Çocuğun işlediği suçtan anne baba hapse girer mi? Avukat Eken'den kritik uyarı
TBMM'ye sunulan 18 maddelik teklifle çocuk suçlulara verilecek cezalar ağırlaşıyor. Avukat Ceren Kalay Eken, asıl sorunun infaz sistemi olduğunu söyledi.
Bilmeniz gerekenler: TBMM'ye sunulan 18 maddelik kanun teklifi, Çocuk Koruma Kanunu başta olmak üzere 7 kanunda değişiklik öngörüyor. 15-18 yaş grubunda kasten öldürme ve ağırlaştırılmış yaralama suçlarında hâkimin takdiriyle ceza indirimi hiç uygulanmayabilecek; bu da müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis yolunu açıyor. Tekerrür yaş sınırı 18'den 15'e düşürülüyor; ebeveynlerin cezai sorumluluğu artırılıyor. Çocuk hükümlülerin cezaları artık önce kapalı ceza infaz kurumunda başlayacak. Avukat Ceren Kalay Eken, cezaların ağırlaştırılmasının çocuk suçluluğunu azaltmadığını, asıl sorunun infaz yasası olduğunu söylüyor. Teklif, TBMM Adalet Komisyonu'nda 16 Temmuz'da görüşülmeye başlanacak.
Suça sürüklenen çocuklara yönelik cezaları ağırlaştıran ve 7 kanunda değişiklik öngören 18 maddelik teklif TBMM'ye sunuldu. Düzenlemeye ilişkin Yeni Ankara'ya değerlendirmelerde bulunan Avukat Ceren Kalay Eken, cezaların ağırlaştırılmasının çocuk suçluluğunu azaltmayacağını, asıl sorunun infaz sistemi olduğunu söyledi.

TBMM'YE SUNULAN ÇOCUK SUÇLULUĞU YASA TEKLİFİNDE NELER VAR?
Suça sürüklenen çocuklara yönelik düzenlemeler içeren ve Çocuk Koruma Kanunu başta olmak üzere toplam 7 kanunda değişiklik öngören 18 maddelik kanun teklifi TBMM Başkanlığı'na sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta'nın Meclis'te düzenlediği basın toplantısında ayrıntılarını paylaştığı teklif, TBMM Adalet Komisyonu'nda 16 Temmuz'da görüşülmeye başlanacak. Mevzuatta yer alan "suça sürüklenen çocuk" ibaresi de teklifle birlikte "adli süreçteki çocuk" olarak değiştirilecek.
ÇOCUKLARA VERİLECEK HAPİS CEZALARININ SINIRLARI NASIL DEĞİŞİYOR?
Türk Ceza Kanunu'nun 31. maddesinde yapılacak değişiklikle suça sürüklenen çocuklara verilecek hapis cezalarının alt ve üst sınırları yükseltiliyor. 15-18 yaş grubunda kasten öldürme ve ağırlaştırılmış yaralama gibi suçlarda hâkimin takdiriyle ceza indirimi hiç uygulanmayabilecek; bu da müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis yolunu açıyor. 12-15 yaş grubunda ise hâkime daha az indirim uygulama takdiri tanınacak.
TEKERRÜR YAŞ SINIRI NEDEN DÜŞÜRÜLÜYOR?
Suç örgütleriyle mücadele kapsamında TCK'daki tekerrür (suç tekrarı) hükümlerinin uygulanma yaş sınırı 18'den 15'e düşürülüyor. Düzenlemeyle özellikle çocukları suça alet eden örgütlerin önüne geçilmesi hedefleniyor.

EBEVEYNLERİN CEZAİ SORUMLULUĞU NASIL ARTIRILIYOR?
Aile hukukundan doğan yükümlülüğün ihlali suçunun cezaları artırılıyor. Çocuğun bu ihmal nedeniyle kasten öldürme veya ağır yaralama suçu işlemesi halinde ebeveynlere verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılabilecek.
İNFAZ SİSTEMİ NASIL DEĞİŞECEK?
