CHP heyeti İçişleri Bakanı ile ne konuştu? Detayları Murat Emir anlattı

Murat Emir, İçişleri Bakanlığı ile yapılan görüşmenin ardından icra krizine dair kritik detayları verdi. Yargıtay detayı ve kurultay çağrısı haberimizde.

CHP heyeti İçişleri Bakanı ile ne konuştu? Detayları Murat Emir anlattı

CHP Ankara Milletvekili ve Grup Başkanvekili Murat Emir, İçişleri Bakanlığı’na gerçekleştirdiği ziyaretin ardından kameraların karşısına geçti. Murat Emir İçişleri açıklaması kapsamında, partinin genel merkezinde yaşanan icra hareketliliği ve hukuki sürece dair önemli tespitlerde bulundu.

İCRA TEBLİGATINDAKİ USULSÜZLÜK İDDİASI

Murat Emir, genel merkez binasına girmeye çalışan icra memurlarının tutumunu eleştirerek sürecin usule aykırı yönetildiğini savundu. İcra tebligatının kapıya asılarak da yapılabileceğini hatırlatan Emir, zorla içeri girme çabasının enerji kaybı olduğunu belirtti.

Milletvekili Murat Emir, bina önündeki gerilime dair şu ifadeleri kullandı:

“İcra memurları hiç gerek yokken, hukuken gerekmediği halde ısrarla genel merkezimizden içeri girmek istemişlerdir. Oysa bizim avukatlarımızın da orada açıklıkla ithal ettiği gibi, herkesin bilebileceği gibi ilgilenenlerimizin usulüne göre icra tebligatı yapılması son derece önemlidir.”

YARGITAY KAYITLARI VE ÖZGÜR ÖZEL VURGUSU

Görüşmede Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı nezdindeki resmi kayıtların da gündeme geldiğini ifade eden Emir, mahkemenin "mutlak butlan" kararının hukuken yok hükmünde olduğunu iddia etti. Yargıtay'ın sitesinde halen mevcut yönetimin geçerli göründüğüne dikkat çekti.

Resmi kayıtlara dair bilgi veren Emir şöyle konuştu:

“Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın şu anda sitesinde de Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanının Sayın Özgür Özel olduğu açıkça görülmektedir. Bunun sebebi de bu kararın yani mutlak mutlaka kararının olmaması gereken bir tedbir kararı olmasından dolayı bir tedbir kararıdır ama yok hükmündedir.”

DEMOKRASİ VE KURULTAY TAKVİMİ ÇAĞRISI

İçişleri Bakanı'na güvenlik güçlerinin partiye müdahale etmemesi yönündeki taleplerini ilettiklerini belirten Murat Emir, jop ve gazla yapılacak bir müdahalenin Türk demokrasisine zarar vereceğini vurguladı. Emir, krizin aşılması için tek yolun sandık olduğunu hatırlattı.

Murat Emir'in konuşmasında öne çıkan başlıklar;

"Sayın İçişleri Bakanlığı’nı makamında ziyaret ettik. Sayın Bakanımıza bizi kabul ettiği için, ince nezaketi için teşekkür ederiz. Bizim açımızdan son derece yararlı bir görüşme oldu. Bu görüşmede iki hususu özellikle arz etme ihtiyacı doğmuştur.

1. İcra Tebligat Sürecindeki Usulsüzlükler: İcra tebligat sürecindeki usulsüzlükler bunlardan birincisi, icra talebinin usule aykırı olarak genel merkezimize yapılmaya çalışılmasıdır. İcra memurları hiç gerek yokken, hukuken gerekmediği halde ısrarla genel merkezimizden içeri girmek istemişlerdir. Oysa bizim avukatlarımızın da orada açıklıkla ifade ettiği gibi ve herkesin bilebileceği gibi; ilgililere usulüne göre icra tebligatı yapılması son derece önemlidir.

