Dijital bağımlılık şiddete mi dönüşüyor? Asıl tehlike çocuğunuzun odasında

Güvenlik ve Terör Uzmanı ve Yeni Ankara yazarı Salih Aydemir, okul saldırılarının ardından dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkisine ilişkin açıklaması dikkat çekti.

Güvenlik ve Terör Uzmanı ve Yeni Ankara yazarı Salih Aydemir’in, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırıları üzerinden yaptığı çarpıcı değerlendirmeler, dijital dünyanın nasıl birer güvenlik tehdidine dönüştüğünü ortaya koyuyor. İşte uzman görüşleri ışığında, saldırıların perde arkası ve yeni nesil tehditler…

OKUL SALDIRILARINDA "KELEBEK ETKİSİ" VE DİJİTAL BAĞIMLILIK

Güvenlik ve Terör Uzmanı Salih Aydemir, Siverek ve Kahramanmaraş’ta peş peşe yaşanan saldırıların temelinde bir "kelebek etkisi" olduğunu vurguladı. Bu kavramı, "bir kelebek kanat çırptığında diğerlerinin ona uymasıyla başlayan sistematik bir uyanış" olarak tanımlayan Aydemir, çocukların dijital oyun bağımlılıklarının bu etkiyi tetikleyen temel sebep olduğunu belirtti.

Aydemir; “Tabii ki buradaki bu saldırılar şöyle nitelendirmek lazım. Birincisi bir terör saldırısı diyebiliriz. Çünkü terörün temelinde şiddet vardır ve burada da aşırı derecede bir şiddet kullanılmıştır. Ne kadar yaşları küçük olsa da bu kelebek etkisini etkileyen bu küçük yaştaki çocukların dijital oyun bağlılıkları temel sebeptir.” ifadelerini kullandı.

Aydemir’e göre, 15 yaş altındaki çocuklar bu oyunlar sebebiyle "duygusal felç" yaşıyor. Algoritmalar ve yazılımlar aracılığıyla iç dünyalarına kapanan çocuklar, bu dijital kapalılığın bir sonucu olarak şiddete yönlendiriliyor.

ÜÇ SALDIRI ARASINDAKİ BENZERLİKLER

Aydemir; İstanbul, Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan üç olay arasındaki çarpıcı benzerliklere DE dikkat çekti: “Birincisi İstanbul'da bir hafta-15 gün önce yaşadığımız terör saldırısı. Oradakilerin yaşları ve silah kullanım şekilleri aynı. Saldırganların sırtlarında çanta, ellerinde tüfeklerle eylemi gerçekleştirmesi... Orada yaşları ve silah kullanım şekilleri aynı. Kahramanmaraş’taki saldırganın bir emniyet müdürünün oğlu olması ve silahlarla önceden haşır neşir olması nedeniyle daha "sabit ve net" atışlar gördük. İstanbul’da polise yönelik bir "yok oluş" saldırısı varken; Siverek’te çocuğun eylem sonrası intihar etmesi, bir çocuğun, o yaşlardaki bir çocuğun, intihara sürüklenmesi demek çok anlamlıdır. Neden biliyor musunuz? Çünkü çocuk artık geleceğinin mahvolduğunu görmektedir."

"DİJİTAL GETTO" VE "YALNIZ KURT" KAVRAMLARI

Yeni nesil terörün kavramsal çerçevesini çizen Aydemir, iki önemli terime dikkat çekti:

Dijital Getto: Eskiden fakir ve yalnızlaştırılmış insanların yaşadığı bölgeler için kullanılan "getto" kavramı, günümüzde bir odada yalnız yaşayan ancak dijital bağımlılıkla dünyaya bağlanan bireyleri tanımlıyor. Bu bireyler, düşünce egemenliğini tamamen dijital yazılımlara teslim ediyor.
Yalnız Kurt: Şiddet içerikli bir eyleme tek başına karar verip uygulayan kişidir. Ancak Aydemir, bu olaylardaki faillerin "dışarıdan bağımlı yalnız kurtlar" olduğunu, benzer bir durumun Rus Büyükelçi Karlov suikastında da görüldüğünü hatırlattı.

HUKUKTA REFORM ÇAĞRISI: "AKIL YAŞI BÜYÜYOR"

Salih Aydemir, hukuk sistemindeki "suça sürüklenen çocuk" kavramının değişmesi gerektiğini savundu. Akıl yaşının büyüdüğünü, suçların ise daha "gelişmiş" hale geldiğini belirten uzman, şu önerilerde bulundu:

  • "Suçun tanımı ve cezai yaptırımlar akıl yaşına göre ağırlaştırılmalı.
  • Suça karışan çocukların aileleri sadece cezalandırılmamalı, aynı zamanda devlet gözetiminde psikolojik takibe alınmalı.

SOSYAL MEDYA YASAĞI VE MİLLİ GÜVENLİK

15 yaş altı sosyal medya yasağı tasarısını "geç kalınmış bir adım" olarak nitelendiren Aydemir, bu konunun bir milli güvenlik sorunu olduğunu belirtti. Aydemir, “Sosyal medya 15 yaş altına tam yasak, 18 yaşına kadar ise aile gözetimi şart olmalı. Avrupa'daki "güvenli kutu" sistemi gibi, telefonlar okul girişinde şifreli dolaplara bırakılmalı. BTK, sadece ebeveyn tespiti yapmamalı; algoritmalarla çocuğun kullanımını belirleyip aileleri uyarmalıdır.” dedi.

Suça Sürüklenen Çocuklar Çocuk Asayiş 3. Sayfa