Dışişleri Bakanı Fidan: "AB üyeliği stratejik hedefimiz"
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Roma’daki görüşmede Türkiye-İtalya stratejik ortaklığını derinleştirme kararlılığını vurguladı. Türkiye’nin AB tam üyeliğinin stratejik hedef olmaya devam ettiğini ve süreci canlandıracak adımlar beklediğini söyledi.
İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, Türkiye gibi önemli bir ülkeyle işbirliğinin insan kaçakçılarıyla mücadelelerini güçlendireceğini belirterek, ayrıca Ankara'nın, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda diyaloğu kolaylaştırmak açısından önemli bir rol oynayabileceğini bildiklerini söyledi.
İtalya'nın başkenti Roma'ya gelen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İtalya Dışişleri Bakanlığında Antonio Tajani ile görüştü.
İki bakan, görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Bakan Tajani, Türkiye ve İtalya'nın stratejik ortak olduğunu ve nisan ayında Roma'da yapılan Türkiye-İtalya Hükümetlerarası Zirve'nin de bunu gösterdiğini belirterek, bu akşam düzensiz göçle mücadelede işbirliğinin güçlendirilmesi belgesinin imzalanmasının Akdeniz'de ve özellikle Libya'dan göç kalkışlarının önlenmesinde çok faydalı olacağını ifade etti.
Tajani, İtalya için düzensiz göç meselesinin hayati önem taşıdığını vurgulayarak, "Akdeniz bölgesinde Türkiye gibi önemli bir ülkeyle işbirliği, insan kaçakçılarına karşı mücadelemizi güçlendirmemizi sağlayacaktır. Bu girişim, (İtalya) hükümetin, Akdeniz'de düzensiz göçle, uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizmle mücadelede kilit bir ülkeyle yürüttüğü somut bir eylemdir." diye konuştu.
İki ülkenin kolluk kuvvetlerinin eğitimi konusunda birlikte çalışılacağını anlatan Tajani, şu değerlendirmede bulundu:
"Akdeniz'deki suç ağlarını çökertmeyi ve düzensiz göçün önlenmesi için sahil güvenliklerimiz arasındaki işbirliğini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Aynı konu, ağustosta İstanbul'da Başbakan (Giorgia) Meloni ile Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan, Libya Başbakanı (Abdulhamid) Dibeybe, Türkiye İçişleri Bakanı ve İtalya İçişleri Bakanı arasında da ele alındı. Dolayısıyla biz, İtalya, Türkiye ve Libya arasında diyaloğu güçlendirmek için çalışıyoruz. Bunu diğer bölgesel aktörlere de yaymak istiyoruz çünkü bizim için Kuzey Afrika'nın ve Akdeniz'in istikrarı hayati önem taşıyor."
Tajani, "Akdeniz artık göçmenlerin mezarlığı olmamalı, refah ve büyüme inşa etmeye hizmet eden bir deniz olmalı." dedi.
"UKRAYNA'DA BARIŞ İNSA ETMEK İÇİN ÇALIŞABİLİRİZ"
Rusya-Ukrayna Savaşı'na da değinen Tajani, "Türkiye ile Ukrayna'da barış inşa etmek için de iyi bir şekilde çalışabiliriz. Ankara'nın diyaloğu kolaylaştırmak açısından önemli bir rol oynayabileceğini çok iyi biliyoruz. Ayrıca, Bakan Fidan'a İtalya'nın, barış sağlandığında Ukrayna'ya, NATO'nun 5. maddesi modelinde bir güvenlik garantisi verilmesi önerisini de yineledim." şeklinde konuştu.
Tajani, Karadeniz'in güvenliğinde Türkiye'nin rolünü göz önünde bulundurarak deniz mayınlarının temizlenmesi fikrini de tartışmaya açık olduklarını belirterek, "Bu alanda büyük bir tarihe ve deneyime sahibiz, deniz taşımacılığının güvenliğini sağlamak için de çalışabileceğimize inanıyorum." ifadelerini kullandı
TÜRKİYE-İTALYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ
İki ülke arasında ekonomik ilişkiler konusunda işlerin doğru yönde ilerlediğini gördüklerini dile getiren Tajani, "Bu alanda işbirliğini güçlendirmek için daha çok çalışmaya karar verdik. 2024 yılında toplam 32 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaştık. Türkiye'nin Akdeniz bölgesinde en büyük, Avrupa'da ise ikinci büyük ticaret ortağıyız, bu nedenle son yıllarda Türkiye'ye ihracatımız iki katından fazla arttı. Dolayısıyla daha fazla yatırım yapmaya ve elbette ülkemize gelecek yatırımları da kabul etmeye hazırız." ifadelerini kullandı.
İki ülke arasında son dönemde öne çıkan savunma sanayindeki ortaklıklara da değinen Tajani, şöyle devam etti:
"Barış için yürütülecek çalışmalar konusunda da birlikte çalışmaya hazırız. Bakan'a, savunma sanayisine ilişkin tutumumuzu da yineledim. Amacımız, sadece AB'ye üye ülkelerle değil, ABD, İngiltere ve Türkiye gibi ülkelerle de işbirliği yaparak savunma sanayimizi güçlendirmektir. Ayrıca Suriye'de, Lübnan'da ve tüm Orta Doğu'da istikrarı güçlendirme konusunda hemfikir olduk. Biz, barış ve istikrar için dost ülke Türkiye'nin rolüne çok güveniyoruz ve birlikte önemli adımlar atabileceğimize inanıyoruz."
