Bir devlet memurunun hak mücadelesi! Fark eder etmez soluğu mahkemede aldı
Kamu kurumlarında yıllık izin hesabına ilişkin tartışma yüksek yargının gündeminde. Bir memurun başvurusu sonrası gözler Anayasa Mahkemesinin vereceği karara çevrildi. Avukat Zeynep Aktaş Uçar, başvurunun gerekçelerini Yeni Ankara'ya açıkladı.
Kamu çalışanlarının izin hesaplamalarında uzun süredir tartışılan hafta sonunun yıllık izinden düşülmesi uygulaması bu kez Anayasa Mahkemesine taşındı. Bir devlet dairesinde büro amiri olarak görev yapan Burak Bozkurt, yıllık izin kullanırken hafta sonunun da yıllık izin süresinden düşülmesi üzerine başlattığı hukuk mücadelesini bireysel başvuru aşamasına taşıdı.
HAFTA TATİLİ YILLIK İZİNDEN SAYILDI
Kamu kurumlarında yıllık izin uygulamalarına ilişkin tartışma yeni bir yargı süreciyle gündeme geldi. Bir devlet dairesinde görev yapan Burak Bozkurt, kullandığı yıllık izin sırasında hafta sonu günlerinin de izin süresinden düşüldüğünü belirterek uygulamanın iptali için hukuki süreç başlattı. Başvuru dosyasında yer alan bilgilere göre Bozkurt, izin hakkından 'haksız mahsup' yapıldığı gerekçesiyle 25 Nisan 2025 tarihinde idareye başvurdu. Talep, 30 günlük süre içinde yanıt verilmemesi nedeniyle zımnen reddedilmiş sayıldı.

İDAREYE YAPILAN BAŞVURU SONUÇSUZ KALDI
Başvurunun sonuç vermemesi üzerine konu yargıya taşındı. Dosyada yer alan bilgilere göre 3 Haziran 2025 tarihinde Zonguldak İdare Mahkemesinde işlemin iptali istemiyle dava açıldı. Mahkeme, 23 Ocak 2026 tarihli kararında davanın reddine hükmetti. Kararın ardından dosya bu kez istinaf incelemesine götürüldü.

YEREL MAHKEME VE İSTİNAF SÜRECİ NASIL İLERLEDİ?
Dava dosyasına göre 12 Mart 2026 tarihinde Ankara 7. İdari Dava Dairesine istinaf başvurusu yapıldı. Daire, 5 Mayıs 2026 tarihli kararıyla başvurunun esastan reddine kesin olarak karar verdi. Kararın kesinleşmesiyle birlikte iç hukuk yollarının tüketildiği belirtilirken, başvurucu tarafından kararın 21 Mayıs 2026 tarihinde öğrenildiği ifade edildi.
"UYGULAMANIN YASAL DAYANAĞI BULUNMUYOR"
Burak Bozkurt'un avukatı Zeynep Aktaş Uçar, Yeni Ankara'ya yaptığı açıklamada müvekkilinin Perşembe gününden Pazartesi gününe kadar yıllık izin kullandığını, ancak hafta tatiline denk gelen Cumartesi ve Pazar günlerinin de izin hesabına dahil edildiğini fark ettiğini aktardı.
Uçar, hafta tatilinin temel bir dinlenme hakkı olduğunu belirterek bu hakkın başka bir izin türü içinde eritilemeyeceğini savundu. Avukat Uçar, uygulamanın kamu kurumlarında yaygın şekilde sürdürüldüğünü ancak mevzuatta hafta tatilinin yıllık izinden düşülebileceğine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığını ifade etti. Açıklamasında Danıştay kararlarına da atıfta bulunan Aktaş Uçar, yıllık izinden düşülebilecek durumların sınırlı olarak sayıldığını ve bu kapsam dışında yeni mahsup gerekçeleri oluşturulamayacağını ileri sürdü.

ANAYASA MAHKEMESİNİN VERECEĞİ KARAR EMSAL OLABİLİR Mİ?
Başvuru dosyasında yer alan bilgilere göre bireysel başvuru süreci 8 Haziran 2026 tarihinde Anayasa Mahkemesine taşındı. Başvuruda dinlenme hakkı, maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkı ile hukuk devleti ilkesi yönünden değerlendirme yapılması talep edildi. Anayasa Mahkemesinin başvuru hakkında vereceği kararın, kamu kurumlarında yıllık izin uygulamalarına ilişkin tartışmalar açısından emsal niteliği taşıyıp taşımayacağı önümüzdeki süreçte netlik kazanacak.
Milyonlarca işçiyi ilgilendiriyor! Yargıtaydan yıllık izinlerle ilgili emsal kararÇalışma Hayatı