Çocuk hükümlülerin cezaları artık doğrudan eğitim evlerinde değil, önce çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlayacak. Eğitim evine geçiş, kapsamlı heyet raporuyla tespit edilecek "iyi hal" şartına bağlanacak.
AVUKAT CEREN KALAY EKEN: "CEZAYI AĞIRLAŞTIRMAK ÇOCUK SUÇLULUĞUNU AZALTMAZ"
Düzenlemeye ilişkin Yeni Ankara'ya konuşan Avukat Ceren Kalay Eken, dünya genelinde yapılan araştırmaların cezaların ağırlaştırılmasının suç oranında beklenen düşüşü sağlamadığını gösterdiğini söyledi. Henüz yetişkin olmayıp sağlıklı akıl yürütme yapması beklenemeyecek çocuk suçluluğunda ceza artışının sonuca bir etkisinin olmayacağını belirten Eken, tam tersine dünya çapındaki araştırmaların ağır ceza ve güvenlik tedbirlerinin çocuğun yeniden suç işleme potansiyelini artırdığını gösterdiğine dikkat çekti. Eken, son 24 yılda en az iki çocuk neslinin bu iktidar döneminde yetiştiğini, artan suç oranındaki payının ise hiç tartışılmadığını sözlerine ekledi.
ASIL SORUN İNFAZ YASASI MI?
Sorunun kaynağının Türk Ceza Kanunu'ndaki cezaların azlığı değil, sürekli değiştirilen infaz yasası düzenlemeleri olduğunu vurgulayan Eken, bu değişikliklerin cezaları fiilen uygulanamaz hale getirdiğini ve caydırıcılığı ortadan kaldırdığını söyledi. Art arda çıkarılan yargı paketleriyle örtülü aflar getirildiğini, halk arasında "suçun yatarı" olarak bilinen sürenin fiilen ortadan kalktığını belirten Eken, hem yetişkin hem çocuk suçluluğunda yaptırımların kağıt üzerinde kaldığını, bunun da suç işleme oranını artırdığını ifade etti. Bu düzenlemelerin mimarının da mevcut iktidar olduğunun altını çizdi.

Eken çözüm önerisi olarak şunları söyledi:
"Suçu önlemenin bir çok yolu bulunmakla birlikte samimi bir iktidar tavrı gerektirmektedir. Yalnız bir bakanlığın değil tüm bakanlıkların bütüncül çalışmasını ve bütünlüklü bir bakış açısını gerektirmektedir. Örneğin çocukların çok iyi bir bilimsel eğitim alması, tüm ayrımcılıklardan arındırılmaları, spor, sanat gibi alanlara dair becerilerinin geliştirilmesi gibi çok sayıda çalışmanın birlikte yürütülmesi gerekmektedir. Hem Gençlik Spor Bakanlığının hem Milli Eğitim Bakanlığının hem Aile Bakanlığınının alanına girmektedir. Ancak tüm bu bakanlıkların çalışmalarına baktığınızda çocuk suçluluğu ve çocukların gerçek bir eğitim alması, çağdaş ülkeler seviyesine ulaşmaları için gerçekçi çalışmalar yürütülmediğini görmek mümkündür."
EBEVEYN CEZASI ANAYASA'YA AYKIRI MI?
Teklifte yer alan, aile yükümlülüğünün ihlali nedeniyle çocuğun ağır suç işlemesi halinde ebeveynin cezasının artırılmasını öngören maddeye de değinen Eken, Anayasa'ya göre cezaların şahsi olduğunu, bir başkasının işlediği suçtan dolayı ebeveyn de olsa başka bir kişinin cezalandırılmasına yönelik düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olacağını söyledi.
ÇOCUK EĞİTİM EVİ YERİNE KAPALI CEZAEVİ NEDEN YANLIŞ?
İnfaz sistemindeki değişikliğe de eleştiri getiren Eken, henüz gelişim çağındaki bir çocuğu eğitmek yerine kapalı ceza infaz kurumuna koymanın, o çocuğu suç makinesine çevirmekten başka bir sonuç doğurmayacağının araştırmalarla sabit olduğunu söyledi. Masumiyet karinesi altında yargılanan çocukların önce kapalı kuruma konulup hüküm sonrasında eğitim evine alınmasının yanlış olduğunu belirten Eken, bunun yerine ya sürecin tamamının eğitim evlerinde geçirilmesi ya da yargılama sürecinde çocuklara eğitim verilmesinin sağlanması gerektiğini savundu.
