İYİ Parti lideri Dervişoğlu’ndan sert açıklamalar: Kurultay sonrası ilk grup toplantısı

İYİ Parti 4. Olağanüstü Kurultayı sonrası ilk grup toplantısında konuşan Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu, yeniden seçilerek güven tazeledi. “Başınızı öne eğdirmeyeceğim” diyen Dervişoğlu, hükümetin ekonomi ve dış politikasını eleştirdi, Kartalkaya faciasında ihmallere dikkat çekti.

İYİ Parti lideri Dervişoğlu’ndan sert açıklamalar: Kurultay sonrası ilk grup toplantısı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 18 Ocak Pazar günü gerçekleştirilen 4. Olağanüstü Kurultay’ın ardından partisinin ilk grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasına kurultay delegelerine ve partililere teşekkür ederek başlayan Dervişoğlu, yeni döneme dair kararlılık mesajı verdi.

"TÜRK MİLLETİNDEN BAŞKA EFENDİM OLMADI"

Kurultay sonrası kendisine destek veren tüm teşkilatlara ve başarı dileklerini ileten siyasi parti liderlerine teşekkür eden Dervişoğlu, siyasi çizgisini şu sözlerle vurguladı:

"Siz benim başımı her zaman dik tuttunuz. Ben de bugüne kadar başınızı nasıl yere eğdirmediysem, bundan sonra da eğdirmeyeceğime söz veriyorum. Türk milletinden başka hiçbir efendim olmadı, ömrümün sonuna kadar da olmayacak. Vakit artık iyilerin vaktidir."

"25 YILDIR AYNI BAHANELERİ DİNLİYORUZ"

Hükümetin dış politikadaki gelişmeleri ekonomik sıkıntıların bahanesi olarak kullandığını savunan Dervişoğlu, vatandaşın temel haklarına ulaşmakta zorluk çektiğini belirtti. Dervişoğlu, "Türk milleti 25 yıldır aynı bahaneleri dinliyor. 'Suriye’de savaş var durun, Rusya kritik bekleyin' diyerek insanımız avutuluyor. Açık söyleyeyim; kimse bu numaraları yutmuyor. Aç karınlar yalanlara tok; bu sözlerle karın doymuyor." ifadelerini kullandı.

"ÇİLEYİ HUY EDİNMEMİZİ İSTİYORSUNUZ"

Vatandaşın sabrının zorlandığını ifade eden İYİ Parti lideri, hükümetin "metanet" ve "sabır" telkinlerini eleştirerek, "Asli göreviniz olan milletin refahını sağlamaya ne zaman döneceksiniz? Siz acılara alışmamızı değil, çileyi huy edinmemizi istiyorsunuz." dedi.

KARTALKAYA FACİASI UNUTULMADI: "ASIL MESELE İHMALLER"

Konuşmasında tam bir yıl önce meydana gelen ve 78 vatandaşın hayatını kaybettiği Kartalkaya faciasına da geniş yer ayıran Dervişoğlu, facianın bir "kader" değil, ihmaller zinciri olduğunu şu ifadelerle savundu:

"133 yaralı ve 78 kaybımız... Her biri ihmal, rüşvet, denetimsizlik ve kuralsızlık sarmalının kurbanıdır. Sadece gözyaşı dökmek acıları paylaşmak değildir. Acılar, ancak onları doğuran sebepler ortadan kaldırılırsa gerçekten paylaşılmış olur. Bugün yeni facialara ne kadar yakınız, asıl üzerinde düşünülmesi gereken budur."

"TÜRKİYE LATİN AMERİKA’YA DÖNDÜ, SOKAKLAR MAFYAYA MAHKÛM"

Konuşmasında güvenlik sorununa geniş yer ayıran Dervişoğlu, gençlerin suç örgütlerine özendirildiğini vurguladı. "Mafya dizileriyle çocuklarımızı bu rollere özendirdiler, Türkiye’yi Latin Amerika’ya çevirdiler" diyen İYİ Parti lideri, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gençlerimiz diplomasına güvenmiyor, iş bulacağına inanmıyor. Kumar reklamları ve bahis siteleri önüne düşüyor. Çünkü iktidar onlara kaybedecek bir şey bırakmadı. Türkiye’yi bir suç cennetine çevirenleri, üç yılda bir af çıkartıp katili, torbacıyı, sapığı baş tacı edenleri vallahi de billahi de affetmeyeceğim! Çocuğunuz okula giderken eliniz yüreğinizdeyse siz de bu sorumsuz iktidarı affetmeyin."

