DEM Parti grup toplantısı: Okullarda şiddet sarmalı ve istifa resti!
Okullarda şiddet vakaları ülkeyi sarsarken siyasetten sert tepki geldi. Tuncer Bakırhan, eğitimdeki kriz için Yusuf Tekin'i istifaya davet etti.
Türkiye genelinde tırmanışa geçen okullarda şiddet olayları, siyasetin bir numaralı gündem maddesi haline geldi. Güvenli alanlar olması beklenen eğitim kurumlarındaki bu can yakıcı tabloyu TBMM kürsüsüne taşıyan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, iktidara ve ilgili bakanlığa çok sert eleştiriler yöneltti. Peki, çocukların güvenliği ve geleceği için Meclis'e hangi radikal eylem planı sunuldu?

OKULLARDA ŞİDDET VE TOPLUMSAL ÇÜRÜME
Maraş ve Siverek’te yaşanan ve tüm ülkeyi yasa boğan acı hadiselerin ardından konuşan Bakırhan, okullarda şiddet sarmalının basit bir bireysel sapma olmadığını savundu. Mevcut politikaların toplumu dayanışmadan uzaklaştırıp yalnızlığa ittiğini belirten Eş Genel Başkan, yıllardır güvenli liman olarak görülen eğitim yuvalarının giderek tehlikeli alanlara dönüştüğünü ifade etti. Bakırhan'ın açıklamalarına göre, rekabet ve yoksulluk temelli politikaların bu karanlık tablonun baş sorumlusu olduğu vurgulandı.
"MİLLİ EĞİTİM BAKANI İSTİFA ETMELİDİR"
Eğitim sistemini çocukları metalaştıran ideolojik bir aygıt olmakla eleştiren Bakırhan, öğrencilerin sürekli değişen müfredatların kurbanı olduğunu dile getirdi. Dünyanın farklı ülkelerinde okul trajedileri sonrası gelen bakanlık istifalarını örnek gösteren Bakırhan, Türkiye'de deprem ve maden faciaları dahil hiçbir büyük krizde siyasi sorumluluk alınmamasına tepki gösterdi. Bakırhan, bu konudaki net duruşlarını, "Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin bu tablonun sorumluluğunu üstlenmeli ve istifa etmelidir." sözleriyle dile getirdi.
RUHSATSIZ SİLAH TEHLİKESİ VE ÇOCUK SUÇLULAR
Artan yoksulluk, madde bağımlılığı ve ekonomik krizin gençleri suç örgütlerinin kucağına ittiği belirtilirken, Türkiye'deki kontrolsüz bireysel silahlanmaya da dikkat çekildi. Adalet Bakanlığı verilerine dayandırılan değerlendirmede, 2025 yılı itibarıyla on binlerce çocuğun ateşli silah ve bıçakla suça karıştığı gerçeği hatırlatıldı. Bu istatistiklerin ülkenin en büyük kırmızı alarmı olduğunu söyleyen Bakırhan, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a seslenerek tüm siyasi partilerin katılımıyla acil bir "vicdan masası" kurulmasını talep etti.

GÜLİSTAN DOKU VE KADIN CİNAYETLERİ DOSYASI
Grup toplantısının bir diğer kritik gündemi, şüpheli kadın ölümleri ve adalete erişimde yaşanan tıkanıklıklar oldu. Dersim'de altı yıldır kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku dosyasının yeniden açılmasını tarihi bir gelişme olarak niteleyen Bakırhan, bu sonucun kadın örgütleri ve kamuoyunun ısrarlı adalet arayışıyla başarıldığını belirtti. Olayın ardındaki olası bağlantıların titizlikle araştırılması ve sorumluların, unvanlarına bakılmaksızın yargı önüne çıkarılması gerektiği kaydedildi.
DEMOKRATİKLEŞME VURGUSU VE 1 MAYIS MESAJI
Grup toplantısının kapanışında Türkiye'nin demokratikleşme ve normalleşme adımlarına duyduğu ihtiyacı toplumsal dayanışma ekseninde değerlendiren Bakırhan, mevcut karamsar tabloya rağmen umudu diri tutmanın önemine dikkat çekti. Toplumun tüm kesimlerini özgürlük ve eşitlik paydasında birleşmeye davet eden Bakırhan; 8 Mart'ta kadınların, 21 Mart'ta ise Kürtlerin meydanlarda sergilediği güçlü iradeyi hatırlattı. Bu dayanışma ruhunun kesintiye uğramaması gerektiğini vurgulayan Eş Genel Başkan, aynı kararlı duruşun 1 Mayıs İşçi Bayramı'nda alanlara taşınarak daha da büyütülmesi yönünde çağrı yaptı.