Ankara’da geleneksel sanatın bilinmeyen yönü! 30 yıllık keçe ustası anlattı
Keçe ustası Yaşar Cengiz Çınar, yaklaşık 30 yıldır yaşattığı keçe sanatının gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini vurgulayarak, “Geleneksel el sanatlarına sahip çıkmamız gerekiyor” dedi.
Ankara’nın tarihi Ulucanlar Sanat Sokağı’nda geleneksel keçe sanatını yaşatan Kültür ve Turizm Bakanlığı UNESCO envanterine kayıtlı keçe ustası Yaşar Cengiz Çınar, yaklaşık 30 yıldır sürdürdüğü mesleğine ilişkin Yeni Ankara’ya açıklamalarda bulundu.

Keçeden kıyafet, aksesuar ve birçok farklı ürün yapılabiliyor-Yeni Ankara-Fotoğraflar
Çınar, "Bu sanatı 1999 yılından itibaren yapıyorum. Yaklaşık 30 yıldır bu mesleği sürdürüyorum. Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi’nde uzun yıllar ders verdim. Bu sayede geleneksel sanatımızı yaşatmaya, yok olmamasını sağlamaya ve genç kuşaklara aktarmaya çalışıyorum. Islak keçe, Türklerin geleneksel el sanatlarından biridir. Türkler, halı ve keçe sanatını dünyaya yayan topluluklardan biridir. Bu durum, arkeolojik kazılarda elde edilen kalıntılarla da bilimsel olarak kanıtlanmıştır" ifadelerini kullandı.

YÜNDEN ÇIKIYOR, BAMBAŞKA ÜRÜNLERE DÖNÜŞÜYOR
Çınar, yünün işlenerek keçeye dönüştürülme sürecini ve farklı ürünlerde kullanılan teknikleri şu sözlerle anlattı:
"Keçe, yünün sıkıştırılmasıyla elde ediliyor. Yün, basınç etkisiyle farklı bir forma dönüşüyor. Keçe; ev dekorasyon ürünlerinden sağlık ürünlerine, inşaat malzemelerinden mantolamaya kadar çok geniş bir alanda kullanılabiliyor. Yurt dışında keçe kullanımı bizden çok daha gelişmiş durumda. Özellikle yalıtım ve çeşitli ürünlerde keçeden oldukça fazla yararlanılıyor. Keçeden sağlık ürünleri de yapılıyor. Bunun yanında tablolar, sanatsal eserler ve çok farklı ürünler ortaya çıkarılabiliyor. Yani keçe, oldukça geniş bir kullanım alanına sahip. Her ürünün kendine özgü bir tekniği var. Şapka yapacaksanız ona göre, çarık veya terlik yapacaksanız ona göre, tablo yapacaksanız ona göre çalışmanız gerekiyor. Şapka ve çanta gibi ürünlerde kalıp kullanılıyor. Ancak tablolar daha sanatsal ürünler olduğu için kalıp kullanılmıyor ve daha az sıkıştırılıyor."

TABLO YERİNE BUNU TERCİH EDİYORLAR
Farklı yaş ve ülkelerden ziyaretçilerin sanat sokağına geldiğini belirten Çınar, "Burası Ulucanlar Müzesi’nin Sanat Sokağı bölümü. Buraya her türlü insan geliyor. Gençler, çocuklar, yaşlılar, üniversite öğrencileri ve öğretim üyelerinin yanı sıra farklı ülkelerden yabancılar da geliyor. Her yaştan ve her kesimden ziyaretçimiz oluyor. Ziyaretçiler daha çok alıp götürebilecekleri, kolay taşınabilen ürünlere ilgi gösteriyor. Bir tablo hem daha masraflı hem de her yere yerleştirilmesi zor bir ürün. Bu nedenle telefon kılıfı veya stres topu gibi kolayca alınabilen ve taşınabilen ürünler daha çok tercih ediliyor" şeklinde konuştu.

Keçe ustası Yaşar Cengiz Çınar
"GELENEKSEL SANATLAR UNUTULMASIN"
Çınar, geleneksel el sanatlarının unutulmaması için sahip çıkılması gerektiğine dikkat çekerek, şöyle konuştu:
"Amacım bu sanatı genç kuşaklara aktarmaktır. Ayrıca Kültür Yolu Festivali kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından görevlendirildim ve iki ayrı yerde workshop yapacağım. Bu geleneksel el sanatlarına sahip çıkmamız gerekiyor. Bu sanatların yok olmaması için onları yaşatmamız lazım. Eğer biz sahip çıkmazsak başka ülkeler bu sanatları geliştirip sahiplenebilir ve daha sonra ‘Bizim el sanatımızı başkaları geliştirip sahiplenmiş’ diye üzülürüz. Bu nedenle kendi geleneksel sanatlarımıza sahip çıkmamız gerekiyor.”