ABD'nin Ankara Büyükelçisi Barrack, özür diledi
ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack, geçtiğimiz hafta Beyrut’ta katıldığı bir basın toplantısında gazetecilere yönelik kullandığı "hayvani" ifadesi nedeniyle özür diledi.
Gelen tepkiler üzerine bir röportajda açıklamalarda bulunan Barrack, söz konusu kelimenin hakaret amacı taşımadığını savundu ve “Cömert ve biraz daha hoşgörülü davranmam gerekiyordu” dedi.
"MEDENİ OLALIM" MESAJI GERİ TEPTİ
Barrack, basın toplantısında birçok gazetecinin aynı anda soru sormasından rahatsızlık duyarak, “Bu iş kaotik, hayvani bir hal almaya başladığı anda biz yokuz” ifadelerini kullanmıştı. Gazetecilere “Medeni olun, nazik olun, hoşgörülü olun” çağrısında bulunan Barrack, aynı zamanda “Buradaki çılgınlığa katlanmamızın faydalı olduğunu mu düşünüyorsunuz?” diyerek sert bir tutum sergilemişti.
Bu sözleri üzerine özellikle Lübnan kamuoyundan sert eleştiriler alan Barrack, ifadelerinin maksadını aştığını belirterek, "Basın mensupları görevini yaparken böyle bir çıkış yakışıksız oldu" dedi.
LÜBNAN’DAN SERT TEPKİ: “BU IRKÇILIK”
Barrack’ın sözleri başta sosyal medya olmak üzere Lübnan basınında geniş yankı uyandırdı. Bazı yorumcular, diplomatik nezaketi aşan bu söylemi sadece küstahlık olarak değil, ırkçılık olarak değerlendirdi.
Lübnanlı gazeteci Hala Jaber, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
"Barrack 19. yüzyıl sömürge komiseri gibi Beyrut’a giriyor, Lübnanlı gazetecilere ‘hayvani’ diyor. Bize medeniyet dersi veriyor. Bu sadece küstahlık değil, ırkçılıktır."
ZİYARETİN ARKA PLANINDA NE VAR?
Barrack, Beyrut’a yaptığı ziyareti, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Hizbullah’ın silahsızlandırılması halinde Güney Lübnan’daki İsrail varlığının sona erebileceğine dair açıklamaları sonrasında gerçekleştirmişti. Ziyareti sırasında Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ile de görüşen Barrack, bölgedeki güvenlik gerilimini ve ABD'nin diplomatik duruşunu değerlendirmek üzere basının karşısına çıkmıştı.
Ancak diplomatik gündem, gazetecilere yönelik çıkışıyla gölgelenirken, olay hem diplomatik dil hem de bölgesel hassasiyetler açısından bir örnek vaka olarak değerlendirilmeye başlandı.