Ankara NATO Zirvesi'nde Erdoğan ve AB'den Kıbrıs Mesaisi
Ankara'daki NATO Zirvesi, Kıbrıs çözüm süreci için yeni bir diplomatik kapı aralıyor. Erdoğan ve AB liderleri arasındaki temaslar adayı nasıl etkileyecek?
Başkentte düzenlenen zirve, yalnızca ittifakın güvenlik politikalarını değil, Doğu Akdeniz'in jeopolitik dengelerini de yeniden şekillendiriyor. Ankara'daki NATO Zirvesi Kıbrıs sorununun çözümü yolunda Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye arasında belirleyici bir diplomatik teste dönüşmüş durumda. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve yerel basın, zirveden çıkacak mesajların adadaki tıkanmış müzakere sürecine yön vereceğine inanıyor.
ERDOĞAN VE AVRUPA BİRLİĞİ LİDERLERİNİN GÖRÜŞMESİ NEDEN KRİTİK?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile yapacağı ikili görüşmeler, Kıbrıs Rum basınında ana gündem maddesi haline geldi. Fileleftheros gazetesinin analizine göre, Avrupa Birliği kurumları, Kıbrıs meselesinin çözümünde kilit bir aktör olma hedefini koruyor. Bu kapsamda, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin'in de Brüksel'de eşzamanlı temaslarda bulunması, sürecin çok boyutlu yürütüldüğünü kanıtlıyor. Erdoğan'ın liderler zirvesinde masaya koyacağı vizyonun, AB'nin adaya yönelik olası destek adımlarını doğrudan şekillendireceği değerlendiriliyor.
HRİSTODULİDİS'TEN AB ŞARTI: GELİŞİM İÇİN KIBRIS VURGUSU
Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, Avrupa kurumları ile Ankara arasındaki diyaloğu yakından izlediklerini bildirdi. "Olumlu sonuçlar çıkmasını umuyoruz" ifadelerini kullanan Hristodulidis, sürecin hassasiyetine dikkat çekti. Rum lider, AB-Türkiye ilişkilerindeki herhangi bir somut ilerlemenin, Kıbrıs sorunundaki gelişmelere endekslenmesi gerektiğini savunuyor. Ursula von der Leyen ile sürekli doğrudan iletişim halinde olduklarını vurgulayan Hristodulidis, Avrupa Birliği'nin stratejik çerçevesinin kendi diplomatik beklentileriyle örtüştüğünü ifade etti.
Birleşmiş Milletler 5'li Konferans İçin Ne Bekliyor? Diplomatik kulislerde ve Politis gazetesinin yayımladığı raporlarda, Türkiye tarafının Kıbrıs müzakerelerine yeniden başlamadan önce AB ile ilişkilerde gözle görülür bir canlanma görmek istediği aktarılıyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ise sürece oldukça temkinli yaklaşıyor. Guterres'in, Kıbrıs konusunda yeni bir gayriresmi beş taraflı konferansın toplanabilmesi için asgari müştereklerin henüz sağlanmadığına inandığı belirtiliyor. Bu belirsizlik ortamı, AB liderlerinin Erdoğan ile Ankara'da yapacağı görüşmeyi, Birleşmiş Milletler'in atacağı adımlar için ana referans noktası haline getiriyor.
RUM YÖNETİMİ NATO MASASINDA YOK AMA TEMAS HATTINDA
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), yapısal ve siyasi olarak NATO üyesi statüsüne sahip değil. Ancak Alithia gazetesine yansıyan diplomatik açıklamalara göre, Rum Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos, GKRY'nin zirveyi pasif bir şekilde izlemediğinin altını çizdi. Kombos, NATO üyesi müttefik devletlerle kesintisiz temas halinde olduklarını ve kendi diplomatik tezlerini bu kanallar aracılığıyla karar alıcılara aktardıklarını dile getirdi. Zirvenin siyasi ağırlığının farkında olan Rum yönetimi, toplantılara doğrudan katılım sağlayamasa da ortaya çıkacak sonuç bildirgelerini müttefikler üzerinden anlık olarak analiz ediyor.