Büyük Taarruz nasıl kazanıldı? 30 Ağustos’a giden 5 kritik gün
Bir yıllık gizli hazırlığın ardından "baskın ve imha" stratejisiyle başlatılan Büyük Taarruz, "aşılmaz" denilen düşman hatlarını kusursuz askerî manevralarla sadece beş günde çökertti. İşte Mustafa Kemal Paşa'nın bizzat yönettiği bağımsızlık destanının adım adım cephe günlüğü...
Türk Kurtuluş Savaşı’nın kaderini belirleyen Büyük Taarruz, Sakarya Meydan Muharebesi’nin ardından yaklaşık bir yıl süren askerî hazırlıkların sonucunda gerçekleştirildi. Son aşamaya ilişkin plan ve kuvvet kaydırmaları büyük bir gizlilik içinde yürütülürken, harekâtın temelinde baskın, sıklet merkezi oluşturma, yarma, kuşatma ve Yunan ordusunun ana kuvvetlerini kesin bir meydan muharebesinde etkisiz hale getirme düşüncesi bulunuyordu.
26 Ağustos 1922’de başlayan harekât, yalnızca beş gün sonra Yunan ordusunun ana kuvvetlerinin 30 Ağustos’ta ağır bir yenilgiye uğratılmasıyla askerî açıdan kesin sonuca ulaştı. Ancak Anadolu’daki Yunan işgali 30 Ağustos günü tamamen sona ermedi; Türk ordusunun takip harekâtı İzmir’in 9 Eylül’de kurtarılmasının ardından da sürdü ve son Yunan birliklerinin Batı Anadolu’dan çekilmesi eylül ayının ortalarında tamamlandı.
ADIM ADIM CEPHEDEKİ GELİŞMELER
- 26 Ağustos (1. Gün): Büyük Taarruz, sabahın erken saatlerinde Kocatepe’den başlayan topçu ateşiyle başladı. Kaynaklarda ateşin başlangıç safhaları için farklı saatlendirmeler bulunmakla birlikte, 05.30’dan itibaren yoğun tahrip ateşine geçildiği belirtiliyor. Türk piyadeleri Tınaztepe’ye süngü hücumuyla girerken, Belentepe ve Kalecik Sivrisi gibi kritik noktalar da gün içinde ele geçirildi.
Fahrettin Altay komutasındaki 5. Süvari Kolordusu ise Yunan kuvvetlerinin boş bıraktığı Ahır Dağları üzerinden düşman gerisine sarktı. Süvari birliklerinin temel görevi Yunan ordusunun ulaşım ve haberleşme hatlarını kesmek, ikmal düzenini bozmak ve cephe gerisindeki birliklerin ana savunma hattına yardım göndermesini engellemekti.
- 27 Ağustos (2. Gün): Türk ordusu gün ağarırken bütün cephede yeniden taarruza geçti. Bir yıldan uzun süredir tahkim edilen Yunan savunma hatlarında büyük gedikler açıldı. 8. Tümen öğleden sonra Afyonkarahisar’a girerken kent akşam saatlerinde tamamen Türk kuvvetlerinin kontrolüne geçti. Yunan birlikleri Sinanpaşa Ovası yönünde geri çekilmeye başladı.
Türk ordusunun Afyonkarahisar’ın güneyindeki ana savunma sistemini kırması, Büyük Taarruz’un sonraki safhasını belirledi. Artık amaç yalnızca Yunan mevzilerini ele geçirmek değil, geri çekilen ana kuvvetlerin önünü keserek onları kesin bir meydan muharebesine zorlamaktı.
- 28 Ağustos (3. Gün): Türk birlikleri geri çekilen Yunan kuvvetlerini takip ederek baskıyı artırdı. 28 ve 29 Ağustos’taki harekât sonucunda Yunan 5. Tümeni çevrilme tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Türk ordusu bir yandan düşmanın batıya çekilme yollarını kontrol altına almaya çalışırken diğer yandan farklı Yunan birliklerinin birleşmesini engellemek için harekâtını sürdürdü.

- 29 Ağustos (4. Gün): Yunan ordusunun Trikupis komutasındaki büyük kuvvetleri Aslıhanlar ve çevresinde giderek daha dar bir alana sıkışmaya başladı. General Trikupis, Türk kuvvetlerinin baskısı karşısında Dumlupınar yönünde çekilmeyi planladı ancak Türk birliklerinin ilerleyişi geri çekilme yollarını giderek daraltıyordu.
29 Ağustos gecesi Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa cephedeki son durumu birlikte değerlendirdi. Komuta heyeti, harekâta ara vermeden devam edilmesine, Yunan kuvvetlerinin çekilme yollarının kesilmesine ve düşmanın kesin sonuçlu bir muharebeye zorlanmasına karar verdi.
