Bilal Erdoğan ne demek istedi? Katı laiklik, özgürlükçü laiklik ve diğer laiklik türleri neler?
Bilal Erdoğan'ın laiklik açıklaması, FETÖ'nün ortaya çıkış nedenlerine dair çarpıcı bir iddiayı gündeme getirdi. Literatürdeki laikliğe ilişkin 4 ana model haberimizde.
Bilmeniz gerekenler: İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, katıldığı Asırlık Gece programında yaptığı "FETÖ’yü doğuran, katı laikliğin ta kendisi olmuştur" çıkışıyla yeni bir tartışma başlattı. Siyaset bilimi ve hukuk literatüründe din-devlet ilişkilerini düzenleyen genel olarak 4 ana laiklik modeli bulunuyor: Fransa'nın temsil ettiği dinin kamusal alandan tamamen dışlandığı "Katı (Dışlayıcı) Laiklik", ABD ve İngiltere'de uygulanan inanç özgürlüğünü devlet müdahalesinden koruyan "Özgürlükçü (Pasif) Laiklik", Türkiye'deki Diyanet yapısı gibi dinin devlet denetiminde tutulduğu "Müdahaleci Laiklik" ve Almanya'da görülen devlet ile kilisenin ortak hareket ettiği "İşbirlikçi Laiklik".
Türkiye'de din, devlet ve toplum ilişkilerine yönelik kuramsal tartışmalar, televizyon ekranlarında dile getirilen yeni iddialarla yeniden alevlendi. Katıldığı bir programda sosyolojik ve siyasi değerlendirmelerde bulunan Bilal Erdoğan, Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) gelişim zeminini geçmiş dönemdeki radikal uygulamalara dayandırdı. Kamusal alanda büyük yankı bulan bu çıkış, gözleri dünya genelinde uygulanan farklı hukuk sistemlerine ve anayasal din-devlet ayrımı modellerine çevirdi.
BİLAL ERDOĞAN LAİKLİK AÇIKLAMASIYLA NE DEMEK İSTEDİ?
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, katıldığı televizyon programında terör örgütünün tarihsel olarak dindarlık reaksiyonundan değil, baskıcı politikalardan beslendiğini öne sürdü. Programda konuya ilişkin net ifadeler kullanan Bilal Erdoğan, tam olarak şu cümleleri aktardı: "FETÖ’yü doğuran, katı laikliğin ta kendisi olmuştur. FETÖ’yü doğuran dindarlık değildir. FETÖ’yü doğuran İslam değildir. FETÖ’yü doğuran Risale-i Nur’lar değildir" Bu sözlerle, Türkiye'nin yakın tarihinde uygulanan bazı sert laiklik politikalarının sosyolojik olarak yeraltı yapılanmalarına ve gizli örgütlenmelere zemin hazırladığı iddiası savunuldu.

KATI LAİKLİK VE ÖZGÜRLÜKÇÜ LAİKLİK NE ANLAMA GELİYOR?
Siyaset bilimi ve anayasa hukuku literatüründe din ile devlet işlerinin ayrılması prensibi, ülkelerin sosyolojik geçmişlerine göre farklı şablonlarda uygulanmaktadır. Bunlardan ilki olan Fransız modeli veya "Dışlayıcı (Katı) Laiklik", dini tamamen bireysel vicdan alanına hapsederek kamusal alanı dini sembollerden bütünüyle arındırmayı hedefler. Buna tezat olarak gelişen Anglo-Sakson modeli veya "Pasif (Özgürlükçü) Laiklik" ise devleti dinden korumak yerine, dini inançları devletin olası müdahalelerinden korumayı esas alır. Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere gibi ülkelerde uygulanan bu özgürlükçü modelde, dini sembol ve ifadeler kamusal alanda serbestçe varlık gösterebilir.

MÜDAHALECİ VE İŞBİRLİKÇİ LAİKLİK MODELLERİNİN FARKLARI NELERDİR?
Tarihsel süreçte Fransa'daki dışlayıcı yapıdan etkilenen ancak din hizmetlerini tamamen devlet tekeline almasıyla farklılaşan yapıya "Kontrolcü veya Müdahaleci Laiklik (Türk Modeli)" adı verilmektedir. Bu sistemde, dinin kamu düzenine bir tehdit oluşturmasını önlemek adına din hizmetleri Diyanet İşleri Başkanlığı gibi merkezi bir anayasal kurum eliyle finanse edilir ve denetlenir. Son kategori olan "İşbirlikçi (Tanıyıcı) Laiklik" modelinde ise devlet ve dini kurumlar hukuken ayrı olsa da toplumsal fayda için ortak hareket eder. En somut örneği Almanya olan bu sistemde devlet, belirli dini gruplar adına "kilise vergisi" toplayıp kurumlara aktarma veya eğitim alanında ortaklık kurma yetkisine sahiptir.
Hulusi Akar, Akın Öztürk’ü Asırlık Gece’de anlattı: Zihni bir depremGüncel
Asırlık Gece'deki "kalem" detayı ve 2015 FETÖ operasyonlarıGüncel