Öncelikle usulü işlemler tamamlanır ve sonrasında ihtiyaç duyulursa, icra memuru ilgili evrakı ilgili yerin duvarına yapıştırıp gidebilir ve bu tebliğ edilmiş sayılır. Bütün bunlar ortadayken bizim avukatlarımızın o dosyaları incelemesine izin verilmemiş; adeta "illa içeri gireceğiz" zorlaması yapılmıştır. Bu, kendileri açısından bir talihsizliktir ve boşuna bir enerji kaybı olmuştur. Biz bunu Sayın Bakanımıza ilettik.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Başvurusu: Diğer bir konu ise aynı zamanda bizim Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bir başvurumuz olduğunu ifade ettik. Biliyorsunuz Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, siyasi partilerin bu tip iş ve işlemlerinin denetlendiği en yüksek organdır. Siyasi partiler Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca denetlenirler; o denetim altında siyasi faaliyet üretirler ve kurumsal kimlikleri orada vücut bulur.

Şu anda bizim bu konuyla ilgili bir başvurumuz var. Nihayet Sayın Bakan’a da arz ettiğimiz gibi; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın internet sitesinde de Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı'nın Sayın Özgür Özel olduğu açıkça görülmektedir.

Hukuki Durum ve "Yok Hükmündeki" Karar: Bunun sebebi, bu kararın —yani mutlak butlan kararının— olmaması gereken bir tedbir kararı olmasıdır. Bu bir tedbir kararıdır ama yok hükmündedir. Çünkü bu davada talep edilen şey, 38. Kurultay’ın yok sayılmasıdır. Mahkeme, "38. Kurultay’ı tedbiren yok sayıyorum" diyerek aslında esas kararın yerine geçmiştir. Bu nedenle karar, tedbir kararı olmaktan çıkmıştır ve yok hükmündedir.

İşte bu nedenle Cumhuriyet Başsavcılığı, bu hukuki saçmalığı saatler içerisinde çözme potansiyeline sahiptir. Hem bu hukuki aksaklıklar dolayısıyla hem de Türkiye demokrasisinde milletimizin geldiği seviye itibarıyla; bir siyasi parti genel merkezine polisle, copla, zorla girilmesinin uygun olmayacağını belirttik. Bu durum ne milletin hayrına olur ne de demokrasimize bir adım attırır."

Demokrasi için büyük bedeller ödedik. 80 yıllık çok partili bir siyasi yaşamımız var. Eğer bu karar bir an için doğru kabul edilirse ve işleme konulursa, artık Türkiye’de çok partili bir siyasi rejimden bahsetmek olanaksız olacaktır. Gücü ele geçiren; beğenmediği, yenemeyeceği siyasi partinin kurultaylarını, kongrelerini bir nedenle saymayıp eski yönetimleri geri getirebilecektir. Artık Türkiye’de dernek seçimleri dahi yapılamaz hale gelecektir. Ateşle oynanmaktadır. İşte bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu hukuki saçmalığa el koyana kadar, Sayın İçişleri Bakanımızdan güvenlik güçlerimizin genel merkezimize güç kullanarak girmemesini özellikle arz ettik. Çünkü bunun milletimize ve demokrasimize bir faydası olmadığı gibi; Allah korusun, polis memurlarımızın yaralanmasına yol açabilir. Biz onların üniformalarının yırtılmasından dahi büyük üzüntü duyarız. Partililerimiz yaralanabilir. Daha sorumlu, daha itidalli ve soğukkanlı olmamız gereken saatlerden geçiyoruz.

ELEŞTİRİLERE CEVAP

"Son olarak belirtmek isterim ki; bazı arkadaşların "İçişleri Bakanlığı’na niye gidiyorlar? Biz zaten iletişime açığız, gelsinler bizimle iletişim kursunlar" sözlerini duydum. Bu iki yönden son derece gayriciddi bir yaklaşımdır:

İçişleri Bakanlığı’na önce giden biz değiliz. Başkaları İçişleri Bakanlığı’na gittiler ve kesinleşmemiş olan bir butlan kararını —telafisi imkansız sonuçlar doğuracak olmasına rağmen— bir an evvel uygulamaya kalktılar. "İletişime açığız" diyorlar ama aslında iletişime kapalılar; iletişime açık olan biziz.

İletişim kuracaktık, kongre tarihini belirleyecektik. Türkiye’nin ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin ihtiyacı olan şey bir an evvel Kurultay'dır, Kurultay tarihidir."

Murat Emir CHP