Ankara Etlik Şehir Hastanesi'nde ihmal iddiası! Şifa bulmak için gitti, kabusu yaşadı
Ankara'da bel fıtığı ameliyatı sonrası sağlık sorunlarının arttığını öne süren Merve Erzan, CİMER ve SABİM başvurularından sonuç alamadığını belirterek bağımsız inceleme talep etti.
Ankara Etlik Şehir Hastanesi'nde 29 Ocak 2026 tarihinde bel fıtığı ameliyatı geçiren Merve Erzan, operasyonun ardından sağlık durumunun düzelmek yerine daha da kötüleştiğini öne sürdü. Yeni Ankara'ya konuşan ve ameliyat sonrası şiddetli ağrılar, yürüme güçlüğü ve çalışma hayatını etkileyen sağlık sorunları yaşadığını belirten Erzan, CİMER, SABİM ve Sağlık Bakanlığı'na yaptığı başvurulardan sonuç alamadığını ifade etti. Sürecin bağımsız ve tarafsız bilirkişiler tarafından incelenmesini isteyen Erzan, amacının kimseyi peşinen suçlamak değil, yaşadığı sürecin tüm yönleriyle araştırılması ve olası ihmallerin ortaya çıkarılması olduğunu söyledi.
"AMELİYAT OLMAZSAM FELÇ KALABİLECEĞİM SÖYLENDİ" İDDİASI
Çankırı'da yaşayan Merve Erzan, yaklaşık iki yıl boyunca bel fıtığı nedeniyle şiddetli ağrılar çektiğini belirterek, ilk muayenesini olduğu doktorun kendisine ameliyat olmazsa felç kalabileceğini söylediğini ifade etti.
Bel ve bacak ağrılarının yanı sıra uyuşma, kasılma, denge kaybı ve ani düşmeler yaşamaya başladığını anlatan Erzan, bunun üzerine Ankara'daki çeşitli sağlık kuruluşlarında birçok beyin ve sinir cerrahisi uzmanına muayene olduğunu söyledi.
Erzan, görüştüğü doktorların ortak görüşünün ameliyat olması gerektiği yönünde olduğunu belirterek, "Ameliyatın rutin bir operasyon olduğu, sonrasında şikâyetlerimin büyük ölçüde düzeleceği söylendi." ifadelerini kullandı.

"OLUMSUZ YORUM GÖRMEYİNCE AMELİYAT OLMAYA KARAR VERDİM"
Kendisine Prof. Dr. H. D.'nin tavsiye edildiğini belirten Erzan, internet araştırmalarında da olumsuz bir değerlendirmeye rastlamadığını ifade ederek 29 Ocak 2026 tarihinde ilgili hastanede ameliyat olmayı tercih ettiğini söyledi. Ancak ameliyat öncesinde operasyonu gerçekleştirecek öğretim üyesiyle birebir görüşemediğini belirten Erzan, süreç boyunca daha çok asistan doktorlarla muhatap olduğunu öne sürdü.
"AMELİYATTAN SONRA AĞRILARIM DAYANILMAZ HALE GELDİ"
Merve Erzan, ameliyatın ardından ilk saatlerde ağrılarının hafif olduğunu ancak kısa süre sonra şiddetli ağrı yaşamaya başladığını iddia etti. Ağrılarını defalarca hemşirelere bildirmesine rağmen yeterli müdahalenin yapılmadığını ileri süren Erzan, aynı gün saatlerce idrarını yapamadığını, buna rağmen uzun süre sonda takılmadığını savundu.
İddiaya göre akşam nöbet değişiminin ardından göreve başlayan nöbetçi doktor durumunu fark ederek hemen müdahale etti ve sondayı uyguladı. Erzan, gece görev yapan sağlık personelinin ilgisinden memnun kaldığını ancak gündüz görev yapan ekipten yeterince destek göremediğini ileri sürdü.
ÇELİŞKİLİ UYGULAMA İDDİASI: "BİR DOKTOR KORSE TAKTI, DİĞERİ ÇIKARDI"
Ameliyat sonrası serviste yaşanan uygulama farklılıklarının kendisini endişelendirdiğini belirten Erzan, sabah saatlerinde bir asistan doktorun kendisine bel korsesi taktığını, kısa süre sonra başka bir asistan doktorun gelerek korsenin çıkarılması gerektiğini söylediğini ifade etti. Aynı servis içerisinde birbirine tamamen zıt uygulamalarla karşılaşmasının tedavi sürecine olan güvenini sarstığını dile getirdi.

