ANAP lideri İbrahim Çelebi: "Özal iç cepheyi güçlendirmek için can verdi"
İbrahim Çelebi, Ankara’da İçkale Otel'de düzenlenen İl Başkanları Toplantısı’nın ardından Yeni Ankara'ya konuştu.
İbrahim Çelebi, Ankara’da İçkale Otel’de düzenlenen İl Başkanları Toplantısı’nın ardından Yeni Ankara’ya yaptığı açıklamalarda, Türkiye’nin terörle mücadelesi ve toplumsal barışın tesisi konusunda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Çelebi, Turgut Özal döneminde başlatılan sürece işaret ederek, “Kurucu Genel Başkanımız bu büyük vizyonun bedelini hayatıyla ödedi” dedi.
“KARDEŞLİĞİN TAÇLANDIRILMASI İÇİN YOLA ÇIKILMIŞTI”
1990’lı yılların başındaki çözüm arayışlarının önemine değinen Çelebi, özellikle 1992-1993 döneminde yürütülen girişimlerin Türkiye’nin iç birliğini güçlendirmeyi hedeflediğini belirtti.
“İçerideki birliğin ve kardeşliğin tesis edilmesi, terörün sonlandırılması ve kardeşliğimizin taçlandırılması anlamındaki süreç son derece kıymetliydi” diyen Çelebi, bu sürecin tamamlanamamasının Türkiye’ye ağır bedeller ödettiğini ifade etti.

TERÖRÜN FATURASI: CAN KAYBI VE DEV EKONOMİK YÜK
Terörle mücadelenin yalnızca güvenlik boyutuyla sınırlı olmadığını vurgulayan Çelebi, ekonomik kayıplara da dikkat çekti.
“Birçok canımızı kaybettik. Sivil vatandaşlarımız, güvenlik güçlerimiz ve bölge insanı ağır bedeller ödedi” ifadelerini kullanan Çelebi, en düşük hesaplamalara göre Türkiye’nin yaklaşık 2 trilyon dolarlık bir kaynağı bu süreçte kaybettiğini söyledi.
“İÇ CEPHE GÜÇLÜ OLMADAN DIŞ TEHDİTLERE KARŞI DURULAMAZ”
Bölgesel gelişmeleri de değerlendiren Çelebi, Orta Doğu’daki gerilimin Türkiye açısından yeni riskler doğurduğunu belirtti. İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını “orantısız” olarak nitelendiren Çelebi, bu gelişmelerin iç birliği daha kritik hale getirdiğini ifade etti.
Çelebi, “İç cepheyi sağlam tutmak, bugün her zamankinden daha büyük bir zorunluluktur” diyerek toplumsal dayanışma vurgusu yaptı.
STRATEJİK MESAJ: İÇ BARIŞ, BÖLGESEL GÜCÜN ANAHTARI
Çelebi’nin açıklamaları, Ankara’daki İl Başkanları Toplantısı sonrasında verilen mesajlarla birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’nin artan bölgesel gerilimler karşısında iç barışı güçlendirmesinin stratejik bir öncelik olarak öne çıktığını gösteriyor.