Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan Kıbrıs'ta egemen eşitlik vurgusu
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Ercan Havalimanı'nda ortak basın toplantısı düzenledi. Bölgedeki güvenlik riskleri ve milli dava vurgulandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) geldi. Ercan Devlet Havalimanı’nda Başbakan Ünal Üstel tarafından karşılanan Yılmaz, düzenlenen ortak basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.
"ÇEVREMİZ BİR ATEŞ ÇEMBERİNE DÖNMÜŞ DURUMDADIR"
Basın toplantısında söz alan KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Türkiye ile olan ilişkilerin sıradan bir devletler arası münasebetin ötesinde, ortak kadere dayanan yaşamsal bir kardeşlik bağı olduğunu ifade etti. Bölgedeki istikrarsızlığa dikkat çeken Üstel, adanın çevresinin adeta bir ateş çemberine döndüğünü, Güney Kıbrıs’ın attığı sorumlu olmayan adımların adayı bir savaş ortamına sürüklediğini belirtti.

Üstel, "Güney’in Fransa ve İsrail ile yaptığı askeri anlaşmalar, üs verme yarışı ve İngiliz üslerinin savaşın parçası haline getirilmesi Rum halkını da korku içine itmiştir. Bizim tek güvencemiz anavatan Türkiye’nin garantörlüğüdür" dedi.
KKTC'NİN KALKINMASI: MİLLİ DAVANIN AYRILMAZ PARÇASI
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, konuşmasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ileterek ve Kıbrıs Türk halkının Ramazan-ı Şerif’ini tebrik ederek başladı.

Kalkınmayı "daha basit sorunları çözüp daha karmaşık sorunlarla uğraşma kapasitesi" olarak tanımlayan Yılmaz, KKTC'nin birçok temel meseleyi aşarak istikrar içinde yoluna devam ettiğini bildirdi. KKTC’nin refahının artmasını milli bir dava olarak gördüklerini vurgulayan Yılmaz, ekonomi, sağlık ve altyapı projelerinin bu davanın stratejik bir parçası olduğunu aktardı.
GÜNEY KIBRIS’IN ASKERİ ANLAŞMALARINA SERT TEPKİ
Doğu Akdeniz’deki askeri hareketliliğe değinen Cevdet Yılmaz, Rum yönetiminin üçüncü ülkelere askeri üs kullanımı ayrıcalığı tanımasının adada yaşayan herkes için büyük bir güvenlik riski oluşturduğunu söyledi. GKRY'nin Gazze'deki duruma rağmen İsrail desteğiyle silahlanma yarışına girdiğine dikkat çeken Yılmaz, Türkiye'nin adadaki askeri varlığının 50 yılı aşkın süredir hem Türkler hem de Rumlar için en büyük barış teminatı olduğunu hatırlattı. Yılmaz, güvenliğin olmadığı bir yerde kalkınmanın sadece kağıt üzerinde kalacağını, Türkiye'nin garantörlük sorumluluklarını yerine getirmekten asla geri durmayacağını ifade etti.