"TABURCU EDİLMEDEN ÖNCE HOCAMI HİÇ GÖRMEDİM"
Taburcu olmadan önce bacaklarındaki uyuşmayı sağlık çalışanlarına bildirdiğini söyleyen Erzan, kendisine "10 gün sonra dikişlerini aldırmaya geldiğinde geçmezse söyle." denildiğini aktardı. Daha sonra yaptığı resmi başvuruya verilen cevapta, taburcu edilmeden önce Prof. Dr. H. D. tarafından muayene edildiğinin belirtildiğini ifade eden Erzan, "Ben taburcu olmadan önce kendisini hiç görmedim. Böyle bir muayene yapılmadı." iddiasında bulundu.
"AMELİYAT SONRASI AĞRILARIM HİÇ GEÇMEDİ"
Erzan, ameliyatın ardından ağrılarının azalmadığını, aksine ameliyat öncesinde kullandığı güçlü ağrı kesicileri kullanmaya devam etmek zorunda kaldığını söyledi. Kontrol muayenelerinde çoğunlukla asistan doktorlarla görüştüğünü öne süren Erzan, yaşadığı şikâyetleri anlattığında bir asistan doktorun kendisine, "Ağrıların hiç geçmediyse ameliyat başarısız olmuş olabilir. Sonradan başladıysa nüks olabilir." dediğini iddia etti. Erzan, kısa bir değerlendirme sonrasında kendisine "Nüks olduğuna karar verdik" bilgisinin verildiğini aktardı.
"FARKLI UZMANLAR AMELİYATIN BAŞARILI GEÇMEDİĞİNİ SÖZLÜ OLARAK SÖYLEDİ"
Şikâyetlerinin devam etmesi üzerine farklı beyin ve sinir cerrahisi uzmanlarına başvurduğunu belirten Erzan, bazı uzmanların sözlü olarak ameliyatın başarılı geçmediğini düşündüklerini kendisine ifade ettiklerini ileri sürdü. Ancak bu değerlendirmelerin hiçbirinin yazılı rapora geçirilmediğini belirten Erzan, söz konusu tespitlerin yalnızca sözlü değerlendirmede kaldığını söyledi.

"İKİNCİ AMELİYATIN BAŞARI ŞANSI YÜZDE 40 DEDİLER"
Merve Erzan, daha sonra başvurduğu uzman doktorların yeniden ameliyat olması gerektiğini söylediklerini ifade ederek, bu kez operasyonun vidasız yapılamayacağının, omurgaya platin uygulanmasının gerekebileceğinin ve başarı oranının yaklaşık yüzde 40 seviyesinde olduğunun kendisine sözlü olarak aktarıldığını dile getirdi. Erzan ayrıca ameliyat olmaması halinde felç kalabileceğinin de ifade edildiğini iddia etti.
"BUGÜN BASTON VE KORSE OLMADAN YÜRÜMEKTE ZORLANIYORUM"
Yaşadığı sağlık sorunlarının günlük yaşamını tamamen değiştirdiğini anlatan Erzan, bel korsesi ve baston kullanmak zorunda kaldığını, kısa mesafelerde dahi yürümekte zorlandığını söyledi. Çalışma hayatından uzak kaldığını belirten Erzan, sürekli ağrı nedeniyle yeşil reçeteye tabi güçlü ilaçlar kullandığını, bu ilaçların da mide rahatsızlıklarına yol açtığını ifade etti.
"ÇANKIRI-ANKARA ARASINDA TEDAVİ MÜCADELESİ VERDİM"
Çankırı'da yaşadığı için kontrolleri sırasında defalarca Ankara'ya gitmek zorunda kaldığını belirten Erzan, yolculukların hem ekonomik hem de fiziksel açıdan kendisini ciddi şekilde zorladığını söyledi. "Baston ve korse ile yaptığım her yolculuk benim için sadece bir hastane randevusu değil, başlı başına büyük bir mücadeleydi." diyen Erzan, sürecin kendisini psikolojik olarak da yıprattığını ifade etti.

SAĞLIK BAKANLIĞI'NA AYRINTILI DİLEKÇE SUNDU
Yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle Sağlık Bakanlığı'na kapsamlı bir dilekçe sunduğunu belirten Erzan, dilekçesinde ameliyat sürecinin ve sonrasındaki takip işlemlerinin ayrıntılı biçimde incelenmesini istedi.
Başvurusunda;
- Ameliyat ve takip sürecinin ayrıntılı incelenmesini,
- Gerek görülmesi halinde idari soruşturma açılmasını,
- Üniversite hastanelerinde heyet tarafından yeniden değerlendirilmesini,
- Omurga cerrahisi ve romatoloji bölümlerinin birlikte inceleme yapmasını,
- Epikriz raporunda yer alan Ankilozan Spondilit tanısının yeniden değerlendirilmesini,
- Maddi durumu nedeniyle gerekli yönlendirme ve desteklerin sağlanmasını talep etti.
CİMER VE SABİM BAŞVURULARINDAN SONUÇ ALAMADIĞINI SÖYLEDİ
Merve Erzan, yaşadığı süreç nedeniyle CİMER ve SABİM'e de başvurduğunu, MR görüntülerini, ameliyat öncesi ve sonrası raporlarını, epikriz belgelerini ve diğer tıbbi evrakları PDF formatında ilettiğini ifade etti.
Başvurularına verilen yanıtlarda sağlık hizmetinde kusur bulunmadığının bildirildiğini, ayrıca SABİM tarafından telefonla aranarak hukuki yollara başvurabileceğinin söylendiğini aktardı.
"KİMSEYİ PEŞİNEN SUÇLAMIYORUM, SADECE ADALET İSTİYORUM"
Yaşadığı sürecin bağımsız uzmanlar tarafından yeniden değerlendirilmesini isteyen Erzan, amacının herhangi bir kişiyi peşinen suçlamak olmadığını vurguladı.
"Benim tek isteğim yaşadığım sürecin bağımsız ve tarafsız bilirkişiler tarafından incelenmesi. Eğer tıbbi uygulama hatası ya da ihmal varsa bunun ortaya çıkarılmasını istiyorum. Aynı mağduriyetin başka hastaların başına gelmesini istemiyorum." diyen Erzan, devlet kurumlarına yaptığı başvuruların ardından da sesini duyuramadığını düşündüğünü belirtti.
Son olarak ise "Ben bu ülkenin bir vatandaşıyım. Tek isteğim sesimin duyulması, yaşadığım mağduriyetin tarafsız biçimde incelenmesi ve hukuk çerçevesinde adil bir değerlendirme yapılmasıdır." diye konuştu.