Arınç'tan Yargıtay'a ikinci çağrı: "Kaos bir an önce bitmeli"
Bülent Arınç, CHP'nin mutlak butlan kararı için Yargıtay'a yönelik çağrısını yineledi. Bahçeli ve Bakırhan'ın açıklamalarını değerlendirdi, peki hangi noktada hemfikir oldu?
Bülent Arınç, CHP'nin mutlak butlan kararına ilişkin değerlendirmesini sosyal medya hesabı üzerinden duyurdu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın TBMM grup konuşmalarını takip eden Arınç, Yargıtay'ın bir an önce karar vermesi gerektiğini dile getirdiği çağrısını yineledi.

BAHÇELİ VE BAKIRHAN'I "YERİNDE" BULDU
Arınç, 2 Haziran'da gerçekleşen TBMM grup toplantılarını yakından izlediğini aktardı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ana muhalefet partisinin mevcut Türk siyaseti ve demokrasisi açısından barındırdığı risklere dikkat çektiğini, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın ise sözlü sorun durumu Terörsüz Türkiye Süreci'nin ele geçirilmediğini belirtti. Her iki ismin de Yargıtay'ın karar vererek kaos ortamına son verilmesi gerektiğini vurguladığını ifade eden Arınç, bu yaklaşımı "oldukça yerinde ve sağlıklı" olarak nitelendirdi.
Arınç'ın 3 Haziran tarihli paylaşımında şu ifadeleri yer aldı:
"Türkiye’nin ana muhalefet partisinin içinde bulunduğu bu durumun Türk siyasetine ve Türkiye’nin itibarına zarar vereceğini düşünüyor ve Yargıtay’ın bu konunun hassasiyetini göz önüne alarak konuyu bir an önce çözüme kavuşturması gerektiği çağrımı bir kez daha yineliyorum."
"KARARI HUKUK VE USUL YÖNÜNDEN YANLIŞ BULUYORUM"
Arınç'ın ilk değerlendirmesi 26 Mayıs 2026'da olmuştu. Bölge Adliye Mahkemesi'nin 20 sayfalık bölümünü yazan Arınç, söz konusu karar yetkisi, görev ve usule ilişkin hukuki açıdan hatalı bulduğunu dile getirdi. Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu kapsamında güncel deklare Yüksek Seçim Kurulu dışında herhangi bir hukuk mahkemesinin karar verdiğini hatırlatan eski bakan, kararın "konjonktürel niteliğinde" değerlendirdi.
TEDBİR KARARI NEDEN ELEŞTİRİLDİ?
Arınç'ın özellikle izinsiz çizildiği nokta, kararın ihtiyati tedbirli biçimde bilinçliydi. 26 Mayıs paylaşımında bu durum "asıl vahim olan" gelişme olarak tanımlandı. Tedbir uygulanmaksızın karar doğrulanabileceğini ve bunun mevcut kaos ortamının çalışmasını engelleyebileceğini savunan Arınç, kararın öncesinde Yargıtay denetiminden anlık durumda sürecin daha sağlıklı sonuçlanabileceğini ileri sürdü.
ÜÇ PARTİNİN NASIL KAPATILDIĞINI ANLATTI
Üç partinin Anayasa Mahkemesi kararıyla, bir partinin 12 Eylül darbesiyle kapatıldığını; bir diğerinin ise bir oy farkla kapatılmaktan döndüğünü hatırlatan Arınç, BAM kararının teknik olarak bir kapatma kararı olmadığını, ancak bir partiyi işlevsiz kılma ve gücün sonucunu doğurabilecek nitelikte olduğunu belirtti. Bu tür müdahalelerin siyasi partilerden çok demokratik işlevsizleşmesine zemin hazırladığını da sözlerine ekledi.
"YARGITAY GÖREVE" ÇAĞRISINI YİNELEDİ
Her iki paylaşımda da ortak nokta aynı: Arınç, Yargıtay'ın hukuka ve hakkaniyete uygun bir karar vererek ihtiyati tedbiri ortadan kaldırması ve kaos ortamına son verilmesini savundu. 3 Haziran mesajındaki bu çağrıyı Bahçeli ve Bakırhan'ın açıklamalarına da referans vererek pekiştirdi.
CHP için çıkan mutlak butlan kararı hakkındaki görüşlerimi alıntıladığım şekilde 26 Mayıs tarihinde paylaşmış; Yargıtay’a düşen görevin, bir an önce hukuka ve hakkaniyete uygun bir karar vermesi olduğunu ve kaos ortamının ortadan kalkması gerektiğini ifade etmiştim.
— Bülent Arınç (@bulent_arinc) June 3, 2026
MHP Genel… https://t.co/WzSJcd20HO