CHP'deki iptal bir ilk mi: Türk siyasetinde mutlak butlan emsali var mı?

Mutlak butlan kararı Türk siyasetinde kartları yeniden dağıtıyor. Mahkeme CHP kurultayını iptal ederek yönetimi eski lidere devretti. Peki bu kararın Türkiye'de emsali var mı? İşte detaylar...

CHP'deki iptal bir ilk mi: Türk siyasetinde mutlak butlan emsali var mı?

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı hakkında emsalsiz bir karara imza attı. Mahkemenin hükmettiği mutlak butlan kararı doğrultusunda, mevcut Genel Başkan Özgür Özel görevinden uzaklaştırılırken, partinin idaresi tedbiren Kemal Kılıçdaroğlu’na iade edildi.



Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, ana muhalefet partisinin büyük kongresini hukuken "hiç yapılmamış" sayarak siyaset gündemine bomba gibi düşen bir karar verdi. Yargı gözetiminde tamamlanan, mazbataları alınan ve üzerinden yıllar geçen bir büyük kurultayın adli yargı eliyle iptal edilmesi, Türkiye'nin hukuk kronolojisinde bir ilk olarak kayıtlara geçti. Kararın ardından Özgür Özel yönetimi görevden uzaklaştırılırken, genel merkez idaresi mahkeme tarafından tedbiren Kemal Kılıçdaroğlu'na devredildi.

YSK VE ADLİ YARGI ARASINDA YETKİ TARTIŞMASI

2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, siyasi partilerin iç seçimleri ilçe seçim kurullarının gözetiminde yürütülüyor ve bu süreçteki itirazları karara bağlama yetkisi münhasıran Yüksek Seçim Kurulu (YSK) elinde bulunuyor. YSK, geçmiş dönemlerde taşra teşkilatlarındaki bazı yerel kongreler için yenileme kararları vermiş olsa da ilk kez bir asliye ve istinaf mahkemesi mekanizması, büyük bir siyasi partinin ana omurgasını oluşturan büyük kurultayı kökten geçersiz saydı. Hukuk mahkemelerinin daha önce bu tür siyasi parti içi seçim uyuşmazlıklarında kendilerini görevsiz sayma eğilimi, bu yeni kararla birlikte yerini radikal bir içtihada bıraktı.

GEÇMİŞTEKİ PARTİ İÇİ KRİZLERDEN AYIRAN TEMEL FARKLAR NELER?

Geçmiş siyasi tarihe bakıldığında, partilerin kongre süreçlerinin mahkemeye taşınması yeni bir durum değil. Ancak bu vakayı önceki örneklerden ayıran çok net çizgiler bulunuyor. Örneğin, MHP’nin 2016 yılındaki olağanüstü tüzük kurultayı sürecinde muhaliflerin hamlesi mahkeme kararıyla engellenmiş, ancak görevdeki genel başkan yönetimini sürdürmüştü. Benzer şekilde 2010 yılında Saadet Partisi'nde yaşanan kongre krizinde de mahkeme partiyi seçime götürmesi için kayyum atamış, dönemin genel başkanı görevden el çektirilmemişti. CHP dosyasında ise fiilen görev yapan, partiyi seçime hazırlayan bir liderlik yapısı doğrudan geriye dönük olarak tasfiye edildi.

HUKUKEN MUTLAK BUTLAN KARARI NE ANLAMA GELİYOR?

Hukuki bir terim olarak kesin hükümsüzlük anlamına gelen bu karar, emredici hukuk kurallarına veya kamu düzenine kökten aykırılık tespit edildiğinde devreye giriyor. Mahkeme ilgili kararında, "Bu kurultay hukuken hiç yapılmamış gibidir. Dolayısıyla bu kurultaydan sonra yapılan tüzük değişiklikleri, alınan kararlar ve sonraki tüm olağan/olağanüstü kurultaylar zincirleme olarak geçersizdir." tespitinde bulundu. Bu durum, partinin 2023 yılındaki kurultay öncesi tüzük hükümlerine ve o dönemki Parti Meclisi yapısına geri dönmesi talimatını doğurdu.

Mevcut CHP yönetimi, söz konusu yargı hamlesinin seçim kurullarının yetki alanını çiğnediğini savunarak YSK’ya "tam kanunsuzluk" gerekçesiyle başvurdu. Mazbataların geçerliliğinin tespiti istenirken, krizin nihai çözümü YSK ile Yargıtay arasındaki yetki paylaşımının netleşmesiyle yön bulacak.

Özgür Özel Kemal Kılıçdaroğlu CHP