Cenazeler morgda, avukatlar dolar peşinde! Mısır’daki faciada “utanç” pazarlığı...
Mısır’da meydana gelen ve Uyar ailesi için felaketle sonuçlanan kazada yaralı olarak kurtarılan torunuyla hayata tutunan dede Enver Özdemir, Yeni Ankara’ya konuştu. Acılı dede, hem kazadaki ağır ihmaller zincirini hem de kaza raporuna ulaşamamanın isyanını dile getirdi.
Geçtiğimiz eylül ayında Mısır’ın turistik bölgesi Hurgada’da meydana gelen trafik kazası, Ankaralı Uyar ailesini hayattan kopardı. Tatil için gittikleri otelin düzenlediği tura katılan Kamil Uyar, eşi Tuğba Uyar ve oğulları Hamdi Boran Uyar’ın yaşamını yitirdiği feci kazadan, ailenin küçük oğlu ağır yaralı olarak kurtuldu. Sağlık Bakanlığının devreye girmesiyle ambulans uçakla Türkiye’ye getirilen küçük çocuk tedavi altına alınırken, geride kalanlar için zorlu bir hukuk ve bürokrasi mücadelesi başladı.
Geride kalan tek torununa sahip çıkan dede Enver Özdemir, yaşanan süreci, ihmaller zincirini ve Ankara’da aşamadıkları bürokratik engelleri Yeni Ankara’ya anlattı.
"5 KİŞİLİK ARACA TABURE KOYUP 9 KİŞİ BİNDİRMİŞLER"
Olayın bir trafik kazasından öte, Safari turu düzenleyen otelin ve tur şirketinin büyük ihmali olduğunu öne süren Enver Özdemir, dehşet anlarını yaralı kurtulan torunundan öğrendiklerini belirtti. Özdemir, "Kızım, damadım ve torunlarım otelin aracıyla safariye gitmek istiyor. Ancak bindikleri araç 4 veya 5 kişilik olmasına rağmen daha çok insan sığsın diye tabureler konulmuş ve 9 kişi bindirilmiş. Emniyet kemeri yok, hiçbir güvenlik önlemi yok. Tamamen kapasite fazlası ve ihmal sonucu bu facia yaşandı" ifadelerini kullandı.
OTELDEKİ EŞYALARI TALAN EDİLMİŞ
Acılı dede, kaza sonrası süreçte de büyük mağduriyet yaşadıklarını dile getirdi. Cenazeler ve yaralı torunuyla ilgilenirken, vefat eden yakınlarının oteldeki eşyalarının ve kasalarının talan edildiğini, eşyaları almak için otele giden kişiler tarafından öğrendiklerini belirtti.
“RAPOR İÇİN 3 BİN DOLAR İSTİYORLAR”
Ailenin şu anki en büyük mücadelesi ise hukuki süreci başlatabilmek için gereken ‘Kaza Raporu’na ulaşmak. Mısır makamlarından "kaza raporunu" talep ettiklerini ancak bir türlü alamadıklarını belirten Özdemir, Dışişleri Bakanlığına sitem etti ve yaşadıkları çaresizliği şöyle anlattı:
“Hakkımızı aramak için Dışişleri Bakanlığı ile iletişime geçtik. Bize ‘Biz alamayız, avukat tutup dava edin’ denildi. Elçilik ise ‘Biz veremeyiz, Dışişleri isteyebilir’ diyor. Kurumlar arasında sıkışıp kaldık. Mısır’daki avukatlar sadece raporu almak için 3 bin dolar, dava süreci için ise 50-100 bin dolar talep ediyor. Bizim bunu karşılayacak imkânımız yok.‘’
"KENDİ YAKINLARININ BAŞINA GELSE NE YAPARLARDI?"
Dışişleri Bakanlığına sitem eden ve yetkililerden somut adım bekleyen dede Özdemir, benzer uluslararası bir vaka olan ve Almanya'dan İstanbul'a gelen, Böcek ailesinin başına gelenleri dile getirerek yetkilileri empati yapmaya davet etti:
“İstanbul’daki Böcek ailesinin başına gelenler için Alman Dışişleri Bakanı konuyla yakından ilgilenip pek çok adım atarken, bizim Dışişleri Bakanımızın olaydan haberi dahi yok. Böyle bir vurdumduymazlık kabul edilemez. Merak ediyorum; Allah korusun ama bir elçinin veya bakanlık yetkilisinin yakınının başına benzer bir olay gelseydi böyle mi olurdu? Tutumları ne olurdu?"
Bakanlığın olaydan haberdar olmadığına dair açıklamayı duyduğunda devlete olan inancının sarsıldığını vurgulayan ve sitem eden Enver Özdemir, "Türk vatandaşlığından çıkmayı bile düşündük" dedi.
"SİGORTALARI VAR MI YOK MU ÖĞRENEMİYORUZ"
Ailenin tatil satın aldığı internet sitesinin de sigorta poliçesi ve anlaşma detaylarını paylaşmadığını belirten Özdemir, "Sigortaları var mı, yok mu öğrenemiyoruz. Site 'mahkeme kararı lazım. Karar olmadan sigorta detayını veremem' diyor. Bizim tek isteğimiz devletimizin devreye girip o raporu alması ve çocuğumuzun hakkını aramasıdır" şeklinde konuştu.
GERİYE KALAN TEK EMANET: “HAZIR DEĞİLİM DİYOR”
Kazadan sağ kurtulan ve ailenin tek dayanağı olan küçük çocuğun psikolojik durumunun hassasiyetini koruduğunu belirten dede Özdemir, sözlerini şöyle noktaladı:
“Torunum bize emanet, üzerine titriyoruz. Ama ne yaparsak yapalım içine kapandı. Geçenlerde öğretmeni anne ve babası hakkında konuşmak istemiş, ‘Ben hazır değilim, zamanı değil’ demiş. Pedagog desteği alıyor ama bir çocuk abisini, annesini, babasını aynı anda kaybetti. Ömür boyu bunun travmasını taşıyacak. Bizim tek isteğimiz, onun hakkını aramak. Dışişleri Bakanlığına sesleniyorum; lütfen kaza raporunu devlet kanalıyla isteyin, bizi bu hukuksuzluğa mahkum etmeyin.”
Mısır'daki trafik kazası Ankaralı aileyi hayattan kopardıAnkara Haberleri