Devlet Bahçeli'den Orta Doğu mesajı "Orta Doğu'da rejim değişecekse bu İsrail olmalıdır!"
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısından hem Türkiye hem de dünya gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki (TBMM) grup toplantısında, dünya gündemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. İsrail’in Gazze, İran ve Lübnan üzerindeki saldırgan politikalarını "Siyonist barbarlık" olarak nitelendiren Bahçeli, Orta Doğu'da bir rejim değişikliği gerekiyorsa bunun ancak İsrail’de olması gerektiğini vurguladı. Trump’a Netanyahu’yu dizginleme çağrısında bulunan MHP Lideri, İran ile olan tarihsel ve kültürel bağlara dikkat çekerek "Zaman İran halkının yanında durma zamanıdır" dedi. İç siyasette ise CHP’li belediyelerdeki yolsuzluk iddialarına ve Terörsüz Türkiye hedefine kadar pek çok kritik başlıkta net mesajlar veren Bahçeli, "Aklında Türkiye planı olan varsa gerekirse yedi düveli yine denize dökeriz" sözleriyle kararlılık mesajı verdi.
Devlet Bahçeli'nin açıklamasından öne çıkan satır başları şu şekilde:
"Orta Doğu’da bir rejim değişecekse bu İsrail olmalıdır. İsraillilerin artık Netanyahu’ya mahkûm olmadıklarını haykırmaları gerekiyor.
Trump’ın Netanyahu’yu ve İsrail’i sınırlandırması zorunluluk hâlini almıştır.
Türkiye olarak ayağımızın Anadolu’ya sağlam bastığını; gözümüzün ve kulağımızın ise Tebriz’de, Kerkük’te, Musul’da, Hemedan’da ve Erbil’de olduğunu dost da düşman da bilmelidir. Bizim için sadece bir komşu değil; din ve dil kardeşlerimizin yaşadığı bir coğrafyadır. Tuğrul Bey’in Selçuklusu, Uzun Hasan’ın Akkoyunlusu, Nadir Şah’ın Afşarı olan İran; bizim için Türkmen’dir, Kaşkai’dir. Türküyle, Farsıyla, Kürdüyle, Arabıyla kardeştir.
Zaman, İran halkının yanında durma zamanıdır. Çocukları öldüren, Gazze’yi onlarca bombayla yok eden, İslam ülkelerini birbirine düşüren bu şer (ABD-İsrail) ittifakının karşısında durmak için insan olmak yeterlidir.
Aklında Türkiye planı olan varsa şunu bilsin: Gerekirse yedi düveli yine denize dökeriz.
Vahşi, eli kanlı emperyalizm ahlaksızlık örneklerini sergilemekten vazgeçmemektedir. Küresel dengelerin değiştiği, bölgesel fay hatlarının hareketlendiği bir dönemden geçilmektedir.
ABD ve İsrail, her canı istediğinde İran’a ya da tahakküm altına girmeyi reddeden herhangi bir başka ülkeye saldırma hakkına sahip değildir, olmamalıdır. Nükleer tesislerin hedef alınması ve stratejik geçiş noktalarının kapanması gibi ihtimallerin gerçekleşmesi; dünya ekonomisinden uluslararası güvenliğe kadar telafisi imkânsız sorunlar doğuracaktır. Hürmüz Boğazı başta olmak üzere kritik geçiş noktalarının tehlikeye girmesi, enerji arzında ciddi kırılmalara neden olurken; bu durum şimdiden yalnızca Türkiye gibi bölge ülkelerini değil, küresel sistemi de derinden sarsmaya başlamıştır.
Silahların sustuğu diplomasinin konuştuğu bir uzlaşmasının tesisi artık bir zorunluluk halini almıştır. Türkiye Cumhuriyeti, başta Cumhurbaşkanımız ve Dışişleri Bakanımız olmak üzere barış için samimiyetle gayret göstermekte, istikrarın ve insanlığın savunucusu olmaya devam etmektedir.
Gerçekleştirilen üst düzey temaslar karşılıklı ziyaretler Türkiye'nin savaşı sona erdirme iradesini, yapıcı ve dengeleyici rolünü bir kez daha teyit etmiştir.
Küresel krizlerin İran'la sınırlı olmadığı açıktır. Doğu Akdeniz'de artan rekabet enerji kaynakları üzerindeki baskıyı daha da derinleştirmektedir.
Avrupa'nın silahla desteklediği Kıbrıs Rum politikalarına göz yumulurken, Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne karşı desteğini eleştirenlerin içine düştüğü çifte standart ibretliktir. Kimse bizden Kuzey Kıbrıs'ı yalnız bırakmamızı beklememelidir.
Kıbrıs bizim için alelade bir dış politikası konusu değil milli bir dava, vazgeçilmez bir egemenlik meselesidir.
Her geçen gün yeni bir skandal haberler gündeme konu olan CHP'li belediyeler, mahşeri vicdanı rahatsız etmektedir. Görünen o ki, Atatürk'ün partisi Cumhuriyet Halk Partisi'nin siyasal ve ahlaki anlayışı değişmiş, erozyona uğramıştır. Kimse dokunulmaz değildir. Bu nedenle bu suçlamaların üstüne gidilmesi kaçınılmazdır.
Terörsüz Türkiye hedefi Türkiye'de huzur ve barış ortamını kalıcı kılarken aynı zamanda bölgesel istikrar da katkı sağlamayı hedeflemektedir. TBMM'de kurulan komisyon çalışmalarını tamamlamış ve gerekli yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi için ortak zemin oluşturulmuştur.