Ahırlarda yem yerine neden patates yediriliyor? Çaresizliğin menüsü

Hayvancılıkta yem krizi süt verimini yarı yarıya düşürdü! CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ahırlardaki çaresizliği ve bin 100 TL'lik yem çuvalının perde arkasını Yeni Ankara'ya anlattı.

Ahırlarda yem yerine neden patates yediriliyor? Çaresizliğin menüsü

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye'deki üretim planlamasızlığı ve girdi maliyetlerindeki fahiş artışın yarattığı tahribatı açıkladı. 50 kilogramlık süt yeminin bin 100 liraya dayandığına dikkat çeken Gürer, besicinin hayvanını hayatta tutabilmek için "alternatif ama yetersiz" yöntemlere mahkûm edildiğini vurguladı.

“YEM ALAMAYAN ÜRETİCİ PATATESE MAHKÛM EDİLDİ”

Gürer, sahada yaptığı incelemelerde besicilerin tarlada para etmeyen, tüccar tarafından alınmayan küçük ve orta boy patatesleri hayvanlarına yedirdiğini gözlemlediğini ifade etti. Bu durumun hayvancılık için bir "kurtuluş" değil, tam tersine bir "verim kaybı ve çaresizlik" olduğunu belirten Gürer şunları söyledi:

“Besici, 1.100 lira olan süt yemini alamadığı için tarlada kalan patatesi hayvanına vererek günü kurtarmaya çalışıyor. Patates, hayvanın karnını tok tutabilir ama ihtiyacı olan besini vermez; süt verimini yarı yarıya düşürür. Üretici, hayvanını erkenden kesime göndermemek için elinde kalan son imkânla direniyor. Bu durum, Türkiye’de hayvancılığın içine itildiği çıkmazın en net göstergesidir.”

YEM İTHALATINA MİLYONLARCA DOLAR, ÜRETİCİYE YOK

Yem ham maddesinde dışa bağımlılığın fiyatları sürekli yukarı çektiğini hatırlatan Gürer, 2026’nın sadece ilk ayında yem ithalatına 475 milyon dolar harcanmasını eleştirdi.

Soya, mısır ve arpa gibi temel girdilerde ithalata mahkûm olunduğunu belirten Gürer, “Kendi yemini üretemeyen, meralarını koruyamayan bir sistemde, yurt dışındaki her dalgalanma besicimizin ahırına zam olarak yansıyor.” ifadelerini kullandı.

“TARIM KANUNU’NU UYGULAMAYANLAR BU TABLONUN SORUMLUSUDUR”

2006 yılında çıkan Tarım Kanunu’nun 21. maddesinin açık olduğunu (milli gelirin yüzde 1'i destek olarak verilmeli) hatırlatan Gürer, hükümetin bu yasaya uymadığını savundu.

Gürer, “Eğer çiftçiye ve besiciye hak ettiği 772 milyar liralık destek verilseydi, bugün ne patates tarlada kalırdı ne de besici hayvanına patates yedirmek zorunda kalırdı. 1,5 trilyon lira borcu olan çiftçinin artık dayanacak gücü kalmadı.” ifadelerini kullandı.

ÇÖZÜM: KAMUCU VE PLANLI TARIM

Ömer Fethi Gürer, hayvancılık sektörünün sürdürülebilir hale getirilebilmesi için bir dizi acil önlemin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Gürer, üreticilerin en büyük gider kalemlerinden biri olan yem maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla yem desteğinde en az yüzde 50 sübvansiyon sağlanmasının şart olduğunu ifade etti.

Ayrıca sayısı giderek azalan meraların ıslah edilerek yeniden mera hayvancılığına kazandırılması gerektiğine dikkat çekti. Türkiye’nin iklim ve coğrafi koşullarına uygun yerli hayvan ırklarının geliştirilmesinin önemine de değinen Gürer, kırsalda üretimin devamlılığı için genç ve kadın çiftçilerin sosyal güvenlik primlerinin devlet tarafından karşılanmasının da kritik bir adım olacağını belirtti.

ELDE KALAN PATATES HAYVAN BESLEMESİNDE NASIL KULLANILMALI?

Patates üretiminde yaşanan pazar ve maliyet sorunlarının yanı sıra, elde kalan veya pazar değeri taşımayan ürünlerin hayvancılıkta değerlendirilmesi de büyük önem taşıyor.

Konuya ilişkin Yeni Ankara'ya değerlendirmelerde bulunan Veteriner Hekim Barış Konya, patatesin hayvan beslemede hem ekonomik bir alternatif sunduğunu hem de yüksek enerji içeriğiyle verimi doğrudan desteklediğini belirtti.

"ET VE SÜT VERİMİNİ ARTIRIYOR ANCAK RASYONA DİKKAT EDİLMELİ"

Patatesin zengin nişasta içeriği sayesinde sindirilebilirliği yüksek bir enerji kaynağı olduğunu vurgulayan Veteriner Hekim Konya, "Patates kullanımı, et verimi açısından besi hayvanlarında günlük canlı ağırlık artışını hızlandırır. Süt veriminde ise yüksek enerji ihtiyacını karşılayarak süt miktarını artırır. Özellikle sanayi tipi patates posasının veya satılamayan küçük ürünlerin besleme planına dâhil edilmesi, yetiştiricinin maliyetlerini dengeler." ifadelerini kullandı.

Ancak patatesin belirli besin öğeleri bakımından zayıf olduğuna dikkat çeken Konya; besleme düzeni dengelenmediğinde hayvan gelişiminin yavaşlayabileceği, nişastanın hızlı fermente olması sebebiyle asidoz riskinin tetiklenebileceği ve yüksek oranda çiğ patates tüketiminin sütün tadı ile tereyağı kıvamını bozabileceği uyarısında bulundu.

YEŞERMİŞ PATATESTEKİ 'SOLANİN' VE BOĞULMA TEHLİKESİNE DİKKAT!

Hayvan beslemesinde patatesin taşıdığı ölümcül risklere de dikkat çeken Konya, yetiştiricilere şu hayati uyarılarda bulundu:

  • Zehirlenme Riski: Filizlenmiş veya güneş görerek yeşermiş patateslerde bulunan 'solanin' maddesi hayvanlar için ciddi zehirlenme riski taşımaktadır, bu ürünler kesinlikle yedirilmemelidir.

  • Boğulma Tehlikesi: Patateslerin bütün olarak verilmesi soluk borusuna kaçarak boğulma tehlikesi yaratır. Ürünler mutlaka kıyılarak veya parçalanarak sunulmalıdır.

  • Geçiş Süreci: Donmuş ürünlerden kesinlikle kaçınılmalı ve hayvanın sindirim sisteminin uyum sağlayabilmesi için patatesli beslemeye aniden değil, kademeli olarak başlanmalıdır.

CHP Ömer Fethi Gürer Hayvan Tarım Haberleri