çok cami 343 ile Fatih'te, ardından 192 ile Üsküdar'da bulunuyor. Nüfus oranına bakıldığında İstanbul'da her 4.473 kişiye bir cami düşüyor. Türkiye genelinde ise Diyanet İşleri Başkanlığı'nın son verilerine göre toplam 90.301 cami bulunuyor ve İstanbul en çok camiye sahip il konumunda.

İstanbul Diyanet