Cinayet mi, ihmal zinciri mi? Rojin Kabaiş'in babasından Van'daki yetkililere ağır suçlamalar

Van'da 2024 yılında cansız bedeni bulunan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in kıyafetlerinden DNA örneği alınmadığı iki yıl aradan sonra ortaya çıktı. Ailenin yeni avukatının girişimiyle başlatılan adli incelemeler, delil karartma iddialarını yeniden alevlendirdi.

Cinayet mi, ihmal zinciri mi? Rojin Kabaiş'in babasından Van'daki yetkililere ağır suçlamalar

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü öğrencisi Rojin Kabaiş'in 2024 yılında Van Gölü kıyısında ölü bulunmasına ilişkin soruşturmada, aradan geçen iki yıla rağmen sarsıcı ihmaller gün yüzüne çıktı. Olayın ilk gününden itibaren "intihar" senaryosunu kesin bir dille reddeden ve kızının cinayete kurban gittiğini savunan acılı aile, hukuk mücadelesinde yeni bir safhaya geçti. Ailenin dosyayı devrettiği yeni avukatın detaylı incelemeleri neticesinde, şüpheli ölümlerin aydınlatılmasında en temel adli tıp prosedürü olan DNA ve diatom testlerinin soruşturma makamlarınca bugüne dek hiç gerçekleştirilmediği belirlendi. Soruşturmadaki eksikliklere isyan eden baba Nizamettin Kabaiş, delillerin kasıtlı olarak karartıldığını ileri sürdü.

İKİ YILLIK BÜYÜK İHMAL: DNA VE DİATOM TESTİ HİÇ YAPILMADI

Soruşturma dosyasına giren yeni dilekçeler, 15 Ekim 2024'te cansız bedenine ulaşılan genç kızın ölümündeki sır perdesini gündeme taşıdı. Aile avukatı tarafından savcılığa sunulan resmi evraklarda, Rojin Kabaiş'in cansız bedeninin bulunduğu gün üzerinde yer alan elbiselerden hiçbir DNA örneği alınmadığı vurgulandı.

Bunun yanı sıra, maktulün suda boğularak mı hayatını kaybettiği yoksa başka bir yerde öldürüldükten sonra mı göle atıldığını kesin olarak kanıtlayan 'diatom testinin' (suyun akciğerlere girip girmediğini belirleyen mikroskobik inceleme) atlandığı belgelendi. Avukatın ısrarlı talebi üzerine, söz konusu testlerin iki yıllık devasa bir gecikmenin ardından yapılacağı öğrenildi.

BABA KABAİŞ'TEN SERT TEPKİ: "BU DÜPEDÜZ ÖRTBAS ANLAMINA GELİR"

Soruşturma dosyasındaki eksiklikleri öğrendikten sonra büyük bir şok yaşadıklarını belirten baba Nizamettin Kabaiş, görevini kötüye kullananların kanun önünde hesap vermesi gerektiğini dile getirdi. Olayın başından beri belirli çevrelerce kapatılmaya çalışıldığını öne süren Kabaiş, tepkisini şu sözlerle ifade etti:

"Bunca zaman neden yapılmamış? Bu, düpedüz örtbas anlamına gelir. Çoğu delili resmen kararttılar. Köye kaç beyaz araç giriş çıkış yaptı, oda arkadaşının eksik ifadeleri alındı, şüphelilerin HTS kayıtları dar kapsamda incelendi. Zamanında yapılsaydı bu olay çoktan çözülürdü."

ÜNİVERSİTE KAMERASINDAKİ BÜYÜK ÇELİŞKİ

Dosyadaki en büyük karanlık noktalardan birinin güvenlik kameraları olduğuna dikkat çeken Kabaiş, üniversite yönetimi ile savcılık makamı arasındaki tutarsızlıklara değindi. Olay yerini görebilecek açıdaki bir kamera için soruşturma başlarında aileye "bozuk" bilgisi verildiğini aktaran acılı baba, yeni ortaya çıkan bir belgeyi şu ifadelerle paylaştı:

"Adalet Bakanına ziyarete gideceğimiz süreçte üniversite yönetimi resmi bir yazı gönderdi. Yazıda 'Üniversitemizin bozuk kamerası yoktur' denildi. Bozuk değilse o görüntüler nerede? Bozuksa neden zamanında tutanak tutulmadı? Mollakasım'daki villaların ön ve arka cephelerindeki kameralar bile incelenmedi. Bedenin gölün içinden mi geldiği, yoksa dışarıdan birinin mi bıraktığı bu kameralarda kesinlikle görülebilirdi. Bunu zamanında bilerek yapmak istemediler."

"ADALET BAKANI'NA VE CUMHURBAŞKANI'NA GİDECEĞİM"

Van'daki adli sürecin tıkandığını ve bazı yetkililerin gerçeğin ortaya çıkmasını engellediğini savunan Nizamettin Kabaiş, hukuk mücadelesini Ankara'da, devletin en üst kademelerinde sürdüreceğini bildirdi. Yeni atanan savcıların geçmişteki eksikliklerin sorumluluğunu almadığını iddia eden Kabaiş, sözlerini şöyle tamamladı:

"Savcıya soruyorum, bunlara niye bakılmamış? 'Öncekiler bakmamış, bizim suçumuz yok' yanıtını alıyorum. Madem yapılmamış, o zaman sen onlardan şikayetçi olacaksın. Devlet o makamı, o kürsüyü vermişse hakkı verilecek. Çok perişan olduk. Sürekli Van ve Ankara arasında mekik dokuyorum. Sırf olayı örtbas etmesinler diye televizyonlara çıkıyorum. Ankara'ya tekrar gideceğiz. Adalet Bakanı'na her şeyi dosya dosya anlatacağım. Gerekirse Cumhurbaşkanı'na çıkıp ricada bulunacağım."

Cinayet 3. Sayfa Kadın