ABD, İsrail lehine savaşa mı katılacak?
İsrail ile İran arasında başlayan ve giderek şiddetlenen çatışmaların beşinci gününe girilirken, ABD’nin bu savaşta nasıl bir pozisyon alacağı merak konusu olmaya devam ediyor.
Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın güvenlik zirvesi sonrası yaptığı açıklamalar, bölgedeki tansiyonu daha da yükseltti.
Trump, ulusal güvenlik danışmanlarıyla gerçekleştirdiği kritik toplantının ardından kameraların karşısına geçerek İran’a yönelik açık tehditlerde bulundu. İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in yerinin tespit edildiğini söyleyen Trump, “Şu an için öldürme niyetimiz yok” diyerek, doğrudan bir saldırının sinyalini verdi. Ayrıca İran yönetimine “koşulsuz teslim olun” çağrısında bulundu ve Amerika’nın sabrının kalmadığını ifade etti.
Bu açıklamaların hemen ardından İsrail Savunma Bakanı Israel Katz da dikkat çeken bir benzetmeyle, Hamaney’in 2006 yılında idam edilen Saddam Hüseyin’le aynı akıbete uğrayabileceğini söyledi.
Öte yandan, İsrail merkezli Kanal 12 televizyonu, ABD’nin savaşa katılımıyla ilgili çok konuşulacak bir iddia ortaya attı. Kanal, ABD ordusunun bu gece yarısından itibaren İran’a yönelik çatışmalara doğrudan müdahil olacağını öne sürdü. İsrail yönetiminin değerlendirmelerine dayandırılan haberde, Amerikan savaş uçaklarının ve insansız hava araçlarının bölgede konuşlandığı, stratejik hedeflerin ise şimdiden belirlendiği bilgisi paylaşıldı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da ABC News’e verdiği röportajda, ABD halkına çağrıda bulunarak savaşa destek vermelerini istedi. Bu çağrı, ABD'nin savaşa girmesine yönelik kamuoyu desteği oluşturma çabasının bir parçası olarak değerlendirildi.
Trump’ın “İran semalarının artık bizim kontrolümüzde olduğunu” söylemesi, Washington’un sadece diplomatik değil, askerî olarak da devreye girebileceğinin işareti oldu. Tüm bu gelişmeler, çatışmanın yalnızca bölgesel bir krizle sınırlı kalmayıp uluslararası boyutlara taşınabileceği endişesini artırıyor.