Erdoğan-Trump görüşmesinin perde arkası ve F-35 pazarlığı: Ankara’da 17 yıl sonra tarihi zirve

ABD Başkanı Donald Trump’ın 17 yıl aradan sonra Türkiye’ye gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret, Ankara’da savunma ve diplomasi düğümlerinin çözüldüğü yeni bir dönemin kapılarını araladı.

Erdoğan-Trump görüşmesinin perde arkası ve F-35 pazarlığı: Ankara’da 17 yıl sonra tarihi zirve

ABD Başkanı Donald Trump’ın 17 yıl aradan sonra Türkiye’ye gerçekleştirdiği ilk resmi devlet başkanı ziyareti, Türk-Amerikan ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını araladı. 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde NATO Zirvesi kapsamında Ankara’da gerçekleşen buluşma, sadece diplomatik protokollerle değil, perde arkasında konuşulan kritik savunma hamleleri ve iki lider arasındaki güçlü kişisel kimya ile de dikkat çekti.

Beştepe’de kapalı kapılar ardında gerçekleşen zirvede CAATSA yaptırımlarının kaldırılması vaadi ve F-35 programına dair verilen sıcak mesajlar, görüşmenin en stratejik çıktıları oldu.

ZİRVENİN ÖNE ÇIKAN BAŞLIKLARI

Apronda Samimi Karşılama: Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanını havalimanında uçağının merdivenlerinde karşıladı. Liderlerin kol kola yürümesi, görüşmenin pozitif atmosferinin ilk sinyali oldu.

CAATSA İçin "Kaldıracağız" Sözü: Trump, Türkiye'nin S-400 alımı nedeniyle uygulanan yaptırımların sona erdirileceğini net bir dille ifade etti.


F-35'te Esnek Dönüş: Daha önce sert şartlar öne süren Trump, F-35'ler için "Harika bir uçak, kesinlikle değerlendireceğiz" diyerek yeşil ışık yaktı.

Kongre Gerçeği: Liderler arasındaki olumlu havaya rağmen, F-35 satışının resmiyet kazanması için ABD Kongresi'nin olası itirazlarının aşılması gerektiği vurgulandı.

MASADAKİ EN KRİTİK DOSYA: CAATSA VE SAVUNMA İŞBİRLİĞİ

Saat 15:00 sularında başlayan ve önce baş başa, ardından heyetler arası formatta devam eden görüşmenin ana eksenini savunma sanayii oluşturdu. F-16 tedarik süreci, KAAN savaş uçağının motor entegrasyonu, ikili ticaret hacmi ve Ukrayna ile Orta Doğu’daki bölgesel güvenlik başlıkları detaylıca ele alındı.

Görüşmenin en çarpıcı anı ise S-400 hava savunma sistemleri nedeniyle Türkiye'ye uygulanan CAATSA yaptırımları konusunda yaşandı. Trump’ın heyetler arası görüşmede, "Yaptırımları kaldıracağız" şeklindeki net çıkışı, Ankara tarafından uzun süredir beklenen stratejik bir adımın habercisi oldu. Trump ayrıca, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu överek, Ankara'yı birçok ittifak üyesinden "daha sadık bir müttefik" olarak tanımladı.

F-35 ÇIKMAZINDA "DEĞERLENDİRME" DÖNEMECİ

Zirvenin en çok merak edilen konusu şüphesiz F-35 savaş uçaklarıydı. 2025 yılındaki söylemlerinde Türkiye'nin önceden adım atması gerektiğini savunan Trump'ın, Ankara'da bu katı tutumundan vazgeçerek esnek bir strateji izlediği görüldü. F-35'ler için "Harika bir uçak, kesinlikle düşüneceğimiz ve değerlendireceğimiz bir konu" ifadelerini kullanan ABD Başkanı, kapıyı açık bıraktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Türkiye'ye geçmişte verilen 5 uçaklık taahhüdü hatırlatarak, somut bir ilerleme beklentisini dile getirdi. Erdoğan’ın, "F-35’lerin tesliminde dünya 'ABD sözünü tuttu' diyecek" sözleri, Türkiye'nin bu konudaki kararlılığını ve beklentisini netleştirdi.

Trump’ın "değerlendirme" vaadi ikili ilişkilerde büyük bir buzlanmayı eritse de, bu durum henüz kesinleşmiş bir satış anlamına gelmiyor. F-35 programına dönüşün veya uçak satışının gerçekleşmesi için ABD Kongresi'nin onayı şart. Özellikle Yunanistan ve İsrail lobilerinin olası itirazları, Washington'da Trump yönetimini bekleyen en büyük diplomatik sınav olacak.

WASHİNGTON'A DÖNÜŞ VE STRATEJİK SONUÇLAR

İki gün süren NATO Zirvesi programlarının ardından Ankara'dan ayrılan Trump, İngiltere üzerinden Washington'a döndü. Zirvenin perde arkası değerlendirildiğinde, iki lider arasındaki güçlü kişisel kimyanın kurumsal ilişkileri onarmada en büyük manivela olduğu bir kez daha kanıtlandı.

Ankara bu buluşmayı, yaptırımların gölgesinden çıkılan "tarihi bir başarı" olarak nitelendirirken; Washington cephesi gelişmeleri stratejik bir "yeniden başlatma" (reset) olarak okuyor. Somut adımların Kongre ve bürokrasi koridorlarında nasıl yankılanacağını zaman gösterecek olsa da, Ankara zirvesi Türk-Amerikan ilişkilerinde yeni ve rasyonel bir müzakere döneminin zeminini hazırladı.

NATO ABD Trump Recep Tayyip Erdoğan