AK Parti’den CHP ve DEM Parti’ye "Yasa" çağrısı: "Kendi yasa taslağınızı kamuoyuyla paylaşın"
Silah bırakma süreci için AK Parti'den DEM ve CHP'ye şeffaflık çağrısı geldi. "Söz değil, somut adım görmek istiyoruz" diyen yetkililer, yeni kod yasa hazırlığını duyurdu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarını tamamlamasının ardından siyasetin gözü Ramazan Bayramı sonrasına çevrilmişti. TBMM kulislerinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan AK Partili üst düzey bir yetkili, çözüm ve kardeşlik odaklı yürütülen çalışmalarda gelinen aşamayı "kritik bir eşik" olarak tanımladı. Siyasetin üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini belirten yetkili; komisyonun kurulması, raporların hazırlanması ve İmralı ziyaretlerine kadar pek çok hayati adımın atıldığını hatırlattı. Ancak buna karşılık, 11 Temmuz'daki sembolik tören haricinde sahada somut bir ilerleme kaydedilmemesine dikkat çekildi.
"YAPILAN İŞLERİN KIYMETİNİ BİLİN"
AK Partili yetkili, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun 5 Ağustos’ta kurulmasından bu yana 137 farklı kurum ve şahsın dinlendiğini ifade etti. Diyarbakır annelerinden sivil toplum kuruluşlarına kadar geniş bir yelpazede istişare yürütüldüğünü kaydeden yetkili, şu ifadeleri kullandı:
"Komisyon 5 Ağustos’ta kuruldu, sonra hiçbir ilerleme olmadı. Sonra dediler ki ‘İmralı ziyareti olmazsa olmaz.’ İmralı’ya da gidildi... Herkese görev veriyorsun ama 5 Ağustos’tan bu yana sen ne yaptın? Komisyon kurulduğunda tüm Kuzey Irak bölgesinin boşaltılması lazımdı. 11 Temmuz’da silah bırakıldı ve mağaralar boşaltılmaya başlandı ama sonra orada kaldı. Bu arada ise siyaset üzerine düşeni yaptı. Komisyonu işletti, 137 kurum temsilcisi, şahıs, Barış anneleri, Diyarbakır anneleri, şehit ve gazi anneleri, Cumartesi anneleri, eski meclis başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri konuştu. Komisyondan İmralı’ya heyet gitti. Peki DEM Parti ne zaman 'silahlar bırakıldı' diyecek? Herkese görev, bir rol veriyorlar. Siyasetin üzerine düşeni, çok asli ve önemli görevini yapmış olmasına rağmen, silah bırakmayla ilgili başlangıçta göstermelik yapılan silah bırakma töreni hariç silah bırakmanın varlığına dair hiçbir şey yapılmadı. Biz siyasetin kendi üstüne düşen görevi en üst seviyede yaptığını; komisyondan İmralı ziyaretine, ortak rapora kadar her şeyi yaptığını düşünüyoruz. Bu süreç içinde siyaset bu kadar işi bütün topluma mal edecek şekilde açık, şeffaf götürürken bunun yanına eş değer olacak silah bırakmamanın veya silahları farklı hale getirmenin iyi niyetle bağdaşmadığını düşünüyoruz."
TCK VURGUSUYLA YENİ "KOD YASA" SİNYALİ
Hazırlık aşamasındaki yasal düzenlemeye dair ipuçları veren yetkililer, zihinlerinde bir çerçeve oluşturduklarını bildirdi.

Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) etkin pişmanlığı düzenleyen 221. maddesi ve terör örgütü üyeliğini kapsayan 314. maddesinin göz önünde bulundurulacağı belirtildi. Öngörülen "Kod Yasa"nın; silah bırakan örgüt üyelerinin durumlarını, suç işleyip işlememiş olma kriterlerine göre tanımlayacağı, "tanım, amaç ve kapsam" bölümlerinden oluşacağını aktararak sözlerini sürdürdü:
"Bu kadar şey yapılmamış gibi bir de görev verilmeye devam ediliyor. Sen birilerine görev verirken senin görevlerin nerede? Biz de onu hatırlatıyoruz. Biz çok netlikle cevap veriyoruz, bu sürece çok samimiyetle inanıyoruz. Bu samimiyetimizin göstergesi olarak da biz gereğini siyaseten yaptığımızı düşünüyoruz. Siyaset 51 milletvekiliyle beraber toplumu bu kadar ilgilendiren, kamuoyunun her kesimine ulaşan bir süreci işletmiş. Bunun karşısında ‘Biz de bu kadar ilerlettik’ denmeli ama nerede? ‘Silah bıraktı ya’ deniliyor. Evet, geçmişte de çok silah bırakıldığı iddia edilmişti. Biz silah bırakıldığını görmek istiyoruz, silah bırakmanın sözünü duymak değil. Örgütü kuran Abdullah Öcalan ‘Ben sadece silah bırakma değil, sizin zihinlerinizin de şiddeti ve silahı bırakılmasını istiyorum, onlar beni anlamadı’ diyor. ‘Biz Öcalan iradesini tanımıyoruz’ diyemedikleri için ‘Önce yasa’ diyorlar."
MUHALEFETE ÖNERİ ÇAĞRISI
AK Parti kanadı, özellikle CHP ve DEM Parti’nin süreci itham etmek yerine kendi yasa önerilerini kamuoyuyla paylaşması gerektiğini savundu.

Yetkili şu ifadeleri kullanarak şeffaflık vurgusu yaptı:
"Önce yasa diyorlarsa bunun çerçevesi nedir, CHP ile DEM Parti imzalasın getirsin. Mesela DEM Parti’nin bu yasadaki tanımı nedir, silah bırakma önemli mi önemsiz mi bunu bir görelim. Yasada silah bırakmanın varlığıyla ilgili tanım olacak mı olmayacak mı, tanımlarında ne yazacak? ‘Bizim geciktiğini düşündüğümüz yasadan kastımız şudur’ desinler. CHP ile beraber kamuoyuyla paylaşsınlar, önerilerini sunsunlar, tartışalım. Biz aslında çok uzun sürebilecek bir süreci çok kısa zamanda aldık. Geç kalınmış bir şey değil. 50 yılı aşmış bir terör yapısından söz ediyoruz. Abdullah Öcalan ‘örgütü tüm varlığıyla bir anda ortadan kalkacağım’ diyor. Bu kolay bir iş değil ama tutup da bizi itham etmesinler. ‘Komisyon kurulsun’ diyorlardı kuruldu, ‘İmralı ziyareti olsun, Öcalan dinlensin’ dediler oldu, ‘rapor ortaklaşa çıksın’ denildi, çıktı. Ne oldu? Hep yerinde sayıyor. Bu üç başlık çok önemli, çok kıymetli işler. Türkiye modeli diyebileceğimiz çok değerli işler. Bu kadar iş yapılmış, ‘silah bırakmada da şu mesafe alındı’ denilmez mi? Bu yapılan işlerin kıymetini bilin ve silah bırakmayla beraber kamuoyunu tatmin edecek görüntü verin."