Epstein dosyasında Türkiye izleri! CHP'li Tan Bakan Yerlikaya'ya sordu
CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan, Jeffrey Epstein’in uluslararası suç ağındaki Türkiye iddialarını İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya sordu.
Dünya genelinde çocuk istismarı, insan ticareti ve şantaj ağlarıyla anılan Jeffrey Epstein dosyası, CHP’nin soru önergesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) gündemine taşındı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Namık Tan, kamuoyunda büyük infial yaratan iddiaları İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya yöneltti.
ANTALYA’DAKİ OTEL VE ŞÜPHELİ ÖLÜM BAĞLANTISI
Namık Tan’ın önergesinde en dikkat çeken başlıklardan biri, Epstein dosyalarında geçen "masaj eğitimi" iddiası oldu. Belgelerde reşit olmayan çocukların bu gerekçeyle Antalya’daki Rixos Otel’e getirildiğinin yer aldığını belirten Tan, bu iddianın geçmişte aynı otelde staj yaparken şüpheli şekilde hayatını kaybeden bir çocuğun davasıyla olan zaman-mekan eşleşmesini sordu. Tan, söz konusu ölümle ilgili soruşturmanın akıbetinin açıklanmasını istedi.

AHMET MÜCAHİT ÖREN VE GHİSLAİNE MAXWELL YAZIŞMALARI
Önergede yer alan bir diğer kritik soru ise İhlas Holding CEO’su Ahmet Mücahit Ören hakkında oldu. Epstein’in suç ortağı Ghislaine Maxwell ile Ören arasında yapıldığı öne sürülen yazışmaların içeriğine dikkat çeken Tan, Bakanlıkça bu konuda bir inceleme veya tespit yapılıp yapılmadığını sorguladı.

"SON 20 YILDA KAÇ ÇOCUK KAYBOLDU?"
Namık Tan, Epstein dosyasındaki iddiaları Türkiye’deki kayıp çocuk vakalarıyla ilişkilendirerek şu sarsıcı soruları Bakan Yerlikaya'ya yöneltti:
- Son 20 yıl içerisinde Türkiye’de kayıp başvurusu yapılan çocuk sayısı kaçtır ve kaçının akıbeti belirsizdir?
- Epstein’in suç ağıyla bağlantılı kişilerin Türkiye’ye giriş-çıkış kayıtları incelenmiş midir?
- ABD makamları veya Interpol ile bu dosya kapsamında resmi bilgi paylaşımı ya da adli yardımlaşma süreci başlatılmış mıdır?
"VİCDANLAR İÇİN ŞEFFAFLIK ŞART"
Çocuklara yönelik suçların "insanlık onuruna karşı işlenmiş en ağır suçlar" olduğunu vurgulayan Tan, Epstein dosyasının sadece cinsel istismarla sınırlı olmadığını; kara para aklama, şantaj ve resmi görevlilerin ihmali gibi birçok boyutu bulunduğunu ifade etti. Tan, bu karanlık iddiaların en ufak bir şaibe kalmayacak şekilde araştırılmasının ülke güvenliği için bir zaruret olduğunu belirtti.