YAKALANMA KORKUSU NEDEN CEZADAN DAHA CAYDIRICI?
Konuya ilişkin bir akademik çalışmaya da atıfta bulunan Eken, Adli Tıp Bülteni'nde yayımlanan bir araştırmada katılımcıların yüzde 32,7'sinin yakalanma korkusu nedeniyle bugüne kadar hiç suç işlemediğini belirttiğini aktardı. Türkiye'deki infaz rejiminde defalarca suç işleyen kişilerin dahi hapisle karşılaşmadığını gören çocukların böyle bir yakalanma kaygısı taşımadığını söyleyen Eken, şöyle konuştu:
"Ükemizdeki infaz rejimi ile defalarca suç işlediği halde bir gün hapis ya da başkaca yaptırımla karşılaşmayan suçlu profilleri gören çocukların böyle bir kaygıya sahip olmadıkları açıktır. Yakalanmaktan korkmak değil, infaz kanunu uzmanı haline gelmiş durumdadır çocukları kullanan çeteler. Dolayısıyla işlemeyen ceza infaz rejimi asıl caydırıcılığı sağlayacak olan yakalanma korkusunu ortadan kaldırmış, suç işleme potansiyeli olan tüm kişilerde bir rahatlık bulunmaktadır. Burada önce çocuklardan başlamak ise kabul edilemezdir, zira yetişkin suçluluğu ile baş edemeyen ve çocuklara bunu öğreten bir sistemden bu çocukların neyi öğrenmesini bekleyebiliriz. İşlenecek herhangi yanlış eylemin bir yaptırımı olacağı bilgisine kesinlikle sahip değillerken tek suçlu onlarmış gibi onların cezasını, infaz rejimini ağırlaştırmak devletin öncelikle bu çocukların doğru şekilde eğitmek ve suç işlemeyi düşünmeyecekleri bir gelecek hayal edebilecekleri bir ülke yaratma yükümlülüğünü yok saymak anlamına gelmektedir."

ÇÖZÜM YASA DEĞİŞİKLİĞİ Mİ, UYGULAMA DEĞİŞİKLİĞİ Mİ?
Eken sözlerini şöyle tamamladı:
"Caydırıcılığın, cezanın niteliği ve niceliği kadar, infazı aşamasından da kaynaklanmaktadır. Türkiye’de caydırıcılık konusundaki eksik cezaların niceliğine ve niteliğine dair konuşulsa da asıl sorunun cezanın infazı aşamasında olduğu çok net ortadadır. Yine somut suça verilecek ceza belirlenirken, suç işleyenin kişiliğinin nazara alınması, cezanın bireyselleştirilmesi, caydırıcılık son derece önemlidir. Suça sürüklenen çocuklar bakımından ise suça sürüklenmesinin nedeni olanın toplum ve devlet politikaları olduğu gerçeği göz ardı edilerek verilecek hiçbir ceza caydırıcılığı sağlamayacaktır. Bu ülkede çocuk suçluluğunu önlemek için yıllardır yürürlükte olan 'Çocuk Koruma Kanunu'nun neden gereği gibi uygulanmadığı, neden uygulayıcılar tarafından neredeyse bilinmediği tartışılmadan yapılacak hiçbir yenilik durumu değiştirmeyecektir."
CHP'den AK Parti'nin suça sürüklenen çocuklar teklifine tepkiAnkara Haberleri
Suça sürüklenen çocuklar düzenlemesinde flaş gelişme! AK Partili Usta açıkladıGüncel
Tas kafa tıraşı masum taklit mi tehlikeli özdeşleşme mi?Güncel
Çocuğunu sosyal medyada paylaşan ailelere uyarı! Mahremiyet mi, popülerlik mi?Bilim ve Teknoloji