Devlet Bahçeli’den fon soruşturması çıkışı: “Kim olursa olsun, yolsuzluğun üzerine gidilmelidir”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, fon soruşturmasına ilişkin konuştu. Bahçeli, "Her nerede ve kiminle ilgili olursa olsun, yolsuzluk, usulsüzlük, kamu malının istismarı varsa, suç isnadının yöneltildiği kişinin kimliğine ve kişiliğine bakılmaksızın üzerine gidilmelidir" dedi.

Devlet Bahçeli’den fon soruşturması çıkışı: “Kim olursa olsun, yolsuzluğun üzerine gidilmelidir”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, belediyelerdeki yolsuzluk iddiaları ile gündemdeki fon soruşturmasına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının hukuk çerçevesinde soruşturulması gerektiğini belirten Bahçeli, fon piyasasındaki gelişmelerin yalnızca yatırımcıları değil, finansal sisteme duyulan güveni de etkileyebileceğini söyledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye gündemindeki yolsuzluk iddiaları, belediyelerde yürütülen soruşturmalar ve fon piyasasında yaşanan gelişmelere ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Türkiye’nin çeşitli dönemlerde terör, ekonomik yaptırımlar, doğal afetler ve bölgesel savaşlar başta olmak üzere çok sayıda sınamayla karşı karşıya kaldığını belirten Bahçeli, tüm bu gelişmelerin ülke ekonomisi üzerinde maliyet oluşturduğunu ifade etti.

Bahçeli, ekonomik sorunların yanı sıra toplumun farklı kesimlerinin yaşadığı sıkıntıların da giderilmesi gerektiğini belirterek, emeklilerden çiftçilere, esnaftan çalışanlara kadar farklı kesimlerin sorunlarının bulunduğunu kaydetti.

BELEDİYELERDEKİ YOLSUZLUK İDDİALARI

Belediyeler hakkında yürütülen soruşturmalara da değinen Bahçeli, son iki yılda çeşitli belediyelerde rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma ve örgütlü yolsuzluk iddiaları kapsamında soruşturmalar yürütüldüğünü belirtti.

Bahçeli, belediyelerin yalnızca siyasi yönetim alanları olmadığını, aynı zamanda kamu adına kullanılan bir emanet olduğunu ifade etti. İhale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda ortaya çıkabilecek çıkar ilişkilerinin yalnızca ceza hukuku açısından değil, yönetim ve kamu ahlakı açısından da ele alınması gerektiğini söyledi.

Yolsuzluk iddialarının mali boyutunun kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savunan Bahçeli, yargı kararları ile Sayıştay ve ilgili denetim kurumlarının tespitleri doğrultusunda kamu zararının ortaya konulmasının önem taşıdığını belirtti.

FON SORUŞTURMASI İÇİN DİKKAT ÇEKEN DEĞERLENDİRME

Bahçeli, son dönemde gündeme gelen fon soruşturması kapsamında yaşanan gelişmelerin ise finansal piyasaların güveni açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Bahçeli'nin fon soruşturmasına ilişkin açıklaması şöyle:

“Son günlerde yaşanan fon soruşturması kapsamındaki gelişmelerin dar kapsamlı bir grubun kanunları ihlalle piyasayı manipüle ettiği yönünde olduğunu ifade eden Bahçeli, "Devlet kurumları ve yetkili kişilerin açıklamalarından duruma vaziyet edildiği, suç işleyenlerin tespit, mağdur olanların da mağduriyetlerinin giderilmesi için yol haritasının belirlendiği, uygulamaya başlandığı anlaşılmaktadır. Türkiye ekonomisinin istikrarı finansal istikrardan geçmektedir. Finans sistemi güven üzerine kuruludur. Vatandaşlarımız, özellikle küçük yatırımcılar, parasını bankaya veya sermaye piyasası araçlarına yatırırken bir finansal ürüne yatırım yapmakla birlikte finansal sisteme, bu sistemi sevk ve idare eden ve denetleyen kurumsal yapıya da duyduğu güveni ifade etmektedir. Bu nedenle finansal piyasalarda yaşanan bir manipülasyon iddiasının zararı yalnızca para kaybeden yatırımcılarla sınırlı değildir. Güven kaybı, piyasaların tamamına, ilgili kurumlara ve bütünüyle ekonomiye olabilmektedir."

