Ankara'da Suriye ve İran hattı masaya yatırıldı: "Bölge ülkeleri oturmazsa masada ABD ve İsrail kalır"
İYİ Parti ve Saadet Partisi’nden ortak dış politika çıkışı! Dervişoğlu, Süleyman Şah Türbesi ve güvenli koridor vurgusu yaparken; Arıkan, çözümün ancak Ankara-Şam-Bağdat-Tahran hattında olduğunu hatırlattı.
İYİ Parti Genel Merkezi’nde gerçekleşen kritik görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, Suriye’deki yeni dengelerden İran’daki iç gelişmelere kadar pek çok hayati başlık masaya yatırıldı. İYİ Parti lideri Dervişoğlu ve Saadet Partisi lideri Arıkan, Türkiye’nin etrafındaki güvenlik çemberinin daraldığına dikkat çekerek, dış müdahalelere karşı "bölgesel iş birliği" çağrısında bulundu.
DERVİŞOĞLU’NDAN "PROVOKASYON" UYARISI
Müsavat Dervişoğlu, Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye için vazgeçilmez olduğunu vurgularken, iç kamuoyuna yönelik önemli bir uyarıda bulundu:
"Milli hassasiyet alanlarımızın provokasyonlara alet edilmesine izin vermemeliyiz. Türkiye düşmanı çevrelerin bu kışkırtmalardan istifade etme çabalarına karşı milletimi uyarıyorum."
Suriye sahasındaki gelişmelere değinen Dervişoğlu, Türkiye’nin güvenliği için Haseke ve Sincar’ı da kapsayan bir güvenlik koridoru oluşturulması gerektiğini belirterek, "Süleyman Şah Türbesi’nin yeniden eski yerine taşınması noktasında ısrarcı olunmalıdır" dedi.
"MUTABAKATI ABD DEĞİL TÜRKİYE DUYURMALIYDI"
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ise bölgedeki gelişmeleri "Cumhuriyet tarihinin en sıkıntılı dönemi" olarak nitelendirdi. Suriye’deki gelişmelere dair açıklamaların ABD kanadından gelmesini eleştiren Arıkan şunları söyledi:
"Gönül isterdi ki bu mutabakatı ABD değil, bölge ülkeleri duyursun. Çözüm; İngiltere, ABD veya İsrail’in masada olmasında değil; İran, Irak, Suriye ve Türkiye’nin aynı masa etrafında oturmasından geçer."
Arıkan, iktidarın 22 yıllık hatalarının Türkiye’nin etrafındaki çemberi daralttığını belirterek, muhalefet partileri arasındaki diyaloğun bu dönemde daha da hayati olduğunu ifade etti.
"LÜBNANLAŞMA" TEHLİKESİ VE SURİYE’NİN GELECEĞİ
Dervişoğlu, Suriye sahasındaki hareketliliğin arka planında bölgeyi istikrarsızlaştıracak bir "Lübnanlaşma" modelinin provasının yapıldığını savundu. Bu süreçte Türkiye’nin tavizsiz olması gerektiğini belirten Dervişoğlu, Suriye topraklarında terör örgütlerinden oluşan silahlı güçlerin varlığının asla kabullenilemeyeceğini belirtti. Dervişoğlu, Suriye devletinin kendi toprak bütünlüğünü koruyacak tedbirleri geliştirmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin kendi sınır güvenliği için Haseke’den Sincar’a kadar uzanan bir koridorda tam kontrol sağlaması ve Süleyman Şah Türbesi’nin eski yerine taşınması konusunda ısrarcı olması gerektiğini hatırlattı.