Ankara'da "NATO'nun Suçları" sergisi açıldı
Ankara'da "NATO'nun Suçları Sergisi" açıldı. Yazar Özgür Hüseyin Akış, NATO'nun darbeler ve işgallerdeki rolüne dikkat çekerek, "Geleceğimiz için emperyalizme karşı örgütlü mücadeleyi büyütmeliyiz" çağrısında bulundu.
NATO Zirvesi öncesinde Ankara'da ziyarete açılan "NATO'nun Suçları Fotoğraf Sergisi", ittifakın kuruluşundan bu yana dâhil olduğu askeri müdahaleleri, darbeleri ve savaşları gözler önüne seriyor. Sergiyi ziyaret eden araştırmacı-yazar Özgür Hüseyin Akış, "Bugün emeğimiz ve geleceğimiz için emperyalizme karşı örgütlü mücadeleyi büyütmek zorundayız" dedi.

NATO üyesi ülkelerin kritik kararlar bugün alındı. Diğer yandan ise başkent Ankara'da dikkat çeken bir sergi kapılarını açtı. Tarihsel belgeler, arşiv fotoğrafları ve çeşitli görsellerden oluşan "NATO'nun Suçları Fotoğraf Sergisi", ittifakın kuruluşundan bugüne kadar yaşanan askeri müdahaleler, darbeler ve savaşlara mercek tutuyor.
Sergiyi gezen araştırmacı-yazar Özgür Hüseyin Akış, Yeni Ankara'ya yaptığı açıklamada NATO'nun tarihsel rolü, Türkiye'deki Gladyo yapılanması, darbeler ve mülteci krizine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

"KURULUŞ AMACI KOMÜNİZMLE MÜCADELEYDİ"
NATO'nun kuruluş sürecine değinen Akış, ittifakın ABD öncülüğünde şekillendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"NATO, kuruluşu itibarıyla komünizm ve sosyalizmle mücadeleyi merkezine koymuş, ABD ile tam bir mutabakat içerisinde hareket etmiştir. Birçok ülkenin iç işlerine müdahale eden, darbeler planlayan ve fiili işgallerin parçası olan bir aygıtla karşı karşıyayız. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından da bu politika değişmedi. Özellikle Orta Doğu'da gerçekleştirilen işgallerle halklar birbirine düşman edildi, iç karışıklıklar derinleştirilerek ülkeler parçalandı."
"GLADYO YAPILANMASININ ARKASINDA NATO VARDI"
Sergide Türkiye'nin yakın siyasi tarihine ilişkin bölümlerin de yer aldığını belirten Akış, özellikle 12 Eylül askeri darbesine ve Türkiye'deki karanlık olaylara dikkat çekti:
"Türkiye'deki devrimci gençlik hareketine, aydınlara, Alevilere ve işçi eylemlerine yönelik gerçekleştirilen kanlı saldırılarda kullanılan Gladyo yapılanmasının yönlendiricisi ve kurucusu doğrudan NATO'dur. Bu ittifak, 12 Eylül darbesinin en büyük destekçilerinden biridir. Ülkemizin bağımsızlığını uzun yıllar boyunca ipotek altına alan bu yapı, halkın üzerinde ciddi baskılar oluşturmuştur."
"SAVAŞLARIN BEDELİNİ EMEKÇİLER ÖDÜYOR"
NATO üyesi ülkelerin artan savunma harcamalarının küresel sermayeye kazanç sağladığını savunan Akış, savaşların milyonlarca insanı yerinden ettiğini vurgulayarak Suriye ve Afganistan örneklerini verdi:
"Suriye ve Afganistan'da yıllarca süren savaşlar ve işgaller, milyonlarca insanı göç etmek zorunda bıraktı. Bu süreçte NATO'nun önemli bir sorumluluğu bulunmaktadır. Türkiye başta olmak üzere Avrupa'nın birçok ülkesine sığınan mülteciler, bugün en düşük ücretlerle ve en ağır koşullarda çalıştırılıyor. Mülteci çocuklar eğitim haklarından mahrum bırakılarak ucuz iş gücü hâline getiriliyor. Yaşanan bu insani dram, sermaye çevreleri için ucuz iş gücü düzenine dönüşmüş durumdadır."
"YABANCI ASKERİ ÜSLER TARTIŞMAYA AÇILMALI"
NATO zirvelerinin yeni askeri kararların alınacağı süreçler olduğuna dikkat çeken Akış, Türkiye'deki yabancı askeri üslerin de kamuoyunda tartışılması gerektiğini ifade etti. Akış, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Bu zirvenin emekçi halklara herhangi bir fayda sağlamayacağını, tam aksine gelecekte daha büyük sorunlar doğuracağını düşünüyoruz. Bugün emeğimizi ve geleceğimizi savunmak için emperyalizme karşı mücadeleyi büyütmek zorundayız. Ülkemizde yabancı askeri üslerin neden bulunduğunu sorgulamalıyız. Halkların daha fazla savaş, işgal ve göçle karşı karşıya kalmaması için örgütlü mücadeleden başka bir çıkış yolu bulunmuyor."