“FON PİYASASI EKONOMİ PİYASALARININ GÜVEN VE İSTİKRARINI ETKİLİYOR”

Fon piyasasının yalnızca yatırımcıların getiri aradığı bir alan olmadığını belirten Bahçeli, bu piyasadaki gelişmelerin genel ekonomik güven ve istikrar üzerinde de etkili olabileceğini ifade etti.

Bahçeli, vatandaşların yüksek enflasyon ortamında tasarruflarının satın alma gücünü korumaya çalıştığını belirterek, finansal sistemde güvenilir ve etkin mekanizmaların bulunmasının önemine dikkat çekti.

Devlet Bahçeli, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bunu güvence altına alabilecek etkin bir mekanizmanın bulunup bulunmadığını sorgulaması, meseleyi ekonomik olmaktan çıkarak bir sistem ve yönetim sorununa, aynı zamanda toplumsal güven meselesine taşıyacaktır. Finansal piyasalarda meşru yollarla vatandaşlarımızın tasarruflarını değerlendirmek istemesi doğaldır. Bazı yatırımcıların risk alması da kendi takdirleridir. Burada esas olan söz konusu fonların idaresi sırasında finansal sistemi ve ekonomiyi istikrarsızlaştırma aynı zamanda da bilgi sızdırmak suretiyle piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma gibi kanunsuzlukların olup olmadığıdır. Kuşkusuz fon piyasası tasarruf sahiplerinin getiri aradığı bir alan olması yanında bütünüyle ekonomi piyasalarının güven ve istikrarını da yakından etkilemektedir.”

“SORUN KURALLARDAN ÇOK UYGULAMADA”

Türkiye’de finansal sistem açısından temel meselenin kurallardan ziyade bu kuralların uygulanmasıyla ilgili olduğunu savunan Bahçeli, gözetim ve denetim mekanizmalarındaki eksikliklerin giderilmesi gerektiğini belirtti.

Bahçeli, yatırımcının güven duyacağı finansal sistemin oluşturulması için hukuki, idari ve yapısal tedbirlerin alınmasının önem taşıdığını kaydetti.

“BUNLAR BİR ARINMA VE AKLANMA FIRSATI OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİ”

Yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının Türkiye’de toplumsal güven tartışmasına dönüşmemesi gerektiğini belirten Bahçeli, yaşanan gelişmelerin mevcut sorunların tespit edilmesi ve çözülmesi açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun da son dönemde sık sık ifade ettiği "arınma" kelimesini kullanan Bahçeli, “Türkiye, yaşanan yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık gibi gelişmeler karşısında toplumsal bir güven erozyonu ve çürüme tartışmalarıyla karşı karşıya bırakılmamalıdır. Bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir.” ifadelerini kullandı.

Adalet, temel hak ve özgürlükler ile tarafsız ve bağımsız yargı vurgusu yapan Bahçeli, kamu yönetiminde liyakat, hakkaniyet ve hesap verebilirliğin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

“KİŞİNİN KİMLİĞİNE BAKILMAKSIZIN ÜZERİNE GİDİLMELİ”

Bahçeli, yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu malının istismarı iddialarında kişi veya kurum ayrımı yapılmadan hukuki süreçlerin işletilmesi gerektiğini ifade etti.

MHP lideri Bahçeli, “Her nerede ve kiminle ilgili olursa olsun, yolsuzluk, usulsüzlük, kamu malının istismarı, kuralların ihlali ve benzeri bir suç varsa, hukuk çerçevesinde suçun niteliğine, suç isnadının yöneltildiği kişinin kimliğine ve kişiliğine bakılmaksızın üzerine gidilmelidir.” dedi.

Bahçeli, bu yaklaşım doğrultusunda “temiz siyaset, temiz yönetim ve müreffeh toplum” hedefinin somut bir reform anlayışına dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.

Fon Soruşturması Devlet Bahçeli