Enerji savaşlarında kim kazanıyor? Prof. Dr. Cihat Yaycı'dan çarpıcı bölge analizi!

ABD ve İran arasında Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen ve uzatılan ateşkes sürecinin yankıları sürerken, Güvenlik ve Deniz Stratejileri Uzmanı Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, krizin perde arkasına dair açıklamalarda bulundu.

Enerji savaşlarında kim kazanıyor? Prof. Dr. Cihat Yaycı'dan çarpıcı bölge analizi!

Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında Hürmüz Boğazı ekseninde yaşanan gerilim sürerken, Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı'dan sürece dair çok çarpıcı bir analiz geldi. GZT Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer’in sorularını yanıtlayan Yaycı, bölgedeki krizin basit bir gemi geçiş meselesi olmadığını, kökleri derin stratejilere dayanan bir "boğma operasyonu" olduğunu ifade etti.

"ATEŞKES DEĞİL, STRATEJİK BİR OYALAMA TAKTİĞİ"

Yaycı'ya göre, kamuoyuna "barış adımı" olarak sunulan ateşkes kararları aslında ABD'nin stratejik bir hamlesinden ibaret.

ABD'nin daha önce bölgeye sokmaya çekindiği amfibi hücum gemilerini ve nükleer denizaltılarını bu sükunet sürecinden faydalanarak körfeze yerleştirdiğine dikkat çeken Yaycı, "Ateşkesle bölgeye yerleşip sonra ablukayı başlatıyorlar." uyarısında bulundu.

HEDEFTEKİ KRİTİK NOKTA: HARK ADASI

Müstafi Tümamiral Yaycı, ABD ablukasının asıl hedefinin İran'ın can damarı olan Hark Adası olduğunu belirtti. İran’ın petrol ve doğal gaz ihracatının neredeyse tamamının gerçekleştirildiği bu adanın stratejik önemine vurgu yapan Yaycı, ABD'nin Hark Adası'nı kontrol altına alarak İran'ın ekonomik nefes borusunu tamamen kesmeyi planladığını ifade etti.

TARİHİ DÜZELTME: "BASRA DEĞİL, KENGER KÖRFEZİ"

Yaycı, jeopolitik analizlerinin yanı sıra bölgenin isimlendirilmesi konusunda da önemli bir düzeltme yaptı. Yaygın olarak "Basra Körfezi" adıyla bilinen coğrafyanın tarihsel gerçekliklere uymadığını belirten Yaycı, bölgenin isminin Sümerlerden ve Kenger Türk boyundan gelen "Kenger Körfezi" olduğunu hatırlatarak, bu konuda ulusal bir terminolojik bilinç oluşturulması gerektiğinin altını çizdi.

EKONOMİK SAVAŞIN KAZANANLARI VE KAYBEDENLERİ KİMLER?

Bölgedeki deniz ablukası ve gerilimin küresel piyasalardaki yansımalarını da değerlendiren Yaycı, ekonomik savaşın kazanan ve kaybeden taraflarını net bir şekilde ayırdı:

  • Kazananlar: ABD, Rusya ve İngiltere (Artan petrol fiyatları ve güçlenen dolar endeksi üzerinden ciddi ekonomik çıkar sağlıyorlar).

  • Kaybedenler: Türkiye ve Avrupa Birliği (Maliyet artışları, derinleşen enerji krizi ve enflasyonist baskılarla karşı karşıyalar). Yaycı ayrıca, abluka ortamında Çin ve Rusya bandıralı gemilerin geçişine izin verilmesinin, bu ülkeler arasında yürütülen "arka kapı diplomasisine" işaret ettiğini dile getirdi.

ABLUKANIN ULUSLARARASI HUKUKTAKİ YERİ

Gerilimin hukuki boyutunu da ele alan Prof. Dr. Cihat Yaycı, uluslararası hukukta bir ablukanın meşru ve geçerli sayılabilmesi için üç temel şartın (açık ilan, süreklilik ve yeterli askeri güç) bir arada bulunması gerektiğini vurguladı. İsrail'in Gazze'ye uyguladığı ablukanın tamamen hukuk dışı olduğunu hatırlatan Yaycı, ABD'nin ise şu anda Hürmüz Boğazı'nda yürüttüğü askeri yığınakla bu hukuki zemini kendi lehine kurmaya çalıştığını sözlerine ekledi.

İran ABD Hürmüz Boğazı