Jeoloji mühendislerinden 6 Şubat uyarısı: “42 yıllık şartnameyle afet mücadelesi olmaz”

JMO Konya Başkanı Şükrü Arslan, deprem yıkımının asıl nedeninin yapı değil ihmal edilen zemin etütleri olduğunu vurguladı.

Jeoloji mühendislerinden 6 Şubat uyarısı: “42 yıllık şartnameyle afet mücadelesi olmaz”

Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Konya Şube Başkanı Şükrü Arslan, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde açıklamalarda bulundu.

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremi hatırlatan ve kayıpları anarak sözlerine başlayan Arslan, “Asrın felaketi olarak nitelendirdiğimiz bu acı olay, 120 bin kilometrekarelik alanda 11 il, 124 ilçe, 6 bin 929 köy ve mahallede, on binlerce binanın yıkılmasına, 50 binin üzerinde vatandaşımızın hayatını kaybetmesine ve 100 binin üzerinde vatandaşımızın yaralanmasına neden olmuştur.” ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE HEP ÜST SIRALARDA YER ALMAKTADIR.”

Arslan sözlerine şöyle devam etti:

“Birleşmiş Milletler Afet Risk Azaltma Ofisinin yayımladığı “Küresel Afet Risk Azaltma Değerlendirme Raporu 2025 (GAR 2025)’na göre afetlerin ekonomik yükü tüm dünyada katlanarak artıyor. Bu tablo ülkemiz için de geçerlidir. Örneğin 1999 Marmara depremlerinin ülke ekonomisine maliyeti yaklaşık 17 milyar dolar iken, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerinin 100 milyar doların üzerinde olduğu açıklanmıştır. Uluslararası Afet Veri Tabanı (EM-DAT) tarafından her yıl yayınlanan raporlarda afet olay, ölü ve etkilenen kişi sayısına göre yapılan sıralamalarda Türkiye yüksek zarar ve can kayıplarıyla hep üst sıralarda yer almaktadır.”

“MEVZUAT VAR, GÜVENLİ YAPI YOK”

Arslan, Türkiye’nin deprem gerçeğinin bilimsel verilerle yıllardır bilindiğine dikkat çekerek, "Vatan topraklarımızın yüzde 98 oranında deprem kuşağında yer alması, Sismik kayıtların tutulmasından (1900 yılından) itibaren 7 ve üzerinde 22 depremin yaşanması bizlerin ne kadar ciddi bir tehlike ile karşı karşıya olduğumuzun açık bir göstergesidir. Bilinen bu gerçeklere rağmen yaşanan bu depremlerde on binlerce binanın yıkılması olağan mıdır? Bu acı tablo, 3194 sayılı İmar Kanunu, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun, Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliği ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliklerinde yetersizlikler olduğunu bizlere göstermektedir.” diye konuştu.

“ZEMİN YOK SAYILDI, BEDELİ AĞIR OLDU”

6 Şubat depremlerinin ardından ortaya çıkan yıkımın yalnızca yapı kalitesiyle açıklanamayacağının altını çizen Arslan, “Bu kadar geniş bir coğrafyada büyük bir yıkıma sebep olan bu depremler, zemin profili ile uyumsuz, gerekli önlemler alınmadan inşa edilmiş her yapının yıkılmaya mahkûm olduğunu bize bir kez daha göstermiştir. Zemin parametreleri en az yapı kadar önemlidir. Aksi halde deprem merkez üssünden 150-200 kilometre uzaklıktaki Hatay’daki büyük yıkım nasıl açıklanabilir?

Zeminin de yapı kadar önemli olduğunu gösteren ortamda bir an önce Zemin Etüt Denetimi Hakkında Kanun ve Yönetmeliklerin çıkarılması gerekmektedir. Zemin ve Temel Etütlerinde sondajlar ve araştırma çukurları, arazide yerinde yapılan deneyler, Zemin Etüt Denetim Firmaları tarafından denetiminin sağlanması, böyle önemli bir konuda inisiyatifin sadece birkaç kişiye verilmemesinin gerekliği açısından bu durum çok önemlidir. Zemin ve temel etüt raporlarında belirtilen zemin tipi, şev analizi, yer altı suyu vs. gibi parametre konularında, raporda belirtilen önlemlerin alınıp alınmadığı, zemin iyileştirme yöntemlerinin uygun yapılıp yapılmadığı, yerinde denetimi esas alacak şekilde yapılması ve denetlenmesi gerekmektedir. Bu konularda acil düzenlemeler gerekmektedir.” ifadelerine yer verdi.

“SORUN TORBA YASAYLA ÇÖZÜLMEZ”

Arslan, afetler karşısında her defasında hazırlıksız yakalanan ve ağır bedeller ödeyen bir ülke tablosunun değişmesi gerektiğini vurgulayarak, “Afetlere her seferinde hazırlıksız yakalanan ve ağır faturalar ödeyen bir ülke olmaktan kurtaracak, yeni kitlesel can ve mal kayıplarına engel olacak kalıcı, somut ve sistematik önlemleri hayata geçirmesi geçirilmesi gerekmekteyken; tartışmalı bir şekilde ‘Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Torba Kanun Teklifi’ Meclis'te yasalaşmayı beklemektedir. 'Bu yasa, yapılması gerekenlere ne kadar yer vermiştir? Mevcut uygulamadaki aksaklıkları ne kadar giderecektir?' gibi çok fazla soru işareti vardır. Esas olan denetimi artırmak değil midir?

Diğer bir önemli husus ise ‘Mühendislik Mimarlık Hizmet Şartnamesi’ olup, bu şartnamenin 1984 yılından bugüne kadar yenilenmemesidir. İvedi olarak Zemin ve temel etütlerini de kapsayacak şekilde Şartnamenin yenilenmesi gerekmektedir. Her afet sonrası büyük yıkımlara uyanmamak için bir an önce gerekli yasal düzenlemeleri yapmalı, kontrol ve denetimleri sıklaştırmalıyız.” dedi.

6 Şubat Deprem Hatay Kahramankazan