Ankara-Riyad-İslamabad hattında dev ittifak: Yeni bir NATO mu kuruluyor?
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında kurulan ve "birine yapılan saldırının hepsine yapılmış sayılacağı" kritik savunma paktına dahil olmak için düğmeye bastı.
Bloomberg ve uluslararası savunma kaynaklarından gelen son bilgilere göre, Türkiye’nin Suudi Arabistan ile nükleer güç Pakistan arasında kurulan yeni savunma ittifakına katılmak için yürüttüğü müzakerelerde sona yaklaşıldığı bildirildi. 2026 yılının ilk çeyreğinde resmiyet kazanması beklenen bu üçlü ortaklık, bölgesel olmasının yanı sıra, küresel ölçekte askeri dengeleri değiştirebilecek bir potansiyele sahip.
"BİRİMİZE SALDIRI HEPİMİZE SALDIRIDIR"
Eylül 2025'te Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Stratejik Karşılıklı Savunma Anlaşması (SMDA), tarihte nadir görülen bir güvenlik maddesi içeriyor. Bu maddeye göre ittifak üyelerinden birine yönelik gerçekleştirilen her türlü saldırı, diğer üyelere de yapılmış sayılacak. Türkiye’nin de üyesi olduğu NATO'nun 5. maddesiyle benzerlik taşıyan bu yapı, İslam dünyasında ilk kez bu kadar kapsamlı bir askeri taahhütle hayata geçirilecek.
ÜÇLÜ GÜÇ BİRLİĞİ
Analistlere ve stratejist Nihat Ali Özcan'a göre, bu ittifak üç farklı güç unsurunun "çarpan etkisi" ile birleşmesi anlamına geliyor. Suudi Arabistan, muazzam mali gücü ve enerji kaynaklarıyla ittifakın finansal motoru olacak. Pakistan, islam dünyasının tek nükleer gücü olması, balistik füze kapasitesi ve geniş insan gücüyle caydırıcılığın merkezini oluşturuyor. Türkiye'nin NATO tecrübesi ise, sahada kanıtlanmış askeri deneyimi ve özellikle SİHA, KAAN savaş uçağı ve ALTAY tankı gibi projelerle yükselen savunma sanayisi ile teknolojik liderliği üstleniyor.
NEDEN ŞİMDİ?
Türkiye’nin bu ittifaka dahil olma isteğinin arkasında değişen küresel dinamikler yatıyor. Donald Trump’ın yeniden ABD Başkanı olmasıyla birlikte NATO’nun geleceğine dair tartışmaların artması, Ankara’yı güvenlik seçeneklerini çeşitlendirmeye itti. ABD’nin bölgede İsrail odaklı politikalarına karşı Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan ile "güney kanadı"nda güçlü bir otonom yapı kurmayı hedefliyor. Pakistan’ın 2028’de envanterine katmayı planladığı yerli savaş uçağı KAAN projesine Suudi Arabistan’ın da finansal ortak olarak dahil olması gündemde.
BÖLGESEL ETKİLER
Bu paktın kurulması, geleneksel rakip ve komşular için de yeni mesajlar taşıyor. Geçmişte bölgede liderlik rekabeti yaşayan Türkiye ve Suudi Arabistan, bu paktla birlikte Şii eksenli İran nüfuzuna karşı Sünni dünyasının en güçlü askeri blokunu oluşturmuş olacak. Pakistan’ın Hindistan ile yaşadığı gerilimler ve Afganistan sınırındaki istikrarsızlık karşısında, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın desteğini arkasına alması İslamabad’ın elini güçlendiriyor. Bu stratejik hamle, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'den Hint Okyanusu'na kadar uzanan bir "güvenlik kuşağı" tesis etme vizyonunun en somut adımı olarak değerlendiriliyor.