Alican Uludağ tahliye edildi mi? "Gazetecilik susarsa Türkiye susar"

Alican Uludağ davası Ankara'da SEGBİS bağlantısıyla görüldü. Tutuklu gazeteci savunmasını yaparken, mahkeme salonunda neler yaşandı? Detaylar haberimizde.

Alican Uludağ tahliye edildi mi? "Gazetecilik susarsa Türkiye susar"

Gazeteci Alican Uludağ’ın üç farklı suçlamayla yargılandığı davanın duruşması Ankara’da görüldü. Tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) aracılığıyla duruşmaya bağlanan Uludağ, 6 sayfalık kapsamlı bir savunma yaptı.

Alican Uludağ’ın iddianamede yer alan sosyal medya paylaşımlarının eleştirel nitelikte olduğu ve hakaret sayılmayacağı gerekçesiyle mahkeme heyeti, Uludağ'ın tahliyesine hükmetti. Ankara Barosu’nun davaya katılma talebi ise reddedilerek duruşma 18 Eylül’e ertelendi.

Duruşmaya hukuki ve toplumsal destek yoğundu. Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu’nun "katılan" sıfatıyla yer aldığı duruşmayı Ankara Barosu, Dışarıdaki Gazeteciler, DEM Parti'den bir temsilci, Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), İnsan Hakları Derneği (İHD) yöneticileri ve çok sayıda meslektaşı takip etti.

"BEN TERÖRİST MİYİM? ENGELLENEN HALKIN HABER ALMA HAKKIDIR"

Savunmasında mesleki geçmişine ve tutuklanma sürecine dikkat çeken Alican Uludağ, Ankara’daki davasına İstanbul’daki cezaevinden bağlanmak zorunda bırakılmasını eleştirerek şunları söyledi:

"Duruşma salonunda bulunan izleyicileri, duruşma salonunun dışındaki herkesi ve dayanışma gösteren herkesi selamlıyorum. Bugün cezaevinde bir ekrana karşı kendimi savunmak zorunda bırakıldım. 22 yıldır Ankara’da yaşıyorum, 18 yıldır yargı muhabiri olarak görev yapıyorum. Davam Ankara’da, benim İstanbul’da ne işim var? Bugüne kadar hakkımda çok dava açıldı, tehdit edildim. Ama cezaevinde rahat uyudum. Çünkü gazeteciliği halkın çıkarı için yaptım. Engellenen ben değilim, bizzat halkın haber alma hakkıdır."

Soruşturmanın bir terör savcısı tarafından yürütülmesine tepki gösteren Uludağ, tutuklanma sürecini şu sözlerle aktardı:

"19 Şubat’ta hakkımda soruşturma başlatıldı. Kim bu savcı, basın savcısı mı? Hayır, terör savcısı. Terör savcısının gazeteciyle ne ilgisi var, ben terörist miyim? Ankara’dan kaçırılırcasına tutuklandım, 22 saatin sonunda kendimi Metris Cezaevi’nde buldum."

"YARGI İKLİMİ BİR SİS GİBİ TÜRKİYE’NİN ÜSTÜNDE"

İddianamede 22 sosyal medya paylaşımının suçlamaya konu edildiğini belirten Uludağ, "Silivri Erdoğan’ın simge rejimi" şeklindeki 2025 tarihli paylaşımını hatırlatarak savunmasına şöyle devam etti:

"Hakaret bunun neresinde? Ben yargı muhabiri olarak yargıda yaşananları sosyal medyada eleştirmişim. Savcı Türkiye Cumhuriyeti’ni aşağıladığımı yazmış ama hangi tweet'imle aşağıladığımı yazmamış. Ben ilk cezaevine geldiğimde yerde yattım, insanlar gece uyanıp üstündeki tahtakurusunu temizliyordu. Ben de bir tweet'imde eleştirmişim. Ben yargı muhabiriyim, görevim yargıdaki gelişmeleri takip edip bunu haber yapmak. Hakkımdaki tüm suçlardan beraatimi talep ediyorum. Bugün dışarıda olmak ile içeride olmanın arasındaki farkı yaşıyoruz. Yargı iklimi bir sis gibi Türkiye’nin üstünde. Bir gazetecinin tweet atması gerekçe gösterilerek 90 gündür cezaevinde tutulmasında, demokrasi bunun neresinde? Bugün gazetecilik susarsa Türkiye susar."

AVUKATLAR VE BARO BAŞKANI KÖROĞLU: "SUÇLAMALAR SOMUT DEĞİL"

Alican Uludağ’ın avukatı, müvekkilinin tutukluluk gerekçeleri arasında yer alan "kaçma şüphesi" ve "dosyadaki tanığa baskı yapabilme ihtimali" iddialarının gerçeği yansıtmadığını, böyle bir şüphe ya da imkânın bulunmadığını ifade ederek tahliye ve beraat talebinde bulundu.

Duruşmada söz alan Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu ise iddianamedeki hukuksuzluklara değinerek şu ifadeleri kullandı:

"Özgürlüğün sınırı nedir, hiç sordunuz mu kendinize? İnsan merak edebildiği kadar özgürdür, bu duygumuzu koruyan da hukuk çatımız var. Ben merak ediyorum, Alican Uludağ neden tutuklu? Elinizde bir iddianame var, iddianamenin temel sorunu ise hiçbir suçun somut olmaması. Burada, aşağıda masası olan bir insanın savunmasını biz kamera karşısında dinliyoruz. Adil yargılanma hakkı için Alican'ın burada olması gerekiyor."
Dava Medya Mahkeme Adliye