"TÜRKİYE LATİN AMERİKA’YA DÖNDÜ, SOKAKLAR MAFYAYA MAHKÛM"

Geçtiğimiz günlerde öldürülen 15 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın hatırasını anarak konuşmasına devam eden Dervişoğlu, Türkiye’nin bir "asayiş krizi" içinde olduğunu savundu. Gençlerin mafya dizileri ve yasa dışı bahis siteleriyle suça teşvik edildiğini belirten Dervişoğlu şunları söyledi:

"Mafya dizileriyle çocuklarımızı bu rollere özendirdiler, sokakları mafya düzenine mahkûm ettiler. Türkiye’yi Latin Amerika’ya çevirdiler. Gençlerimiz artık diplomasına güvenmiyor, iş bulacağına inanmıyor. Türkiye’yi bir suç cennetine çevirenleri, üç yılda bir af çıkartıp katili, torbacıyı, sapığı baş tacı edenleri vallahi de billahi de affetmeyeceğim! Çocuğunuz okula giderken eliniz yüreğinizdeyse, bu sorumsuz iktidarı siz de affetmeyin."

"VATANDAŞIN DÖVİZİNE VE ALTININA GÖZ DİKİYORLAR"

Ekonomideki "yasakçı zihniyetin" Türkiye'yi 50 yıl geriye götürdüğünü ifade eden Dervişoğlu, döviz ve altın alımına yönelik kısıtlama iddiaları üzerinden iktidarı şu ifadelerle uyardı:

"Vatandaşın döviz almasını tamamen yasaklamayı, kapalı bir sistem kurmayı hayal ediyorlar. Bu işin doğal sonucu kıtlıktır, kara borsadır. Halkın kara gün için sakladığı yastık altındaki altına göz dikip yeni vergilerle esnafın son sığınağını elinden almak istiyorlar. Siz önce tutturamadığınız enflasyon hedeflerinin hesabını verin."

"200 TL İLE TIRAŞ BİLE OLUNMUYOR"

Türk lirasının değer kaybını 1920’lerin Almanya’sıyla kıyaslayan Dervişoğlu, tedavüldeki en büyük banknotun komik duruma düştüğünü vurgulayarak, "En büyük paramız olan 200 TL ile bugün tıraş bile olamıyorsunuz, ekmek arası peynir zeytin koyduramıyorsunuz. 1920 Almanya’sı gibi el arabasıyla para taşır hale getirildik. İnatla yeni banknot basmayarak piyasaya işkence ediyorsunuz. Yarattığınız sefaleti yöneterek siyasi rant devşirmeye çalışıyorsunuz." ifadelerini kullandı.

"EMEKLİYİ SİSTEME YÜK GÖREN ZİHNİYETE MAHKÛM OLMAYACAĞIZ"

Emekli maaşlarının düşüklüğünün "insan ömrünün uzamasına" bağlanmasına tepki gösteren Dervişoğlu, devletin temel görevini hatırlatarak, "İnsan ömrünü sisteme yük olarak gören bu zihniyetten kimse lütuf istemiyor. Vatandaşın sürünerek yaşamasını, mümkünse ölüp iktidara yük olmamasını isteyenlere mahkûm olmayacağız. Benim devletim insanını yaşatmalı, yandaşlarını değil! Benim devletimin dini adalettir, zulüm değil!" şeklinde konuştu.

"İMRALI’YA GİDENLER FİGÜRANDIR"

Hükümetin PKK ve elebaşı üzerinden yürüttüğü iddia edilen yeni süreci "ihanet" olarak niteleyen Dervişoğlu, bu senaryonun milli olmadığını vurgulayarak, "Bir buçuk senedir 'devlet aklı' diye pazarlanan bu hikaye, emperyalizmin 100 yıl sonraki ikinci taarruzudur. Terörist başını Meclis’e getiremediler ama Meclis komisyon üyelerini caninin ayağına, İmralı’ya götürdüler. Eli kanlı bir katile 'kurucu önder' diyerek barış güvercini kostümü giydirenlere sesleniyorum: Bu senaryoda size biçilen rol ancak figüranlıktır." dedi.

"BAYRAĞIN NAMUS OLDUĞUNU MU UNUTTUNUZ?"

Nusaybin’de yaşanan bayrak indirme hadisesine devletin sessiz kaldığını savunan Dervişoğlu, şu sert eleştirilerde bulundu:

"Geçmişte Diyarbakır’da nizamiyeden bayrağımızı indirenler, bugün Nusaybin’de aynı ihanete cüret ediyor. Daha vahimi, devlet refleksinin bu kadar körelmiş olmasıdır. Bayrak indirene edilecek muamele nasıl unutulur? Bayrağın namus olduğunu mu unuttunuz? Bu cüretkârlığa yol verenleri tarih affetmeyecektir."

"SURİYE’DE ZAFER DEĞİL, TERÖR DEVLETİ HAZIRLIĞI VAR"

Suriye’deki SDG ve YPG unsurlarının geri çekilmesinin bir "başarı" gibi sunulmasına itiraz eden İYİ Parti lideri, yeni bir beka sorununun kapıda olduğunu belirterek, "YPG’nin kendine 'doğal bölge' ilan ettiği alana çekilmesi uluslararası bir başarı değildir. Bu iş federatif bir yapıya, bir terör devletinin kuruluşuna gidiyor. İktidarın 15 yıllık hatalı politikalarının bedelini vatan ödüyor. Müttefikleriniz teröristlere 'general' muamelesi yaparken, siz hiçbir şey almadan her şeyi verip 'muzaffer başkomutan' manşetleri attırıyorsunuz." ifadelerini kullandı.