- 30 Ağustos (5. Gün): Türk ordusu, Aslıhanlar-Çal-İşören ve Çalköy çevresinde kuşatılan Yunan ana kuvvetlerine karşı kesin taarruza geçti. Mustafa Kemal Paşa muharebe alanına gelerek savaşın kritik bölümünü birinci hatta yakından takip etti; daha sonra Zafertepe’deki ileri gözetleme noktasına geçti. Türk birliklerinin süngü hücumlarıyla devam eden taarruzu sonucunda Yunan ordusunun ana kuvvetleri ağır bir yenilgiye uğradı.
Aynı gün Kütahya da işgalden kurtuldu. Kütahya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kayıtlarına göre kentteki Yunan işgali 30 Ağustos 1922 saat 18.00 itibarıyla sona erdi.
ZAFERİ GETİREN ASKERÎ STRATEJİLER
- Gizlilik ve sıklet merkezi: Büyük Taarruz’un en önemli unsurlarından biri, Türk ordusunun asıl taarruz yönünün gizlenmesiydi. Ana kuvvetler gece yürüyüşleriyle Afyonkarahisar’ın güneyinde toplandı. Plan gereği savaşın sıklet merkezi Afyon’un güney ve güneybatısında oluşturuldu ve Yunan savunmasının Kalecik Sivrisi-Tınaztepe hattından yarılması hedeflendi.
- Süvari manevraları: Fahrettin Altay komutasındaki 5. Süvari Kolordusu, Ahır Dağları üzerinden düşman gerisine geçerek Yunan ordusunun ikmal ve irtibat düzenini bozdu. Süvarilerin cephe gerisindeki hareketliliği, Yunan ihtiyatlarının savaşın kritik bölgelerine zamanında ulaştırılmasını zorlaştırdı.

- Yarma, kuşatma ve hızlı takip: Harekâtın temel mantığı, Yunan cephesini belirlenen noktadan yarmak, geri çekilen ana kuvvetlerin yollarını kesmek ve kesin meydan muharebesine zorlamaktı. 26 Ağustos’ta başlayan yarma harekâtı, 30 Ağustos’ta ana Yunan kuvvetlerinin kuşatılarak savaş gücünün büyük ölçüde kırılmasıyla sonuçlandı. Böylece Mustafa Kemal Paşa’nın öngördüğü kesin askerî sonuç beş gün içinde elde edildi.
1. ORDU VURDU, 2. ORDU YUNAN KUVVETLERİNİ YERİNDE TUTTU
Büyük Taarruz planında Nurettin Paşa komutasındaki 1. Ordu asıl taarruz kuvvetini oluşturdu. Afyon’un güneyindeki Yunan savunmasını yarmak ve kuzeye ilerlemek 1. Ordu’nun temel göreviydi.
Yakup Şevki Paşa komutasındaki 2. Ordu ise daha kuzeydeki Yunan kuvvetlerine baskı yaparak onların güneye kaydırılmasını engellemekle görevlendirildi. Böylece Yunan komutanlığının asıl taarruz bölgesine zamanında takviye göndermesi güçleştirildi. 5. Süvari Kolordusu da batıdan düşman gerisine sarkarak kuşatma planının tamamlayıcı unsuru oldu.
Plan savaş boyunca değişen cephe şartlarına göre yeni emirlerle uygulanırken, Türk komuta heyetinin hızlı kararları ve birlikler arasındaki koordinasyon Yunan ordusunun toparlanmasına fırsat vermedi.
30 Ağustos’taki kesin zaferden sonra harekât sona ermedi. Mustafa Kemal Paşa, Yunan ordusunun yeniden savunma hattı kurmasını önlemek amacıyla takip harekâtının sürdürülmesini istedi. Türk birlikleri hızla batıya ilerlerken General Nikolaos Trikupis de 2 Eylül 1922’de Murat Dağı yakınlarındaki Çalköy bölgesinde beraberindeki komuta heyetiyle birlikte esir alındı.
Büyük Taarruz böylece yalnızca başarılı bir yarma harekâtı olarak değil; gizlilik, kuvvet yoğunlaştırma, süvari manevrası, kuşatma ve kesintisiz takip unsurlarının bir arada kullanıldığı kesin sonuçlu bir askerî harekât olarak tarihe geçti. Beş günde Yunan ordusunun ana savaş gücü kırıldı; ardından başlayan takip harekâtı ise Batı Anadolu’daki işgalin tamamen sona ermesine giden yolu açtı.