Güvenlik Kaynakları: Halep'te yaşananlar Arap-Kürt çatışması değil
Güvenlik kaynakları, Suriye hükümeti ile terör örgütü PKK/YPG arasında Halep’te yaşanan çatışmalara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Güvenlik kaynakları, yaşanan kayıpların sorumluluğunun doğrudan PKK’nın Kandil’deki yönetimine ait olduğunu vurgulayarak, Suriye ordusunun tüm süreç boyunca sivil hassasiyeti öncelediğinin altını çizdi.
Edinilen bilgilere göre, 10 Mart Mutabakatı çerçevesinde PKK/YPG’nin Halep’te bulunan Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerini çatışmasız şekilde terk etmesi için yaklaşık 10 aydır çeşitli seviyelerde siyasi müzakereler yürütüldü. Ancak güvenlik kaynakları, örgütün bu süreçte müzakereleri oyalama aracı olarak kullandığını, sahada ise Halep şehir merkezine yönelik saldırılarla istikrarsızlığı artırmayı ve sivilleri tehdit etmeyi sürdürdüğünü belirtti.
Kaynaklar, Halep’teki mevcut bölünmüşlüğün yalnızca güvenliği değil, aynı zamanda ekonomik kalkınmayı da ciddi biçimde tehdit ettiğini ifade etti. PKK/YPG unsurlarının Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı yol kontrol noktalarına yönelik son saldırılarının ardından, 5 Ocak itibarıyla bölgede tansiyonun yeniden yükseldiği hatırlatıldı.
“SİVİL HASSASİYET ÖNCELİK OLDU”
Yaşanan gelişmeler üzerine Suriye Savunma Bakanlığı tarafından, PKK/YPG’nin Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çıkarılmasına yönelik sınırlı bir operasyon planlandığını aktaran güvenlik kaynakları, operasyonun tüm aşamalarında sivillerin korunmasının öncelik olduğunu vurguladı.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Operasyonun planlama ve icra aşamalarında, bölgedeki Kürtler dahil tüm Suriye vatandaşlarının zarar görmemesi esas alınmıştır. Sivil kayıpların önüne geçilmesi için azami gayret gösterilmiştir. Bu kapsamda SDG tarafıyla çeşitli kanallardan temas kurulmuştur. SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Eşbaşkanı İlham Ahmed ve bazı isimler uzlaşıya açık bir tavır sergilemiştir.”
Kaynaklar, harekâtın ilk aşamasında Şeyh Maksud’un dış mahallelerinin ciddi bir çatışma yaşanmadan YPG unsurlarından temizlendiğini, Eşrefiye mahallesinin boşaltılmasının ardından ise Kandil’den bölgedeki örgüt mensuplarına “kalın ve savaşın” talimatı verildiğinin tespit edildiğini aktardı.
“TÜM KAYIPLARIN SORUMLULUĞU KANDİL’İNDİR”
Güvenlik kaynakları, Kandil’in çatışma talimatına rağmen Suriye ordusunun sivil hassasiyetini sürdürdüğünü vurgulayarak, “PKK’nın uzlaşı yerine çatışmayı önceleyen tavrı neticesinde, yaşanan tüm kayıpların sorumluluğu Kandil’indir” değerlendirmesinde bulundu.
Açıklamada, PKK’nın Kürt mahallelerinde yaşayan sivilleri canlı kalkan ve atış mevzisi olarak kullandığı, hastane ve çevresindeki bazı binalara yerleşerek hasta ve yaralıların hayatını dahi tehlikeye attığı belirtildi. Örgütün tünellerden gerçekleştirdiği keskin nişancı saldırılarında çok sayıda Suriye güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiği kaydedildi.
Milli İstihbarat Teşkilatı’nın, çatışmaların başladığı ilk andan itibaren uzlaşı ve diyalog yoluyla sürecin sonlandırılması için yoğun çaba gösterdiği, sivillerin güvenli şekilde bölgeden ayrılmasına yönelik girişimlerin ise PKK tarafından engellendiği ifade edildi.
“BU BİR ETNİK ÇATIŞMA DEĞİL”
PKK’nın yaşananları Kürt halkına yönelik etnik bir saldırı gibi göstermeye çalıştığına dikkat çeken güvenlik kaynakları, bunun gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Açıklamada, yaşananların bir Arap-Kürt çatışması olmadığı, asıl sebebin PKK’nın Suriye’nin geleceği ve kaynakları üzerindeki çıkar hesapları olduğu belirtildi.
Güvenlik kaynakları, Kürt halkının Suriye’nin asli unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, ülkede tüm etnik ve dini grupları kapsayan ortak bir gelecek hedeflendiğini ifade etti.
Son olarak açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen “Terörsüz Türkiye” sürecinin kararlılıkla devam ettiği, Halep’te yaşanan gelişmelerin bu süreci sekteye uğratamayacağı mesajı verildi.