Batı medyası sınıfta kaldı: İşte 15 Temmuz'da dünya basını manşetleri

15 Temmuz dünya basını tarafından nasıl manşete taşındı? Darbe girişiminin 10. yılında Batı medyasının tutum ve üslubunu sizler için derledik.

Batı medyası sınıfta kaldı: İşte 15 Temmuz'da dünya basını manşetleri

Türkiye'de 15 Temmuz askeri darbe girişiminin üzerinden tam 10 yıl geçerken, o karanlık gecede dünya basını tarafından takınılan tutum halen hafızalardaki yerini koruyor. Darbenin bastırılmasının ardından küresel ajanslar ve büyük gazeteler yayın çizgilerini revize etmek zorunda kalsa da, ilk saatlerde yayınlanan analizler uluslararası kamuoyunun demokrasi sınavında sınıfta kaldığını gösteriyor.

15 TEMMUZ DÜNYA BASINI MANŞETLERİNDE NASIL YER BULDU?

15 Temmuz 2016 gecesi Ankara ve İstanbul'da askeri cunta tarafından başlatılan yasadışı kalkışma, küresel haber merkezlerinde ilk anlarda "Erdoğan'a karşı ordu müdahalesi" başlığıyla servis edildi. Batı medyasındaki birçok televizyon kanalı ve internet portalı, askeri darbenin başarıya ulaşabileceğini ima eden taraflı yorumlara ve "beklenen bir gelişme" yönündeki analizlere geniş yer ayırdı.

Türk halkının tankların önüne geçerek gösterdiği tarihi direnişin kesinleşmesi ve darbecilerin kontrolü kaybetmesi üzerine uluslararası yayın organlarının dili değişti. İlk başlardaki manipülatif dil, yerini kademeli olarak "başarısız darbe girişimi" ifadelerine bırakmak zorunda kaldı.

DARBENİN SEYRİ ULUSLARARASI BASININ ÜSLUBUNU DA ŞEKİLLENDİRDİ

Amerika Birleşik Devletleri'nin en köklü yayın organlarından New York Times, Washington Post ve CNN gibi kanallar, ilk saatlerde cuntayı güçlü gösterme eğilimindeydi. Darbenin bastırılmasının ardından ise bu kurumların odağı, Türkiye'deki demokratik direnişten ziyade Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "otoriterleştiği" iddialarına ve FETÖ mensuplarına yönelik tasfiyelere kaydı. Dönemin Obama yönetiminin darbenin ilk saatlerinde bekle-gör politikası izlemesi ve FETÖ elebaşının iadesini geciktirmesi de ABD medyasının bu ikircikli tavrını destekleyen bir unsur olarak kayıtlara geçti.

Birleşik Krallık medyasından BBC, gelişmeleri "Türkiye'nin darbe girişimi" başlığıyla yoğun şekilde takip ederken, haberlerinde görece nötr kalmaya çalışsa da analizlerinde hükümet karşıtı yorumları öne çıkardı. Guardian gazetesi ise daha sert bir üslup benimseyerek Türkiye'deki tasfiyeleri ve olağanüstü hal kararlarını doğrudan eleştirdi. Nitekim sonraki süreçte İngiltere Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi tarafından yayımlanan raporlarda da Gülen örgütünün darbe ile doğrudan ilişkisini muğlaklaştıran ifadeler yer buldu.

Avrupa Birliği üyesi ülkelerden Almanya ve Fransa basını da benzer bir reflekse sahipti. Alman Focus dergisi başta olmak üzere kıta Avrupası medyası, darbeyi kağıt üzerinde kınamasına rağmen hemen ardından gelen tasfiyeleri "darbe bahanesiyle temizlik" şeklinde niteleyerek hükümeti hedef aldı. Tarihsel rekabetin sürdüğü komşu Yunanistan basını ise resmi olarak darbeyi kınasa da, yayınlarında komşudaki istikrarsızlığı ve "Erdoğan'ın güç kaybetmesini" gizli bir memnuniyetle okuyucularına sundu.

15 Temmuz Darbe FETÖ Medya