Gülistan Doku soruşturmasında flaş gelişme
Gülistan Doku dosyasında yıllar sonra büyük operasyon başlatıldı. Aralarında dönemin Tunceli Valisi'nin oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de bulunduğu çok sayıda şüpheli eş zamanlı baskınlarla gözaltına alındı.
Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku dosyasında, tam 6 yıl sonra adaletin tesisi için dev bir adım atıldı. Yürütülen soruşturma çerçevesinde savcılığın talimatıyla harekete geçen emniyet güçleri, 7 ilde toplam 13 kişi hakkında gözaltı kararı çıkardı. Dosyanın seyrini değiştirecek bu gelişme, yıllardır süren belirsizliğin ardından kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Şüphelilerin ev ve iş adreslerine düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla birçoğu yakalanarak ifade işlemleri için ilgili birimlere götürüldü.
DÖNEMİN VALİSİNİN OĞLU MUSTAFA TÜRKAY SONEL GÖZALTINDA
Gözaltına alınan isimler arasında en dikkat çekici olanı, olay tarihinde Tunceli Valisi olarak görev yapan şahsın oğlu Mustafa Türkay Sonel oldu. Sonel'in İstanbul'da düzenlenen operasyonla yakalandığı ve soruşturmanın merkezine alındığı bildirildi. Ayrıca listede Gülistan Doku’nun o dönemki erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, üvey babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer de bulunuyor. Mustafa Türkay Sonel’in yakın arkadaşı olduğu belirtilen Uğurcan Açıkgöz de gözaltına alınan isimler arasında yer aldı.
CİNAYET ŞÜPHESİ VE ADLİ SÜRECİN DETAYLARI
Dosyada ayrıca kamu personelleri ve üniversite çalışanları da yer aldı. Dönemin Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, ihraç edilen eski polis memuru Gökhan Ertok ve üniversitenin kamera kayıtlarından sorumlu görevliler Savaş Gültürk ile Süleyman Önal da operasyon kapsamında gözaltına alınan isimler arasında yer aldı. Gülistan Doku’nun son olarak Uzunçayır Barajı çevresinde görüldüğü iddiaları ve telefon sinyallerinin bu bölgede kesilmesi uzun yıllar araştırıldı. Ailenin 6 yıldır süren hukuk mücadelesi sonucunda dosya cinayet şüphesiyle yeniden derinleştirilirken, operasyonun kayıp genç kızın akıbetine ışık tutması bekleniyor.
ADALET ARAYIŞINDA ALTI YILLIK HUKUK SAVAŞI
Gülistan Doku dosyasında yargı süreci, genç kızın kaybolduğu ilk günden itibaren oldukça sancılı bir seyir izledi. Başlangıçta "intihar" ihtimali üzerinde durulması ve arama kurtarma çalışmalarının sadece Uzunçayır Baraj Gölü üzerinde yoğunlaşması, dosyanın uzun süre sürüncemede kalmasına neden oldu. Doku ailesi ve avukatları, soruşturmanın başından beri bir cinayet şüphesi üzerinde durarak, delillerin eksik toplandığını ve baş şüphelilerin ifadelerindeki çelişkilerin üzerine gidilmediğini savundu. Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi’ne kadar uzanan başvurular ve kamuoyu baskısı, dosyanın tozlu raflardan inmesini sağlayarak bugünkü operasyonların önünü açtı.
DELİLLERİN KARARTILDIĞI İDDİALARI VE BİLİRKİŞİ RAPORLARI
Dava sürecinin en tartışmalı noktalarından birini, kamera kayıtları ve telefon sinyalleri oluşturdu. Dosyaya giren çeşitli bilirkişi raporlarında, Gülistan’ın son görüldüğü anlara dair görüntülerin kalitesizliği veya bazı kayıtların "silindiği" iddiaları yargılama sürecinde büyük krizlere yol açtı. Özellikle baş şüpheli Zeinal Abakarov'un evinde yapılan aramaların gecikmeli olması ve üvey babasının polis kimliğini kullanarak soruşturmaya müdahale ettiği iddiaları, müdahil avukatlar tarafından defalarca dile getirildi. Bugün gelinen noktada, üniversitenin kamera sistemlerinden sorumlu personelin de gözaltına alınmış olması, davanın "görevi kötüye kullanma" ve "suç delillerini yok etme" şüpheleriyle genişlediğini kanıtlıyor.
Gülistan Doku dosyasında sim kart bilmecesi! Oklar kimi gösteriyor?Güncel