G7’de başlayan "fotoğraf savaşı" Ankara’ya taşınıyor: Trump ve Meloni’nin ego kavgası zirveyi nasıl etkileyecek?
Haziran ayındaki G7 Zirvesi’nde "bana fotoğraf için yalvardı" iddiasıyla başlayan Donald Trump ve Giorgia Meloni gerilimi, Ankara’daki NATO Zirvesi öncesinde kişisel bir tartışmaya dönüştü.
Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi, sadece ittifakın geleceğini değil, liderler arasındaki kişisel ve stratejik hesaplaşmaları da sahneye taşıyor. Bu hesaplaşmaların tam merkezinde ise son haftalarda küresel siyasetin en hararetli pembe dizisine dönen Donald Trump ve Giorgia Meloni gerilimi yer alıyor.
Sağ ideolojinin iki önemli figürü olarak geçmişte "doğal müttefik" görülen bu ikilinin geçmişten bugüne yaşadıkları, Ankara’daki zirvenin diplomatik kulislerini ve karar masalarını doğrudan şekillendiriyor.
İşte geçmişteki yakınlaşmalardan bugünkü sert yol ayrımına uzanan dosya ve bu durumun Ankara’ya yansımaları...
Meloni, başbakan olmadan önce de Trump’ın MAGA (Make America Great Again) hareketine sempatiyle bakıyordu. ABD’deki muhafazakar CPAC konferanslarında coşkulu konuşmalar yapmış, Trump kampı tarafından Avrupa’daki en güçlü potansiyel müttefiklerden biri olarak kodlanmıştı. Meloni başbakan olduğunda ise Beyaz Saray'da kim olursa olsun (önce Biden, ardından yeniden Trump) pragmatik bir "Atlantikçi" çizgi izleyerek köprüleri sağlam tutmaya çalıştı. Hatta Avrupa basınında kendisi için "Trump fısıldayıcısı" yakıştırmaları yapılıyordu.

G7 KIRILMASI VE "BANA YALVARDI" KRİZİ (HAZİRAN 2026)
Her şey Haziran 2026'da Fransa'daki G7 Zirvesi’nde başladı. Kameralar önünde Meloni’nin "Biz her zaman arkadaştık" diyerek Trump ile sıcak bir diyalog kurduğu anlar viral oldu. Ancak zirvenin hemen ardından Trump, İtalyan La7 kanalına verdiği röportajda adeta diplomatik bir bomba bıraktı:
"İtalya Başbakanı Meloni, G7'de benimle fotoğraf çekilmek için defalarca yalvardı. Mecbur değildim ama onun için üzüldüm (acıdım) ve kabul ettim."
Trump bununla da kalmayıp sosyal medyasında Meloni'nin adını ("Gigiorgia") yanlış yazarak iddialarını sürdürdü.
MELONİ’NİN SERT RESTİ: "İTALYA ASLA YALVARMAZ!"
Meloni bu aşağılamaya karşı diplomatik nezaketi bir kenara bırakarak doğrudan bir video mesajla yanıt verdi. Trump’ın iddialarını "tamamen uydurma" olarak nitelendiren Meloni, tarihe geçecek şu sözleri söyledi:
"Ne ben ne de İtalya asla yalvarmaz. Benim popülaritem Trump'la arkadaş olmama değil, İtalya'nın ulusal çıkarlarını korumama bağlıdır. Bu sebepsiz saldırılar tamamen anlamsız."
Bu gerilim üzerine İtalya Dışişleri Bakanı Washington ziyaretini iptal etti ve iki lider arasındaki köprüler atıldı.
ANKARA ARİFESİNDE SON BOMBA: "UZAKLAŞTIRMA KARARI GEREKİYOR!"
Gerilim tam yatışıyor derken, Ankara’daki NATO Zirvesi için uçaklar kalkmadan hemen önce Trump, ateşe adeta körükle gitti. Sosyal medya hesabı üzerinden Meloni'nin kendisine "saplantılı" olduğunu ima eden akılalmaz bir paylaşım yapan Trump, İtalya Başbakanı için şu ifadeleri kullandı:
"Bu kadının bana karşı garip bir takıntısı var. Sanırım onun için mahkemeden bir uzaklaştırma kararı çıkartmam gerekecek."
Bu hamle, iki lider arasındaki köprüleri sadece yıkmakla kalmadı, Ankara öncesi diplomatik ilişkileri tam bir "magazinel akıl tutulması" noktasına taşıdı.

MADALYONUN ARKASINDAKİ GERÇEK: İRAN SAVAŞI VE ÜS KRİZİ
İkili arasındaki kavga sadece bir "fotoğraf" egosu değil. İşin arka planında çok ciddi bir askeri-stratejik anlaşmazlık var.
İddialara göre Trump, yakın dönemde yaşanan ABD-İran çatışmaları/savaşı sırasında, İtalya'nın kendi topraklarındaki hava üslerini ve pistlerini ABD bombardıman uçaklarının taarruz operasyonları için kullanmasına izin vermemesini, kabullenemedi.
Meloni ise askeri operasyonlar için üs kullanımının parlamento onayı gerektirdiğini savunarak Papa’nın barışçıl çizgisine yakın durdu. Trump, Ankara öncesi yaptığı açıklamalarda İtalya'yı "yetersiz müttefik" olmakla ve ABD'nin savunma bütçesinin arkasına saklanıp kritik anda taşın altına elini koymamakla suçladı.
ANKARA NATO ZİRVESİ'NE NASIL YANSIR?
Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşecek zirvede bu kişisel ve stratejik husumetin şu başlıklarla masaya yansıması kaçınılmaz:
- Beden Dili ve "Aile Fotoğrafı" Alarmı: Dünya basını Ankara’da en çok geleneksel NATO aile fotoğrafı çekilirken Trump ve Meloni’nin nerede duracağına, tokalaşıp tokalaşmayacağına odaklanacak. Aralarındaki soğuk rüzgarlar, zirvenin "birlik ve beraberlik" imajına gölge düşürebilir.
- Avrupa Direnişinin Sembolü Olarak Meloni: Meloni’nin Trump’ın sosyal medya saldırılarına boyun eğmeyen, aksine çok sert karşılık veren tavrı, zirvede diğer Avrupa liderlerine (örneğin Almanya Şansölyesi Friedrich Merz veya Fransa Cumhurbaşkanı Macron) Trump karşısında daha dik durma cesareti verebilir. Meloni, Ankara’da "ABD hegemonyasına karşı Avrupa’nın stratejik özerkliğini" savunan bir lider figürüne dönüşebilir.
- Arabuluculuk Rolü: Ev sahibi olarak Türkiye ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, zirvenin ana gündem maddelerinin (Ukrayna, küresel güvenlik vb.) bu ikili kavga yüzünden kilitlenmesini önlemek için kulislerde "ara buluculuk" ya da tansiyon düşürme diplomasisi yürütmek zorunda kalabilir.
Ankara zirvesi, Trump ve Meloni arasında G7’de başlayan kişisel ego savaşının ve İran kriziyle derinleşen askeri ayrışmanın NATO’nun operasyonel kuralları üzerinden hesaplaşacağı oldukça gerilimli bir sahne olmaya aday.