"AÇ KARINLAR YALANLARA TOK!"

Konuşmasında ekonomi ve asayiş krizini Suriye politikasıyla bağdaştıran Dervişoğlu, iktidarın "dış güçler" bahanesinin artık karşılık bulmadığını söyleyerek, "25 yıldır aynı bahaneler: 'Suriye’de savaş var durun, Rusya kritik bekleyin.' İnsanımız en temel haklarına ulaşmayı bekleyerek ömür tüketiyor. Aç karınlar yalanlara tok! 200 TL ile tıraş bile olunamayan, çocukların mafya düzenine mahkûm edildiği bir ülkede zafer nidaları atamazsınız." açıklamalarında bulundu.

"İNŞAAT ŞİRKETİ DEĞİL, TÜRKİYE CUMHURİYETİ!"

Dervişoğlu, konuşmasını iktidara yönelik şu tarihi çağrıda bulundu:

"Ortadoğu’da inşaat ihalesi kovalamayı büyük Türkiye hayali diye pazarlamayı bırakın. Kendinize gelin! Siz inşaat şirketi yönetmiyorsunuz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yönetiyorsunuz. Bu milleti 'tövbe zincirlerine' mahkûm edemeyeceksiniz. Biz buradayız, İYİ'ler burada!"

"RAKKA-SİNCAR HATTINDA GÜVENLİK ALANI ŞART"

Türkiye’nin güney sınırlarında beklenen tehlikeye karşı yıllar önce yaptığı uyarıyı hatırlatan Dervişoğlu, stratejik bir hat çizerek şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye; Rakka, Tapka, Haseki ve Sincar hattında derhal bir güvenlik alanı oluşturmalıdır. Irak PKK’sı ile Suriye PKK’sının birleşmesini engellemek tek yoldur. Yanlış yolun şaşkın yolcuları yine bizim dediğimize geldiler. Amerika ve İsrail’in planı tıkır tıkır işlerken, siz sadece yandaşlarınızla emperyalizmin ekmeğine yağ sürüyorsunuz."

"MECLİS, TERÖRE UMUT DAĞITMA YERİ DEĞİLDİR"

DEM Parti’nin Meclis’teki tutumuna ve iktidarın buna alan açmasına sert çıkan Dervişoğlu, "Birinci çözüm süreci hendek rezaletiyle bitmişti. Bugün Meclis’te o katil lehine slogan atabilecek kadar şımartılanlar, Kürt kardeşlerimizi karanlık bir çukura davet ediyor. Terör örgütü ve terörist, asla bir devletin muhatabı sayılamaz. Cumhuriyetçi devlet aklında muhatap sadece diğer devletlerdir." dedi.

"ARTIK YETER! VALLAHİ YETER, BİLLAHİ YETER!"

Konuşmasında duygusal dozun en yüksek olduğu "Artık Yeter" bölümünde Dervişoğlu, iktidara şu sözlerle yüklendi:

"Mehmetçiğin kanıyla padişahçılık oynamaktan vazgeçin. Türk’ün mührüyle Napolyon pozları kesenler, yaptığınız yeter! Cumhuriyetin kıymetini yere çalanlar artık yeter! Vallahi yeter, billahi yeter! Kendinize gelin; siz kimsiniz, kendinizi ne zannediyorsunuz?"

"İHANET SÜRECİNE KÜSÜN, DARILIN AMA MİLLETE HESAP VERİN"

Konuşması sırasında salonda araya girenlerin uyarısına "Zamansız araya girmeye de yeter" diyerek tepki gösteren Dervişoğlu, konuşmasını tarihi bir bayrak vurgusuyla şu ifadelerle tamamladı:

"İhanet sürecinin ortakları lafımdan alınıp küsmesinler. Teröristten medet umup şereften taviz vermek sizin tercihinizdir, ama millete hesabını verirsiniz. Cumhuriyetimizin şerefine leke düşürtmeyiz."

"BAYRAK KANDIR, CANDIR, VATANDIR"

Nusaybin ve diğer bölgelerdeki bayrak tacizlerine karşı Türk milletine itidal çağrısı yapan Dervişoğlu, konuşmasını şu yeminle bitirdi:

"Herkes müsterih olsun; bayrağa el uzatanın akıbeti bellidir. Bu bayrak Malazgirt’tir, İstanbul’un fethidir, Çanakkale’dir, Sakarya’dır, Kocatepe’dir! Bu bayrak 15 Temmuz’da devleti sokaktan toplayan iradedir. Bu bayrak kandır, candır, vatandır. Ve herkes bilir ki; bir kere kalkan bayrak bir daha yere inmez!"

Siyaset İYİ Parti Müsavat Dervişoğlu Recep Tayyip Erdoğan Suriye Terörsüz Türkiye ekonomi