AB Ortak Anlayış belgesi nedir, Ankara neden sert tepki gösterdi?

Avrupa Birliği tarafından 15 Temmuz'da yayınlan Ortak Anlayış belgesi tartışılmaya devam ediliyor. Ankara'nın adaylık, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz tepkisinin nedeni ne?

AB Ortak Anlayış belgesi nedir, Ankara neden sert tepki gösterdi?

Avrupa Birliği (AB) tarafından hazırlanan yeni metin, Ankara ile Brüksel hattında iplerin gerilmesine neden oldu. Vatandaşlar tarafından merak edilen Ortak Anlayış belgesi, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ve İletişim Başkanlığı'ndan gelen peş peşe sert açıklamaların ardından dikkat çekti. Ankara, yayımlanan bu belgenin hakkaniyetten uzak olduğunu ve Türkiye'nin bölgesel rolünü gölgelemeyi amaçladığını savunuyor.

ORTAK ANLAYIŞ BELGESİ NEDİR?

Avrupa Birliği (AB) tarafından 15 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan "Ortak Anlayış" belgesi, birliğin küresel ortaklıklar, güvenlik politikaları ve bölgesel vizyonunu ortaya koyan resmi bir politika dökümanıdır. Ancak belgenin 2026 yılı nüshasında Türkiye'nin egemenlik haklarını, adaylık statüsünü ve bölgesel iş birliklerini hedef alan taraflı yaklaşımlara yer verilmesi Türk diplomasisinde geniş yankı uyandırdı.

ORTAK ANLAYIŞ BELGESİ TÜRKİYE TARAFINDAN NEDEN ELEŞTİRİLİYOR?

Avrupa Birliği'nin yayımladığı metin, öncelikle Türkiye'nin resmiyet kazanan Avrupa Birliği adaylık statüsünü tamamen yok sayması ve görmezden gelmesi nedeniyle Ankara tarafından kabul edilemez bulunuyor. Belgenin eleştirilmesinin bir diğer kritik sebebi ise başarılı geçen ve Türkiye'nin Avrupa-Atlantik güvenliğindeki vazgeçilmez rolünün açıkça tescillendiği tarihi NATO Ankara Zirvesi'nin hemen ardından yayımlanmış olmasıdır.

DIŞİŞLERİ VE İLETİŞİM BAŞKANLIĞI'NDAN ORTAK TEPKİ

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, AB'nin yayımladığı dökümana yönelik yaptığı resmi açıklamada belgenin üslubunu hedef aldı. Keçeli, "Avrupa Birliği (AB) tarafından 15 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan “Ortak Anlayış” belgesindeki ülkemize yönelik atıflar stratejik ve hakkaniyetli bir yaklaşımdan yoksundur" ifadesini kullanarak AB'nin ön yargılardan kurtulamadığını belirtti.

Kıbrıs meselesine de değinen Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, Ada'daki çözümün önündeki asıl engelin, 2004 yılında BM'nin kapsamlı çözüm planını reddeden ve 2017 Kıbrıs Konferansı'nda uzlaşmaz tavır sergileyen Kıbrıs Rum tarafı olduğunu bir kez daha tüm dünyaya hatırlattı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da konuyla ilgili yaptığı açıklamada, belgede yer alan değerlendirmelerin stratejik öngörüden uzak olduğunu vurguladı. Duran, AB'nin vizyon eksikliği içinde olduğunu ifade ederek şu tespiti paylaştı:

"Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konularında tekrarlanan tek taraflı söylemler, uluslararası hukuku ve tarihî gerçekleri yansıtmamaktadır. Kalıcı çözüm ancak hakkaniyeti esas alan, tarafsız ve gerçekçi bir yaklaşımla mümkündür."

Avrupa Birliği 15 Temmuz Burhanettin Duran İletişim Başkanlığı Dışişleri Bakanlığı