SAVUNMA SANAYİSİNDEKİ İŞBİRLİĞİ
Hedefin bunu 40 milyar dolara çıkarmak olduğunu dile getiren Fidan, "Savunma sanayi alanındaki işbirliğimizden de büyük memnuniyet duyuyoruz. Son dönemde Baykar firmasının İtalyan'ın köklü havacılık şirketi Piaggio Aerospace'i bünyesine katması, ayrıca İtalyan savunma sanayi şirketi Leonardo ile ortaklık kurması bölgemiz için örnek teşkil etmektedir." şeklinde konuştu.
Fidan, Eurofighter temini konusunda kat edilen ilerlemenin Türkiye ile İtalya açısından son derece önemli olduğu belirterek, Akdeniz bölgesinin Avrupa'nın enerji güvenliği ve bağlantısallığı bakımından da anahtar konumda olduğuna işaret etti.
Bakan Fidan, şunları kaydetti:
"Bu alanlardaki işbirliğimizin geliştirilmesi hem ikili hem de bölgesel düzeyde büyük fayda sağlayacaktır. Diğer taraftan deniz yetki alanlarımızda öngörülen faaliyetlerin egemen halklara saygılı biçimde uluslararası deniz hukukuna uygun şekilde ve etkin eşgüdüm içinde yürütülmesi gerekmektedir. İtalya'nın bu hususta gösterdiği hassasiyetten büyük memnuniyet duyuyoruz."
İtalyan mevkidaşıyla Akdeniz'deki düzensiz göç hareketliliğini de değerlendiklerini aktaran Fidan, Türkiye'nin düzensiz göçle kararlı bir şekilde mücadele ettiğini bildirdi.
Fidan, Türkiye'nin gayretleri sonucunda, özellikle Doğu Akdeniz göç güzergahındaki baskının azalmış durumda olduğunu belirterek, bu konuda da İtalya ile ortak çalışmalara devam edileceği mesajını verdi.
"AB'YE TAM ÜYELİK TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK BİR HEDEF OLMAYI SÜRDÜRÜYOR"
Türkiye-AB ilişkilerine yönelik Fidan, "AB'ye tam üyelik Türkiye için stratejik bir hedef olmayı sürdürüyor. Bu süreçte AB'den beklentimiz dar siyasi hesaplarla ön yargılı bir tutum takınmaması ve Türkiye-AB üyelik sürecini canlandıracak adımlar içeren bir vizyon geliştirmesidir." ifadelerine yer verdi.
Fidan, İtalya'nın, Türkiye'nin AB üyeliğine verdiği desteğin, stratejik ve uzun vadeli bir bakış açısını yansıttığına dikkati çekerek, bu anlayışın tüm AB üyeleri tarafından benimsenmesinin beklenildiğini söyledi.
İki ülkenin Avrupa savunmasının güçlendirilmesi konusunda da ortak vizyona sahip olduğunun altını çizen Fidan, "Sürdürülebilir ve caydırıcı bir güvenlik mimarisinin ancak NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip Türkiye'nin tam katılımıyla mümkün olabileceği unutulmamalıdır." dedi.
Fidan, İtalyan mevkidaşıyla, bölgesel ve uluslararası meseleleri de etraflıca görüşme imkanı bulduklarını aktararak, bu çerçevede Ukrayna'da "adil ve kalıcı barışın tesisi" yönündeki ortak irade ve çabanın ele alındığını belirtti.
Türkiye'nin bu hususta, taraflar arasında doğrudan müzakere sürecine ev sahipliği yaparak somut katkı sağladığını anımsatan Fidan, Ankara'nın bundan sonraki dönemde de kolaylaştırıcı rolünü sürdürmeye ve savaşın sona ermesi için her türlü çabayı göstermeye hazır olduğunu vurguladı.
Fidan, Afrika'daki güncel gelişmelerinde görüşüldüğünü ifade ederek, kıtada refah ve istikrarın desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.
İSRAİL'İN GAZZE'DEKİ SOYKIRIMI
Uluslararası toplumun İsrail'e uyguladığı baskının yetersiz kaldığını ve caydırıcı bir noktaya ulaşmadığını söyleyen Fidan, "Bugün itibarıyla Gazze'de sistematik açlıkla oluşturulan soykırım devam etmekte. İsrail'in bölgedeki yayılmacılığı ve tehdidi giderek büyümekte." ifadesini kullandı.
Fidan, geç de olsa büyük bir uyanma görülen uluslararası kamuoyunun, uluslararası sisteme göre daha hızlı mesafe kat ettiğini vurgulayarak, "İsrail'in yıllar içerisinde uluslararası kamuoyunun gözü önünde oluşturduğu illüzyonun giderek kalkmakta olduğunu görüyoruz. Gerçek yüzünün, gerçek niyetlerinin ortaya çıktığını görüyoruz." diye konuştu.
İnsanlığın kutsal kabul ettiği bütün kuralların İsrail tarafından umursamazca teker teker nasıl çiğnendiğini bütün dünyanın gördüğüne işaret eden Fidan, "Dünya, özellikle batı toplumu kendi değerleri açısından bir çatışma içerisinde." dedi.
Bakan Fidan, İsrail'in işgali ile Batı değerleri arasındaki çatışmanın daha büyük sonuçlara neden olacağını söyledi.
Fidan, uluslararası toplumun ve sistemin daha çok gayret göstermesi gerektiğini belirterek, Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletlerin (BM) daha etkili kararlar alarak İsrail'i durdurması gerektiğini, aksi takdirde büyük ölçüde aşınmış olan uluslararası sistemin tamamıyla çökebileceğini kaydetti.